"Türkiye'de bir hayalet dolaşıyor -Muhafazakarlık hayaleti. Yeni Türkiye'nin bütün güçleri bu hayaleti ete kemiğe büründürmek üzere kutsal bir ittifak içine girdiler: Diyanet ve Başbakanlık, Erdoğan ile cemaat liderleri, iliştirilmiş profesörler ve basındaki polis ajanları... "
"Yeni muhafazakarlar, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine, ancak şimdiye kadarki tüm toplum düzeninin zorla yıkılması yoluyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın eski egemen sınıflar bu yeni muhafazakar devrim karşısında titresin " Veya söze şöyle de başlanabilir: "Türkiye'deki geleneksel toplumun çökmesiyle oluşan yeni muhafazakar toplum, sınıf karşıtlığını ortadan kaldırmış değil. Yalnızca, eskilerin yerine yeni sınıflar, yeni ezme koşulları, yeni mücadele biçimleri getirmiştir." "Ne var ki, dinselleştirme dönemi olan çağımızın başlıca özelliği, sınıf karşıtlıklarını basitleştirmiş olmasıdır. Giderek toplumun tümü birbirine düşman iki safa, birbirine doğrudan karşıt iki büyük safa ayrılıyor: Muhafazakarlar ile diğerleri. Bugüne dek üstün değer verilen ve sofuca bir ürküntüyle bakılan ne kadar eylem varsa muhafazakar iktidar bunların hepsinin üstündeki kutsallık örtüsünü çekip atmıştır. Doktoru da, hukukçuyu da, müftüyü de, şairi de, iktisatçıyı da kendi ücretli emekçisi haline getirmiştir." "Mevcut muhafazakar iktidar, aile ilişkilerinin yürek titreten duygu dolu peçesini yırtmış ve onu düz para ilişkisine indirgemiştir." "Yeni muhafazakarlık, Kemalist Türkiye'de statükoculuğun öylesine hayranlığını uyandıran kaba kuvvet gösterisinin maskesini indirip, ona nasıl hantalca bir ayı postunun yakıştığını açığa çıkarmıştır. Lider iradesinin neleri başarabileceğini ilk kanıtlayan bu muhafazakarlık olmuştur. İstanbul'un gökdelenlerinden, Artvin'in su