Pera Palas
PERA PALAS Az ileride, solda, ünlü Pera Palas. Bu otel 1894'te yapıldı Orient Express'in son durağının İstanbul olduğu günlerde. Zaten tam karşısında da Wagons Lits Cook'un ofisi vardı. 1905'ten kalma eski sigorta haritasında "Lumiere Electrique" yazıyor. Elektriğin ilk kullanıldığı binalardan olmalı. Otel şıklığını hâlâ koruyor. Çevre değişip yenilendikçe, eskiyen şarap gibi, değer kazanıyor. Burada kalmış ünlüler de otelin şanına şan katmaktadır. Bunların başında Agatha Christie gelir, en popüler ziyaretçi odur ve hâlâ odası çeşitli meraklı müşterilere gösterilir. Krallar ve devlet başkanları, örneğin 8.Edward, İran İahı Rıza Pehlevi, Sırp Kralı Pyotr ve sonra da Tito, casuslardan Mata Hari, artistlerden Greta Garbo, Marlene Dietrich otelin müşterileri arasındadır.
Siyonizm, 1880’lerin başında Bulgaristan’da, bir ulus olarak Osmanlı boyunduruğundan kendilerini kurtardıklarında başlamış, Avrupalı Yahudileri Kutsal Topraklara göndermeyi planlayan, politik bir hareketti. 1895 yılında, yayınlanan Plovdiv’deki ilk Siyonist gazetesi Yahudilerin hayatlarını Suriye ve Filistin’de tarlalarda tarımsal işlerde kurabileceklerini öne sürmüştü. Bir sonraki yıl, Bulgar Yahudileri Har Tuv, Filistin’deki en eski Siyonist yerleşimlerinden biri, kurulmuştu. Aynı yıl haziranda, Theodor Herzl, Siyonist lider, Orient Express ile İstanbul’a giderken Sofya’da durmuş ve tren istasyonunda büyük bir coşkuyla karşılanmıştı. Musevi Devleti adlı kitabında Herzl, “Söz verilmiş topraklarda” “hür insanlar olarak yaşayabiliriz” görüşünü ortaya koymuştu ve çoktan Bulgaristan’daki Yahudilerin kahramanı olmuştu. “Bir lider olarak, İsrail’in kalbi gibi mübalağalı terimlerle selamlanmıştım” diye yazmıştı Herzl günlüğüne. “Orada durdum, hepimiz hayretler içindeydik ve Orient Express’teki yolcuların bana olağandışı bir manzaraya bakar gibi gözlerini diktiklerine inanıyorum.” Herzl, Avrupa’nın Yahudileri istemediğine inanıyordu ve Musevi devletini şu sözler ile savunuyordu: “Kargaburunlarımızla, siyah veya kırmızı sakallarımız ve eğri bacaklarımızla yaşayabileceğimiz ve bunun için nefret edilmeyeceğimiz… sükunetle ölebileceğimiz bir vatan… tüm dünya ile barış için…”
Sayfa 113 - Pegasus·Kitabı okudu
Roman
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Orient Express Balkanlar’dan Türkiye’ye yaklaşırken, yazar tren penceresinden gördüğü o topraklardaki Türk izlerinden yavaş yavaş Doğu’nun varlığını algılamaya ve okuruna bir roman gelişimiyle algılatmaya başlıyor: “Kolay silinir gibi değil”, diyor “Türk hakimiyetinin izleri.”
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Orient Express ve Doğunun yeniden inşası
Roma’nın eski başkenti Konstantinopolis, yeni Roma’nın yeniden doğacağı yer olarak görülmüş-tür. Orient Express, Doğu’yu Batı’ya bağlamakla kalmamış, Doğu’yu Batı’ya dönüştürmenin altya-pısını oluşturmuştur. Bugün “Yen İpek Yolu” projesi bile, aynı hattın tersine çevrilmiş biçimidir. Demir değişti, impara-torluklar değişti, fakat medeniyetin akışı hâlâ ray üzerinde.
Tarih
"The most kind, the most amiable are not always the cleverest."
Sayfa 141 - E-book·Kitabı okudu
Alıntı
One cannot escape from the facts.
Sayfa 133 - E-book·Kitabı okudu