"Çok sevindim Jess." "Ben de." "Senin küçük kızın olmak istiyorum." "Ben de senin babacığın olmak istiyorum." "Öp beni." Onu öptüm, o da beni öptü; ve bu, yaşayıp durduğumuz o ateşli öpücükler gibi değildi; Danny’yi alıp götürmelerinden hemen önce onun bana verdiği o öpücük gibi serin ve tatlıydı.
AYNI LAMBALAR Kibritle oynarken yangın çıkaran sarsak yıllar bir daha hiç geçit vermeyen veda sözleri yılların sıradağlarında uzaklaştı bizden yüreğimizden kopup giden ayrılık trenleri Biliyorum aynı lambaların aydınlattığı yalnızlıkta geçti Aldatılmış duygulardan ayrı ayrı geçerek vardığımız korunaklı siperler senin içini ürperten geceleri ben duymadım mı içimde? Hayat her şeyi alır sanırken oyunlarımızı ıslatan yağmurlarda kaldı bir bizim icat ettiğimiz saatler ilk öğrenilen yalnızlık aslında geç keşfedilir Dalgın resimlerin derinleştirdiği mazi gün gelip bütün zamanları ele geçirdiğinde Anlarsın başkalarına giden bizden çalınmış günler Ne zamandır buradayım Gel öp beni Neredeysen ve nasılsan önemi yok gel öp beni Suyunu, uykunu, azığını uzun tut gel öp beni Birbirimizi bağışlayacak, birbirimize yeni sözcükler bulacak, ölmeden önce yeniden görüşüp konuşacak yaşa gelmedik mi? İkinci ufkun saatindeyiz şimdi Gözlerim trenlerde, gel öp beni
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BABAM VE GECE Dua et derdi babam, Allah'a yaklaşırsın Üç defa öp başma koy bu yeşil geceleri Aldanma gündüzün vahşi beyazlığına Bahçeye bağışlama içindeki çiçeği Gece ıslak saçlarını dualar eşliğinde Gün ışığı perdeleri delene kadar tarardı Bildiğim duaları unuttum da, unutmadım Gündüzleri gece gibi yaşayıp giden babamı
Şiir
"Peki şekerim; öp" demişti. "Beni tüketeceksin" demişti. "Bu benim tükenişim olur, dünyanın tükenişi olur. Dünyada müzik, dünyada ışık, dünyada Allah varken ve ben varken, müziği, ışıkları, Allah'ı ve kendimi duydukça ben seni seveceğim." Doktor: "Ben onu hâlâ seviyorum" diye inledi. "Sen bir asra teselli olabilirsin." Doktor: "Oh, Allahım, ben Hisarlı'ya mı mahkûm olacaktım?" diye inledi.
Sayfa 195·Kitabı okudu
1 Zâl-i cihânun aldana bir kişi alına Kendi eliyle kendüsi girer vebâline 2 Rıhlet deminde bir kefenün var-durur heman Dünyã senün dutalum eyâ dil malı ne 3 Kâmil yirinde koma özün bil ki nakıs ol Kâmil olınca mâhı gör irer zevâline 4 Bir cur'a suna sana şâyed ola iy gönül Var pîr-i ışkun öp elini düş ayağına 5 Incitdi bizi hayli Sıyâmî bugün o har Hakkun ilâhî uğraya zâhid celâline
Hoşça kal, de yaşamış olduğun hayata Ve bildiğin Dünyaya Ve öp Tepeleri, benim için bir kere Sonra -hazırım gitmeye!