Necip Fazıl’a yapılan propagandanın, kol kol, bütünü de şöyledir:
• Onun, ömründe tek vakit namaz kıldığı görülmemiştir. •Filân yerde, halkı aldatmak için cemaatle namaz kılmıştır. • Alenen oruç yerken gördük. • Oruçlu gibi duruyordu ama, gizli gizli yiyordu. • Başlıca zevki kumar, içki... • En yüksek(!) ve serbest düşünceli muhitlerle düşüp kalkar. • Zevcesinin başı açıktır. • İslâmlık iddiası samimi değildir. • İslâmlığı, sadece züppelik, gösteriş, garabet ve orijinal görünmek içindir. • İslâmlığı, bazı safdilleri avlayıp şahsî menfaat koparmak içindir. • İslâmlığı, gazetesini satabilmek için bir ticaret vesilesidir. • Samimidir, fakat delidir. • Son derecede akıllı ve hesaplı, şeytanî bir politikacıdır. • Komünisttir. • Faşisttir. • Nefsaniyet, husunet, benlik, kibir örneğidir. • Borçludur; borcuna sadık değildir. • Eşi görülmemiş bir müsriftir. • Ahlâksızdır. • Şantajcıdır. • Yüksek şairlik ve edipliğini politikaya kurban etmiş bir zavallıdır. • Şeriatten nokta feda etmez bir yobazdır, geri şeriatçidir. • İnkılâbın en tehlikeli düşmanıdır. • Anadolulardan başka hiç kimseyi sevmeyen dar, kapalı bir havzacı, aşırı ve marazi bir milliyetçidir. • Irk ve milliyet mefhumuna düşman, modası geçmiş bir ümmetçidir.
Sayfa 54 - (12 Ağustos 1949, Cuma Büyük Doğu Dergisi s.: 23)·Kitabı okuyor
Alıntı
"Araştırmak, yaşamak ve olmak istediğim tüm karakterler ve yaratımlar. Büyüleyici, orijinal ve anlatmaya değer bulduğum tüm hikayeler. Değiş tokuş yapmayacağım tüm o deneyimler."
Sayfa 298·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Reklam
Düşmem
Bir eserin ilk baskısı benim için diğerlerinden daha değerli olurdu, ama benim ilk okuduğum baskıyı ilk baskı kabul ederdim. Orijinal baskıların, yani o kitaba ilişkin özgün bir izlenim edindiğim baskıların peşine düşerdim.
Alıntı
Telif yiyeceğiz yaw :)ç
Adım l: Değiştirmek istediğiniz davranışı tanımlayınız. Şimdi bu davranışın, kendi gözünüzle görüyormuş gibi bir iç temsilini yapın. Tırnaklarınızı yemekten vazgeçmenizi istiyorsanız, elinizi kaldırıp dudaklarınıza götürüşünüzün ve tırnaklarınızı ısırışınızın görüntüsünü hayal edin. Adım 2 : Değiştirmek istediğiniz davranışın açık bir görüntüsüne sahip olduktan sonra, kendinizin, istenilen değişikliği yapmış ve değişikliğin ne anlama geldiğini kavramış bir görüntüsünü içeren farklı bir temsil yaratmanız gerekir. Daha güvenli, çok iyi hazırlanmış ve giyinmiş, mükemmel şekilde kesilmiş tırnaklı, ısırmak istediğiniz parmak üzerinde küçük bir baskı yaratarak parmaklarınızı ağzınızdan uzaklaştıran bir görüntünüzü oluşturmanız gerekir. İstenen durumda oluşturduğunuz görüntünüz ilgisiz olmalıdır. Bunun nedeni ideal bir iç temsil oluşturmaktır. Bu da sahip olduğunuz histen çok, sizi istediğiniz duruma çekmeyi sürdürecek bir iç temsildir. Adım 3 : Beceriksiz deneyimin becerikli deneyimi otomatik olarak tetikleyebilmesi için iki resmi hizla değiştirin (swish edin). Bu mekanizmayı pekiştirmişseniz; tırnaklarınızı yedirten tetikleyici, sizi ideal görüntünüzü oluşturan duruma sokmak için tetikleyecektir. Böylece sizi geçmişte alt üst eden bir şeyle beyninizin ilgilenmesi için bütünüyle yeni bir yol yaratıyorsunuz. Hızla değiştirmeyi (swish'i) nasıl yapacaksınız? İşe, değiştirmek istediğiniz davranışın büyük ve parlak bir görüntüsünü oluşturarak başlayın. Sonra da görüntünün sağ alt köşesinde olmak istediğinizin küçük, karanlık bir görüntüsünü oluşturun.Şimdi küçük görüntüyü alın ve bir saniyeden az bir sürede büyütün,parlatın ve artık istemediğiniz davranışın görüntüsünün yerine bu görüntüyü getirin. Bu süreci oluştururken bütün an ve çoşkunuzla, "Hey" deyin. Bunun bir parça
Alıntı
Bu düşkünlük halimizin yarattığı bilincimiz, bizi her şeyden daha çok yaratıcı kılar. Kendimizi statükonun içinde konforlu hissettiğimizde, yaratıcı olmaya ihtiyaç duymayız. Basitçe, bize verilmiş olanları taklit edip sakin kalabiliriz. Fakat içtenlikle kısıtlı ve ikiye bölünmüş durumumuzun sınırlandırmalarını deneyimlediğimizde, bunların içinden geçtiğimizde, yeni özgürlükler ve orijinal birlikler yaratmaya can atarız.
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Hani bir mecliste yaşlar sorulur ve genç olanlara özenilir ya, genç olanlara göre ihtiyar sayılanlar için tren kaçmış zannedilir ya. Ne ahmakça, halbuki ihtiyar sayılanlar için o tren gelmiş ve onlar o trene binmişler. Adamlar o yaşa yaşayarak gelmişler. Oysa genç olanların ne kadar yaşayacağı belli değil, o ihtiyarların yaşına gelebilecekler mi bakalım? Gençler için trenin gelip gelmeyeceği bile meçhul. Böyle orijinal ve parlak zeka gerektiren şeyleri nereden mi bulup söylüyorum? Teessüf ederim. Yazarım ben dedim ya. Yokluğumda çok kitap okudum. Bir yazar olduğum için daha önce pek kitap okumuşluğum yoktu, nasıl derler, biz yazarlar yazardık. Yani yazarsanız yazarsınız değil mi, yazmak yerine okuyacak değilsiniz. Bu sebeple okumamış olduğum kitapları okumaya başladım.
Sayfa 71
Reklam
Reklam