Sezai Karakoç’un Oruç, Ramazan Ayı Ve Bayram Üzerine Yazdıklarının Bir Arada Sunulduğu Samanyolu Ziyafeti Kitabından Altını Çizdiğim Satırlar:
O, Ramazanın birinci günü orucu içine ekmiştir. Üçüncü gün oruç yeryüzüne çıkar, onuncu gün kök ve gövdelidir. On beşinci gün dallar sürer, yirminci gün yapraklar açar; yirmi beşinci gün çiçek, çiçek, çiçek… Son gün: Dalları bastı kiraz. Ulu ve yüce bir ağaçtır artık inanç insanda. Kök en derinde; yemiş, nur olarak yüzdedir.
*
Kur’an, insana şifa, toplumlara şifa, medeniyetlere şifa ve tarihe şifa olmuştur. Ölülerimizi son yolcu edişte ancak onunla yolcu edebilmişizdir. Ölümün ağırlığını ondan baka hafifletecek zaten hangi kudret olabilir ki?
*
Giden oruca yol azığı ve öteye armağan olarak ne verdik, bunu bir bir zihinden geçirmeli. Onun giderken çıkarttığı ayak sesine hangi sesi ekleyebildik, işte bunu iyi düşünmeli.
*
Ey insan! Sen tekrar medeniyeti, maddenin, eşyanın, fiziğin, tabiatın ağırlığından kurtar. Özgürlük dedin, eşitlik dedin, başka bir biçimde insanı insana köle yaptın. Allah’ın kulu olmaktan kaçtın, insanın ve eşyanın kölesi oldun. Ruhunu maddeye sattın, özünü şeytan tarlası haline getirdin. Yeniden ruhunu Allah’ın tarlası yap insanoğlu.
*
Ey İnsan! Allah’a dön. Sana senden daha yakın olan, öncesiz sonrasız, ölümsüz, sonsuz, doğumsuz, diri, gören, işiten Allah’a dön. Ve O’nun sözleri olan kitaplarına ve Onun insana yol gösterici olarak gönderdiği peygamberlere. Hazreti İbrahim’e dön. Ve onunla birlikte ateşe atılsan bile insan putlarını yık. Onunla birlikte ve son Peygamberle birlikte, insanın insana tapmasına karşı koy, başkaldır.
*
Kanatlanan gün demek oruç ayının gündüzü.
*
Zaman, insanı hep ölüme doğru götürürken, ramazan gelir diriliş ayı başlar. Oruç ayı insanı ölüme değil, diriliş aydınlığına götürür. Ânı