10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:42
Selam kitap dostlarımm bugün yazardan okuduğum ikinci kitapla karşınızdayımm. Yazarın kalemi çok güzel, hani bazı kitapların ruhu vardır derler ya, işte bu kitap da öyle. Ayrıca yazarın okuduklarım dışında bir kitabı daha var. Onu da okumak için sabırsızlanıyorum. Bazı hayatlar sessizlikle şekillenir. Kimi insanlar konuşamadıklarıyla, kimi ise kaybettikleriyle yaşar. Barış, genç yaşta babasını kaybetmiş, aidiyet duygusunu yavaş yavaş yitirmiş bir adamdır. Fabrikanın bitmeyen gürültüsü içinde çalışırken, aslında kendi içindeki sessizliği bastırmaya çalışır. Günleri birbirinin aynısı gibi geçerken, karşısına çıkan İpek ona uzun zamandır unuttuğu bir şeyi hatırlatır: Umudu. Bazen bir bakış, bazen yarım kalan bir cümle, insanın içinde yıllardır kapalı duran kapıları aralayabilir. Öte yandan Semih, dışarıdan kusursuz görünen hayatının içinde kendine ait bir yer bulamamaktadır. Sahip olduklarının çokluğu, içindeki boşluğu doldurmaya yetmez. Yolunun eski kitaplarla dolu bir sahaf dükkânında Elif ile kesişmesi, onu ilk kez kendi hayatını sorgulamaya zorlar. Bir fabrikanın yorucu koridorlarından bir sahafın tozlu raflarına uzanan bu hikâyede; Barış, Semih, İpek ve Elif kendi yalnızlıklarıyla yüzleşirken, insanı insan yapan kırgınlıkları, özlemleri ve değişimleri de keşfederler. Sahaf'taki Gölgeler, görünmeyen hayatların, yarım kalmış duyguların ve sessizce taşınan yüklerin romanı. Bazen bir dostlukta, bazen bir kitap sayfasında, bazen de beklenmedik bir karşılaşmada saklanan umutları anlatıyor. Çünkü bazı gölgeler karanlığı değil, ışığa ulaşmaya çalışan insanların hikâyelerini taşır. Kesinlikle okumalısınız çok güzeldi
Sahaftaki GölgelerSelim S. Sezer · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:34
Istvan adında genç bir adamın Macaristan’daki sıradan çocukluk odasından çıkıp Londra’nın en zengin, en ışıltılı dünyasına kadar yükseldiğini okudum. Ama ne gariptir ki hayatında para ve güç arttıkça içindeki o derin yalnızlık ve boşluk duygusu hiç kapanmıyor hatta aksine daha da büyüyor.. ​Ben yazarın tarzına kelimenin tam anlamıyla bayıldım..çünkü hiç süslü cümleler kurmamış aksine o kadar sade ve mesafeli bir dili ile yazmış ki asıl vurucu etkiyi o büyük suskunluklarda hissettim Hayattaki büyük trajedileri, ayrılıkları öyle bir iki cümleyle geçiştirmis ki mest oldum anlatımına.. Bana insanın kendi hayatını kontrol ettiğini sandığı o büyük yanılgıyı bir kez daha hatırlattı.. sanırım günlerce zihnimde dönüp duracak, sakin ama çok güçlü bir modern klasik...Kesinlikle okuma listenize eklemelisiniz.. Kitap @ithakiyayinlari ndan
Edebiyat & Roman
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026291 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bizimle değilsin Marloo, üzgünüm :)
Puan vermedi·216 syf.·
2026 170. kitabı
Arkadaşlar başıma bir şey gelmeyecekse öncelikle bir önceki incelemedeki gibi bir yorumla geleceğimden şüpheniz olmasın ve bir daha bir daha diyorum ki bestseller kitaplar gerçekten fazlasıyla şişirilmiş gereksiz bir satış rekoruna ulaşmış diye düşünüyorum, elbetteki benim gibi düşünmüyor olabilirsiniz ama ben ruhsal ve içsel yolculuğa bir kabile ile aylarca devam ederek ulaşılabileceğine asla inanmıyorum. Bunun çok daha başka yolları olduğunu biliyoruz bir çok ritüel var bu da onlardan biri belki ama bu kadar ilkel bir şekilde yaşayıp yılandan tutun da karıncaya varana kadar yemek başımızın üzerinde deve derisiyle gezmek, bir çölü yalınayak aylarca yürümek, bir çok günlük ihtiyacınızı farklı şekillerde gidermek inanılmaz iğrenç ötesi bunlara şahitlik etmekte midemi bulandırdı açıkçası ve ben beni derinden etkileyen hiçbir şey yaşadığımı söyleyemeyeceğim pek, yaralı insanları tedavi etmeleri okey farklı bir yöntem ama buna günümüzde geliştirilmiş bir çok tıbbi metotla zaten erişebiliyoruz şükürler olsun. Ruhsal bir deneyimden bahsediyorsak dini eylemlerle de bunu yapabiliriz, inancı yoksa insanların farklı ritüellerle de buna ulaşıyorlar. Yani aklıselim bir insanın kalkıp bir kabileye öyle ya da böyle karışıp yalınayak onların saçma sapan kıyafetleriyle yol alması, olanlara tanıklık etmesi emin olun ki sadece var olduğu o an içindeki ambiyans için geçerli oradan kurtulup günlük yaşamımıza döndüğünüzde elbetteki yaşadıklarınızı unutamazsınız birer deneyim olarak kalırlar ancak var olduğunuz hayata çok kolay adapte olacaksınızdır çünkü medeniyet her şeydir sahip olduklarınızdan vazgeçemezsiniz bir bilgeliğe ulaşmak için de bu eziyetlere katlanmanın çok anlamsız olduğunu düşünüyorum kaldı ki yazar da sonrasında kendi dünyasına çok çabuk adapte oluyor zaten:) Ve kltap
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Nemesis Kitap · 202527,5bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 29. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:50
Ahhh Vidar! Göz yaşlarımı tutamadım sonunda sana nasıl üzüldüm anlatamam. Benim de 3.5 yaşında bir kızım var şimdi onu daha da sarıp sarmayalacağım ona daha özenli davranacağım. Annelik kendinden önce bebeğini düşünmekti ve gerçekten bazı insanlar anne olmamalı. Herkese ayrı sinirlendim babana, annene, ablana. Kelimeler düğüm düğüm… Birisi kardeşlerime kızdığında karşında panter kesilirdim o yüzden Tora’ya da ayrı sinirliyim annem bile olsa benim kardeşime kimse öyle davranamaz. Toraa ne seni ne de anneni affedebilirim
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026905 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 9. kitabı
Çehov’un 44 yıllık ömründe tamamladığı son öykü sayılan Nişanlı, evlilik arifesindeki genç bir kızın hayatı sorgulamasını ve zincirlerini kırarak özgürleşme sürecini anlatıyor. Rus feodal yapısının yarattığı aylak insan profilini yere yere bir hâl oldun be Pavlovic. Ne var yani sistem; kendilerini tembelliğin kucağına atmış insanları yarattıysa ve işe yaramazlıklarıyla mahalle kahvelerinde geceleyen binler yarattıysa, oğulları ve kızları kendilerinin laciverti olmaktan başka bir kapıya çıkamıyorsa 3-4 soy. Yazarken bile yalandan olumlayamıyorum bu tekdüzeliği. O yüzden ben de bu Akçadağlılardan hallice taşlama becerisine sahip Anton abimin düşüncesinden taşacağım. Herif 44 yıllık ömrünü bu cehaletin karşısında geçirmiş, bize biraz daha fazla yıllar vaat eden bu hayatı; sırtı emperyalizmin şatafatına dayayarak geçirmek yakışmaz. Bu az önce bahsettiğim genç kızımız işte ; eve Moskova'dan gelen akraba Saşa ile kendini bulma sürecine girer. İçinde annesinin karbon kopya hayatını yaşayacağının kaygısını, sezgisini duymaya başlar ve şüphe eder evliliğe bu kadar yaklaşmış ve görünürde en önemli kararını verecekken hayatının; ve işte en önemli kararını Saşa ile kaçmakla kendine yeni bir yelken açmakta bulur. Saşa onun için yeni kapılar da açabilen bir çilingir görevi görür yani. Saşa ile kaçmak diyince ona bağrı yanık da sırılsıklam peşinden gidiyor sanılmasın, Nadya kendini bulabileceği bir eşik yaşamaktadır sadece. O yüzden ismini ilk defa şu an , özgürlüğüne adım atarken anmayı tercih ettim, ismini unuttuğumdan değil yani. -Biz de yedik, yeseniz güzel olurdu.- Nadya Moskova'da kendi yolunu çizmeye çalışır, eğitim alıp kendini geliştirir, bir kere girmiştir çünkü o yola; köyüne dönüp nişanlısıyla evleneceği yoktur ya bu saatten sonra, o da ancak ailesine keskin bir ket
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,906 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 164. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
"NUR DEDE" "Bediüzzaman bize birer parça kuru üzüm verdi. Dikkatle haline bakıyordum. Son derece sakin ve soğukkanlıydı. Etraftaki dağları ve gölü seyrediyordu parmakları ince uzundu Sanki içinde elektrik yanıyor gibi pırıl pırıl parlıyordu." Hiç düşündünüz mü, bir insan nasıl olur da sadece kendi ailesinin değil, tüm insanlığın dedesi olmayı başarır? Nasıl bir yürek gerekir ki herkese seslenebilsin, herkesle halleşebilsin ve sevgiyle herkese ulaşabilsin? Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatına ve manevi dünyasına samimi bir yolculuğa çıkarıyor, bizi yazar. Öyle bir büyük insan ki, onun için "bizim" ve "onlar" diye bir ayrım yok. Onun gönlü, sadece bir aileye değil, bütün bir ümmete, hatta tüm insanlığa açılmış. Hayatı boyunca tek bir gayesi olmuş: İnsanların imanlarına hizmet etmek. Ne mal mülk derdi, ne makam mevki... Onun için asıl zenginlik, gönüllere dokunabilmekti. İnsanların bu dünyada huzur bulması, ahirette ise kurtuluşa ermesi için gecesini gündüzüne katmış. Herkese ulaşmaya çalışmış, kimseyi ötekileştirmemiş. "Benimkiler" dememiş, "Hepimiz" demiş. Maneviyat büyüklerini anlatmak bazen zor olabilir. Ağır bir dille anlatıldığında, anlamakta zorlanabiliriz. Ama bu eser, onu çok seven bir gönülden çıkmış. Öyle bir üslup ki, sanki dedemizle sohbet ediyoruz. Sanki o büyük zat, karşımızda oturmuş bize nasihat ediyor. Çünkü onun hayatı, hepimize örnek. Çağımızın bencillik ve yalnızlık girdabında, herkesi kucaklayabilen bir yüreğin mümkün olduğunu gösteriyor. Gösteriyor ki, sevgi sınırsızdır, merhamet tükenmezdir. O, hepimizin dedesi. Sadece birilerinin değil. Ve onu tanımak, hayatımıza yeni bir pencere açmak demek. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Nur DedeMehmed Paksu · Folıant Yayınları · 2026149 okunma