bu eser toplu cinnetimizin tefsiridir
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
bu kitap, kültür tarihinin binlerce yıldır, psikolojinin yüz elli yıldır, benimse dokuz kitaptır yapmaya çalıştığımı yapmaya talip, insanı haritalandırmaya soyunuk bir eserdir. onuncu kitabım, yabancılaşma'm en başa kona, temel eserim ve vasiyetim sayıla. evet, vasiyetim yabancılaşma’mın anlaşılmasıdır. varoluşçu edebiyat, şiir, deneme, novella türünde eserler verdim ki kitaplaştırılmamış olan bir hayli yazım da mevcuttur. yapmaya çalıştığım şey insanı, şu içinde yaşadığımızı sandığımız şeyi, evrene, birbirine ve kendine yabancı bu canlıyı anlatmak yoluyla anlamak oldu; anlattım da anladım. insan, temelleri atılmış, terk edilmiş bir şantiyedir. bir fikir adamı için fikirlerini değiştirmek ayıp değil; wittgenstein felsefeyi bitirdiğini söyledikten yirmi yıl sonra iddiasını geri çekti. benim de bir gün değişebilir kanaatim elbette ama bugün şunu diyorum; yabancılaşma, insana dair son sözdür! ben tanrı’nın mikrofonuyum. kendime dönük tek amacım tanrı’nın sesi düzgün çıksın için tozumu almak. bambaşka bir şarkıya soyundum. bir entelektüel olarak en büyük endişem, ayaktakımı tarafından “anlaşılmaktır”. bu kitap ayaktakımı için sıkıcı, rahatsız edici ama en önemlisi lüzumsuzdur. yabancılaşma yeteneği olmayan kişiye bilgesavaşçı'nın verebileceği hiçbir öğüt kalmamıştır. kendilik felsefesi ayaktakımına uygun değildir. ayaktakımı, sorunlarını konuşmak için yaşam koçuna, spiritüel danışmana, arkadaşlarına bile danışsa bir şeyler kapar ama yabancılaşma yaşayan talip için psikologlar tutuk kalır; vurulacak tek kapı bilgesavaşçı'nın mağara kapısıdır. beynim şebeke suları, hava kirliliği, ayaktakımının gürültüsü ile yoruldukça beni titretip uyandıracak bir şifalı şurup olsun, okudukça uyuşan uzuvlarıma kan yürüsün için bencil maksatlarla yazdım biraz da bu şarkıyı. evet, bu bir
Felsefe
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
8/10
·422 syf.··
2022 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 04:19
Tarihi kitapları severim de bu kitabı tam olarak sevemedim... Verdiği bilgiler ile harmanlaşmış kurgusuyla eh işte dediğim bir kitap oldu Onuncu Armağan :( Elinize bir şekilde geçmişse okuyunuz ;) Yine de teşekkürler Jane Johnson ...
Onuncu ArmağanJane Johnson · Epsilon Yayınları · 201122 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2020 124. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2020 05:33
Bu kadar küçük bir kitaba bu kadar büyük bir yazıyı nasıl sığdırabilirsiniz diyerek başladık. Toplam 14 bölümle karşılaşacağız. Sırayla ilerleyelim istiyorum. Çok düşündüm kısa bir inceleme mi olmalı yoksa uzun uzun mu yazmalıyız diye ve öyle düşünüyorum ki bu insanların her biri, ayrı ayrı incelemeleri hak eden insanlar. Elimden geldiğince hepsini araştırarak ben de bu incelemeye onları dahil etmek, en azından tanımasak da bu ülke için çabalamış insanların emeklerine saygı gösterip helallik almak isterim. Burhanettin Volkan’ın ölümü (cinayetlerin tamamına ölüm diyeceğim, karmaşa çıkıyor sonra, yazımı en baştan kontrol edip okurken fark ettim. Birine ölüm diğerine cinayet yazmışız, sanki birine inanıp diğerini hor görür gibi, olmamıştı) ile başlayan ölümler uzun zaman devam edecekti. Daha başlangıcı yapmadan ilk kısım buna ayrılmıştı. Sonra sırasıyla kitapta daha da geniş olarak yer verilen Hüseyin Başbilen, Ünsem Ünal, Evrim Yançeken, Zafer Oluk ve diğerleri. Ruhlarınız şad olsun. İlk isim Oramiral (sanırım) Güven Erkaya. Verdiği reportajda nasıl yanlış istihbarat ve milli savunma sanayisi başkalarına ait olan milletlerin nelerle karşılaştığını anlatıyor. Yunanlara zarar verdik diye açıkladıkları olayda kendi gemilerimizi vurup 56 askerimizin hayatını kaybettiğini (şehit olduğunu) açıklıyor. Bu meşhur Kocatepe Faciası diye adlandırılan olay aslında. Bunun yanında olan birçok olay neticesinde ASELSAN kuruluyor aslında ve bu da bize bir temel oluyor. Kendi ordunun yönetimini düşmanlarına bırakırsan neler olacağını görüyorsun. Ardından Rant Savaşı olarak isimlendirdiğimiz bölüme geçeceğiz. Özellikle bir “TATBİKATTA” Albay Vural Berkay’ın şehit edilmesi hadisesiyle devam eden bir süreç görüyoruz. Burada Çevik Bir Paşa ön plana oldukça çıksa da diğer dikkat çeken hadise
Aselsan CinayetleriMelik Duvaklı · Profil Yayıncılık · 2013177 okunma
10/10
·139 syf.··
2020 88. kitabı
·
241 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2020 12:51
Sezai Karakoç’un Oruç, Ramazan Ayı Ve Bayram Üzerine Yazdıklarının Bir Arada Sunulduğu Samanyolu Ziyafeti Kitabından Altını Çizdiğim Satırlar: O, Ramazanın birinci günü orucu içine ekmiştir. Üçüncü gün oruç yeryüzüne çıkar, onuncu gün kök ve gövdelidir. On beşinci gün dallar sürer, yirminci gün yapraklar açar; yirmi beşinci gün çiçek, çiçek, çiçek… Son gün: Dalları bastı kiraz. Ulu ve yüce bir ağaçtır artık inanç insanda. Kök en derinde; yemiş, nur olarak yüzdedir. * Kur’an, insana şifa, toplumlara şifa, medeniyetlere şifa ve tarihe şifa olmuştur. Ölülerimizi son yolcu edişte ancak onunla yolcu edebilmişizdir. Ölümün ağırlığını ondan baka hafifletecek zaten hangi kudret olabilir ki? * Giden oruca yol azığı ve öteye armağan olarak ne verdik, bunu bir bir zihinden geçirmeli. Onun giderken çıkarttığı ayak sesine hangi sesi ekleyebildik, işte bunu iyi düşünmeli. * Ey insan! Sen tekrar medeniyeti, maddenin, eşyanın, fiziğin, tabiatın ağırlığından kurtar. Özgürlük dedin, eşitlik dedin, başka bir biçimde insanı insana köle yaptın. Allah’ın kulu olmaktan kaçtın, insanın ve eşyanın kölesi oldun. Ruhunu maddeye sattın, özünü şeytan tarlası haline getirdin. Yeniden ruhunu Allah’ın tarlası yap insanoğlu. * Ey İnsan! Allah’a dön. Sana senden daha yakın olan, öncesiz sonrasız, ölümsüz, sonsuz, doğumsuz, diri, gören, işiten Allah’a dön. Ve O’nun sözleri olan kitaplarına ve Onun insana yol gösterici olarak gönderdiği peygamberlere. Hazreti İbrahim’e dön. Ve onunla birlikte ateşe atılsan bile insan putlarını yık. Onunla birlikte ve son Peygamberle birlikte, insanın insana tapmasına karşı koy, başkaldır. * Kanatlanan gün demek oruç ayının gündüzü. * Zaman, insanı hep ölüme doğru götürürken, ramazan gelir diriliş ayı başlar. Oruç ayı insanı ölüme değil, diriliş aydınlığına götürür. Ânı
Edebiyat
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,589 okunma