Oysa Ki

Oysa Ki
@oysaki
Gemisiz
Kayıkla açılanların kulağında çalan şarkılar bellidir. Böylece denizi biraz unutabiliriz. Deniz bir manzaraya dönüşür. Şarap rengi dumanlar bizi sarar. Manzaraya dahil oluruz. Manzara resimleri hep ezbere ve mutludur. Felaketlerden uzak.
Sayfa 42 - İletişim
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Konuşmak her şeyi yanlış anlamanın, her şeyi bir sığlık ve boşluk içine sürüklemenin kesin yoludur. - Çünkü beni anlamak istemiyorsunuz, kendinizi de ayrıca. İstediğiniz tek şey, size yöneltildiğini hissettiğiniz uyarıdan yakanızı kurtarmak. Gereken etiketi bulup beni bir yere yerleştirmek, böylece hem uyarının, hem benim yüzüme kapıları kapamak. Suçlu ve akıl hastası gibi sözlerle yapmayı deniyorsunuz bunu, durumumu ve ismimi öğrenmeye kalkıyorsunuz. Ne var ki, bütün bunlar insanı anlamaktan uzaklaştıran bir kandırmacadır; çünkü hepsi, sevgili hanımefendi, kötü biçimde anlamanın yerine konulan bir şeydir, anlama isteğinden, anlama gereğinden bir kaçıştır daha çok.
Sayfa 47
Sık sık korkuya kapıldığım da olur. Ama sonra yine önceki durum çıkıp gelir ve korku silinip gider içimden, her şeyi yine umursamazlıkla karşılarım. O zaman güçlü hissederim kendimi. Daha doğrusu umursamazlık yerinde bir sözcük değil, ne olursa her şeyi olağanüstü bulurum, her şeyi baş tacı ederim.
Sayfa 46
Ezilenler arasında en az delilerle ilgileniriz.
Sayfa 49
Kendi halkının kolektif acılarını temsil etme, çektiklerine tanıklık etme, hala ayakta olduğunu gösterme, belleğini pekiştirme yolundaki bu olağanüstü önemli göreve bir şeye daha eklenmelidir ki bunu gerçekleştirme yükümlülüğü yalnızca entelektüele aittir bence. Manzoni, Picasso, Neruda gibi birçok romancı,ressam ve şair kendi halklarının yaşadığı tarihsel deneyimi estetik yapıtlarda cisimleştirmişler, bunlar büyük başyapıtlar olarak tanınır olmuştur. Demek istediğim şu: Bence entelektüelin görevi krizi evrenselleştirmek, belli bir ırkın ya da ulusun çektiği acıları daha geniş bir insani bağlama oturtup bu deneyimi başkalarının acılarıyla ilişkilendirmektir.
Sayfa 51