Tarihin en efsane ve orijinal survivor hikayesi
10/10
·624 syf.··
2026 46. kitabı
Tam bir survivor üstelik çocukların bunu başarması çarpıcı ve olağanüstü ama o kada reğlenceli sürükleyiciki tekgünde biter…Deneyin ve görün öyle anlarsınız esinlenmesiz reel olağan ve özgün bir yazı bir nevi survivor efsanelerinin atalarından ve gerçeklerinden biri . araya serpiştirilen suç teması sonlardaki biraz baymış ama heyecan katmış okuyun bence.
İki Yıl Okul TatiliJules Verne · İthaki Yayınları · 20165,8bin okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Dedektif Maeve serisinin on ikinci kitabını da büyük bir keyifle okudum. Gizli Oda, serinin önceki kitaplarından farklı bir özellik taşıyor çünkü bu kez polisiyeden ziyade dedektiflerin özel hayatına daha fazla yer verilmiş. Maeve ve Derwent arasındaki ilişki derinleştirilirken, Derwent’in bir olay nedeniyle gözaltına alınması hikâyeye ayrı bir hava katmış. Kitapta en çok sinir olduğum karakter ise Melisa oldu. Okurken kendimi nasıl kitaba nasıl kaptırdıysam artık, bir an onu boğmak istedim Finali ise gerçekten çok iyiydi, yüzümde bir tebessümle bitirdim. Kitap bitti ancak içim buruk çünkü yazarın yeni kitabı henüz yayımlanmadı. Anlaşılan o ki şu an yazım aşamasında ve biz okurlar olarak en az bir yıl daha beklemek zorundayız. Dedektif Maeve Kerrigan serisi ; 0,5 Ölüme Terk Edilenler 1- 5. Kurban 2- Acımasız 3- Sessiz Kurban 4- Parafili 5- Sakın Hata Yapma 6- 11. Kat 7- Ölülerin Konuşmasına İzin Ver 8- Sessizliğin Peşinde 9- Kapalı Kapılar Ardında 10- Çıkmaz 11- Ailede bir yabancı 12- Gizli Oda Jess Tennant Serisi; 1- Kimsenin Freya’dan Haberi Yok 2 - Bundan Kimseye Bahsetme 3 - Üçe Kadar Say Bağımsız;
The Secret RoomJane Casey · Hemlock Press · 202516 okunma
Reklam
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:48
Emil Cioran'ın "Çürümenin Kitabı" (Orijinal adıyla Précis de décomposition) zihinsel ve psikolojik olarak oldukça yoğun, sarsıcı ve acımasız gerçekleri yüzümüze vuran antinatalist bir kitaptır. Keskin bir nihilizm ve derin bir karamsarlık barındıran bu eserde Arthur Schopenhauer, Albert Camus, Friedrich Nietzsche gibi filozofların görüş ve bakışlarından yer yer fikirler ve atılgan cümleler göreceksiniz. Okunması inanılmaz derecede keskinlik, odaklanma ve düşüncesel metabolizma gerektiren bu eseri okumak halihazırda nöronlarınıza yapışmış kokuşmuş geleneksel ideolojilerin (dinler, siyasi söylemler, felsefi akımlar) yıkılmasına ağır bir ekseriyetle neden olacaktır. Cioran'a göre insanın en büyük trajedisi hayatta bir "anlam" olduğuna inanması ve bu uğurda bir köstebek misali sürekli ilerlemeye çalışmasıdır. Insanlar uğruna olecekleri putlar, dinler, ideolojiler yaratırlar. Fanatikligin anti maddesi olan şüphecilik ve eylemsizlik Cioran'ın en keskin silahıdır. Varoluşun bir hata olmasının, yaşamanın bir çürüme, sabah uyanıldığında ağızda acı bir tat bırakan doğmuş olmanın ve yaşamak zorunda olmanın ve insan olmanın ağır yeknesak cezasını çekmesinin bie trajedi olduğunu söyler Cioran. Schopenhauer' nasıl hiçligin o serin, vurdumduymaz sakın sessizligin içinde rahatlık ve huzur buluyorsa, Cioran da doğmanın, hiçliğin huzurundan koparılıp zamanın ve acının içine atıldığımızı düşünmektedir. Cioran bilinçli olmanın bir mucize değil tam tersine bir biyolojik yıkım olduğunu savunur. Düşünmenin zihinsel düzeyde bir sinapslar savaşı olduğunu, düşüncelerimizin bizi kuytu köşelerde yalnızlıkla bogusturan bir zincir olduğunu savunur. Zamanın insanı yavaş yavaş çürüten, asindiran, tuketen bir canavar; hakikatin tehlikeli bir yanılsama; eylemin, anlamsız bir varoluş sisinde
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 449. kitabı
Kafes (orijinal adıyla Bird Box), Josh Malerman’ın okuyucuyu bitmek bilmeyen bir gerilim ve klostrofobi içine hapseden, dünya çapında büyük ses getirmiş ödüllü bir kıyamet sonrası gerilim romanıdır. İnsanların gördükleri an çıldırmalarına ve şiddete başvurarak kendilerini öldürmelerine neden olan gizemli yaratıkların dünyayı istila etmesini konu alır. Başkahraman Malorie'nin, iki çocuğuyla birlikte hayatta kalabilmek için göz bağlarıyla çıktığı o nehir yolculuğunu anlatan eser; korkuyu görsel detaylardan ziyade bilinmezlik, sesler ve saf bir çaresizlik üzerinden kurgulayarak benzersiz bir psikolojik gerilim sunuyor.
KafesJosh Malerman · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 442. kitabı
Huanam-dong Kitabevi (orijinal adıyla *Welcome to the Hyunam-dong Bookshop*), Koreli yazar Hwang Bo-reum’un kaleme aldığı, yayımlandığı andan itibaren dünya çapında bir "şifa edebiyatı" (healing fiction) akımı başlatan, ruhu dinlendiren naif bir romandır. Kitap, günümüz dünyasının bitmek bilmeyen koşturmacasından, tükenmişlik sendromundan ve başarı baskısından yorulan okurlar için adeta bir sığınak niteliğindedir. Romanın merkezinde, parlak bir kariyere ve görünüşte ideal bir hayata sahipken, yaşadığı ağır tükenmişlik (burnout) sonrası her şeyi geride bırakan Yeongju yer alır. Yeongju, ruhunu iyileştirmek ve çocukluk hayalini gerçekleştirmek adına Seul’ün sakin bir mahallesinde "Hyunam-dong Kitabevi"ni açar. Başlarda sadece kendi kabuğuna çekilmek ve kitapların arasında kaybolmak isteyen genç kadın, zamanla bu mekanı sadece kendisi için değil, hayatın yükü altında ezilmiş diğer yaralı ruhlar için de bir dönüm noktası haline getirir. Kitabevi, zaman geçtikçe birbirinden farklı karakterlerin yollarının kesiştiği ve birbirlerini iyileştirdiği sihirli bir yere dönüşür: İş bulma baskısından bunalmış genç baristan Minjun, evliliğinde ve hayatında yönünü kaybetmiş sadık müşteri Jungsuh, kahve çekirdeklerini kavururken kendi iç dünyasını düzene sokmaya çalışan bilge kahve kavurucusu Jimi ve annesinin beklentileri arasında sıkışıp kalmış lise öğrencisi Mincheol... Her bir karakter, bu küçük dükkanda kahve kokusu ve sayfaların hışırtısı eşliğinde "İyi bir hayat nedir?", "Doğru meslek, sadece çok para kazandıran meslek midir?" ve "Kendimize karşı nasıl dürüst olabiliriz?" sorularına yanıt arar. Hwang Bo-reum, oldukça yalın, sakin ve acelesiz bir dille okuyucuya adeta sıcak bir fincan çay ikram eder. Kitapta büyük dramlar, aksiyonlar veya ters köşeler yoktur; aksine hayatın
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 407. kitabı
Ateş Yakmak (orijinal adıyla To Build a Fire), dünya edebiyatının en güçlü natüralist yazarlarından Jack London’ın insanın doğa karşısındaki çaresizliğini, kibrini ve hayatta kalma güdüsünü iliklerine kadar hissettiren sarsıcı bir uzun öyküsüdür. Yukon bölgesinin ölümcül dondurucu soğuğunda geçen bu anlatı, edebiyat tarihinin en etkileyici doğa-insan mücadelelerinden biri kabul edilir. Hikaye, dondurucu Yukon kışında, sıcaklığın sıfırın altında 70 derecenin de altına düştüğü ekstrem bir havada, yanındaki bir kurt köpeğiyle birlikte bir arkadaş grubuna yetişmek üzere tek başına yola çıkan isimsiz bir adamın yolculuğunu konu alır. Bölgenin yerlileri ve deneyimli ihtiyarları, adama bu vahşi soğukta asla tek başına yola çıkmaması gerektiğini tembihlemiştir; ancak adam, kendi fiziksel gücüne, mantığına ve ekipmanına aşırı güvenerek bu uyarıları kibirle kulak ardı eder. Yolculuk ilerledikçe doğanın amansız kuralları devreye girer. Adamın kaderi, donan uzuvlarını kurtarmak ve hayatta kalabilmek için o hayati ateşi yakıp yakamayacağına bağlanır. Jack London, bu eserde natüralizm akımının en saf örneğini sergiler: Doğa, insana karşı ne nefret doludur ne de şefkatli; sadece tamamen kayıtsızdır. Yazarın süssüz, mesafeli ama atmosferi adeta okuyucunun odasına taşıyacak kadar çiğ ve gerçekçi dili, adım adım yaklaşan donma hissini ve insanın içindeki o ilkel hayatta kalma arzusunu muazzam bir gerilimle aktarır. Ateş Yakmak, insanın doğanın efendisi olmadığını, onun karşısında ne kadar küçük ve kırılgan bir canlı olduğunu yüzümüze vuran zamansız bir edebi şaheserdir.
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma
Reklam
Reklam