Bu çeşit çeşit insan ortasında öyle yalnızlığa kapılıyorum ki bazen hıçkırık boğazımı yırtmak istiyor adeta.
"Karacaoğlan da öyle demiyor muydu, adı sanı bilinmedik ellere gitmeyince gönül yardan ayrılmaz..."
Sayfa 454·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir sahtekardım sanki, rol yapıyordum. Birilerinin kızıymış, birilerinin eşiymiş, birilerinin annesiymiş gibi davranıyordum. Gerçekten öyle olmak istiyordum, resmiyette öyleydim de ama buna hiçbir zaman inanmadım. Öyle olunca da her şey ters gitti.
Sayfa 297 - April Yayıncılık - 1.Baskı·Kitabı okuyor
Uyanıkken horlayanlara mukabil, uykuda "fikir mesaisi" devam edeni anlayan Üstadım sa ruyor: — "Uykuların nasıl?" — "Efendim, uykuyla uyanıklık arasında... Bilmiyorum... Ne uyku, ne uyanıklık; rüya mı, yoksa uyanık mıyım, anlayamıyorum!.. Bazen net olarak yazı okuyorum ve kalkınca tesbit ediyorum..." — "Tamam işte, benim de öyle oluyordu... İki-üç yaşlarını hatırlıyor musun?" — "Çok net... Ama o kadar küçük olduğum üstünde durmamıştım..." — "Allah, Allah!.. Ben de çok iyi hatırlıyorum!"
Sayfa 379 - Ağustos 1994, “BU ASRIN SAHİBİSİNİZ!...”, Yevmiye: O ve Ben, İbda Yay.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
Haram yemek kalbi öldürür. Helal lokma ise kalbi diriltir. Öyle ki bir lokma orayı aydınlatır, diğer bir lokma orayı karartır. Bir lokma seni dünyayla meşgul kılar. Bir lokmada var ki, seni hem dünya hem ahiret konusunda zahid yapar. Diğer bir lokma da var ki, seni yaradana çevirir, O’na olan isteğini arttırır.
Sayfa 83 - Gelenek Yayınları·Kitabı okuyor
Başkayı bir bilsem bilsem ki başkası da var bu olanlardan başka türlü olabilecek de var sanki ben de başkalaşırım gibi geliyor