Çağdaş, gelişmiş,demokrat Avrupa ülkeleri sessizce seyrediyorlardı bu vahşeti. Her bir Müslüman Boşnak'ın teker teker yok olmasını bekliyor gibiydiler. Tam dört yıl boyunca Hıristiyan Avrupalılar, yapılan zulümleri görmezlikten geldiler. Bir yandan romanı yazarken, bir yandan da depremler yaşıyordum ruhumda. Bildiğim, öğrendiğim, beni ben yapan her şey, ait olduğum değerler skalası, altüst oluyordu. Romana kattığım her bir satırla, biraz daha uzaklaşıyordum Batı medeniyetlerinden. Yaşamım boyunca okuduğum Batı edebiyatı, dinlediğim Batı müziği, hayranı olduğum Batı sanatı, parçası olduğum tüm değerler silsilesi, kumdan kaleler gibi çöküyordu. Bu ne iki yüzlülük, ne vicdansızlık, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılıkmış meğer.