İçimizdeki Bitmek Bilmeyen Savaşlar
Puan vermedi·375 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:32
Khaled Hosseini, süslü kelimelerin arkasına sığınmadan dostluk, ihanet ve vicdan gibi insanlığın en kadim duygularını çıplak ve sarsıcı bir dille anlatmış. Babanın "Yalan söylediğinde, bir insanın gerçeği bilme hakkını çalarsın" deyip en büyük yalanı kendisinin söylemesi büyük bir tezat. Gerçekleri Emir'den saklaması bir yana; Ali'ye ihanet etmesi, öz oğlunun hayatından yerini çalması ve bu sırlarla ölmesi, insana cidden "Başkalarına öğüt verenler, aslında kendi suçluluk duygularını mı gizliyor?" sorusunu sorduruyor. Asıl savaşı bir çocuğun gözünden anlamaya çalışırken, sona doğru yetişkin bir insanın içindeki o savaştan nasıl kurtulacağını anlamaya çalışıyor insan. Gerçekten çok etkileyiciydi. Umarım içimizdeki bitmek bilmeyen savaşlar güzel sonuçlar ile neticelenir...
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,751 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:30
SPOİLER İÇERİR! Birinci kural: Kurallara uy. Üçüncü kural: Babagoo her zaman haklıdır. Dördüncü kural: Sadece Babagoo'ya inan. Beşinci kural: Korkunç kulak ver. Altıncı kural: Hiçbir işaretin olmaması bir işaret olabilir Yedinci kural: Asla dolaba dokunma. Sekizinci kural: Binlerce gün Dışarda'n gelmesem bile beni aramaya gelme. Dokuzuncu kural: Açgöz gelince saklan. Onuncu kural: Ortalıkta başıboş dolaşma. On birinci kural: Şişen hayvanlardan uzak dur. On ikinci kural: Asla duvarın üzerine çıkma. On dördüncü kural: Günlük işleri tamamlamak gerekiyor. On beşinci kural: İçeri'yi onun bizi koruduğu gibi koru. On altıncı kural: Bıçağını unutma. Yirmi birinci kural: İçerideki hayvanlara asla zarar verme. Yirmi ikinci kural: Geceleri Yuva'dan çıkmak yok. Yirmi dördüncü kural: Yükseklere çıkma. Yirmi altıncı kural: Tuzakların görünmediğinden emin ol. Yirmi yedinci kural: Kakaları bırak ama onları aynı yere yığma. Yirmi sekizinci kural: Eğer bir Dışarılı seni görürse İçeri'den uzaklaş ve güvende olana kadar saklan. Yirmi dokuzuncu kural: Bir Dışarılı seni yakalarsa boğazını kes, üzerini çöplerle ört. Sonra mümkün olduğu kadar hızlı ve dikkatli bir şekilde İçeri'ye dön. Otuzuncu kural: Buzdolabının kapısını her zaman kapalı tut. Babagoo, Landfill’i Dışarı'daki tehlikelerinden korumak için sert kurallar koyuyor ve ona dışarısı hakkında korkutucu hikayeler anlatıyor. Ancak Landfill büyüdükçe, her çocuk gibi sınırların ötesini merak etmeye, Babagoo’nun otoritesini ve "İçeri'yi ve bizi korumak için söylenen yalanları" sorgulamaya başlıyor. ... Modern dünya bize sürekli tüketmeyi ve eskiyen her şeyi arkamıza bakmadan fırlatıp atmayı öğretiyor. Peki, bizim "çöp" deyip geçtiğimiz o atıklar, bir başkasının tüm evreni olsaydı? Darren Simpson, Çöpçüler romanında tam olarak bu sorunun
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020677 okunma
Sefiller
Puan vermedi·1724 syf.··
2026 36. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 19:09
Sefiller Kitap özeti (spoiler) Romanın başkahramanı Jean Valjean'dır. Jean Valjean, açlıktan ölmek üzere olan kız kardeşinin çocuklarına ekmek götürebilmek için bir somun ekmek çalar. Bu suç nedeniyle kürek mahkûmu olarak hapse gönderilir. Kaçmaya çalıştığı için cezası uzar ve toplam on dokuz yıl hapiste kalır. Hapisten çıktığında özgürdür ancak toplum tarafından dışlanır. Her yerde eski bir mahkûm olduğu için hor görülür ve iş bulamaz. Bir gece, kendisine kapısını açan iyi kalpli bir din adamı olan Piskopos Myriel ile karşılaşır. Jean Valjean, piskoposun evinde misafir edilir ancak gece gümüş takımları çalıp kaçar. Yakalandığında piskopos onu ele vermek yerine gümüşleri kendisine hediye ettiğini söyler. Ayrıca iki gümüş şamdanı da vererek hayatını iyilik yaparak geçirmesini öğütler. Bu olay Jean Valjean'ın hayatının dönüm noktası olur. Yıllar sonra başka bir isimle yaşamaya başlayan Jean Valjean çalışkanlığı ve dürüstlüğü sayesinde zenginleşir, bir fabrikanın sahibi olur ve hatta bir kasabanın belediye başkanı seçilir. Ancak geçmişi peşini bırakmaz. Onu yıllardır takip eden polis müfettişi Javert, Jean Valjean'ın gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu sırada tabrıkasında çalışan genç kadın Fantıne trajık bır hayat sürmektedir. Fantine, evlilik dışı doğan kızı Cosette'i bakmaları için açgözlü han işletmecileri Thénardier Ailesi'ne bırakmıştır. Ancak bu aile küçük Cosețte'e kötü davranmakta ve Fantine'den sürekli para istemektedir. İşini kaybeden Fantine yoksulluk içinde yaşamaya başlar; saçlarını, dişlerini satar ve sonunda hayat kadını olmak zorunda kalır. Hastalanarak ölmeden önce Jean Valjean'dan kızına sahip çıkmasını ister. Fantine 'in olümünden sonra Jean Valjean sozünü tutar ve küçük Cosette'i Thénardier ailesinin elinden kurtarır. Onu öz kızı gibi
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
9/10
·124 syf.··
2026 34. kitabı
Saniye hanım doktor sırası ona geldiğinde usulca içeri girdi. Doktor şikayetlerini sorunca başladı anlatmaya. İnsanlar doktorlara bir şeyleri iyileştirmek ya da geçirmek için gelirken Saniye, geçen bir şeyin geri gelmesini istiyordu. Her zaman yerinde duran ağrısı geçmiş ve bir yerlere kaybolmuştu. Onun hissettiği, yanında olan tek şey bu ağrıyken o ağrının da kendisini terk etmesi daha da yalnız hissetmesine neden olmuştu. İşte bu yüzden yitirdiği ağrısını tekrar geri getirmesi için mecburen doktora gelmişti. Doktor onca hasta görmüştü, bir çok kişiyi iyileştirmişti ama ilk kez böyle bir hastayla karşılaşmıştı. Uzun uzun dinledi Saniye’yi. Adının konma hikayesinden, çocukluğuna, kimsenin görmediği kocası Fahri den çocukluk arkadaşı Rauf’a kadar hayatının hepsini doktora anlattı. Doktor ısrarla ağrıları geçirdiğini ama giden bir ağrıyı geri getirmenin onun işi olmadığını anlattı. Saniye bütün doktorları tek tek gezdiğini en sonunda derdinin dermanının onda olduğunu söyledi ve yine başladı hayatından bir bölüm anlatmaya.. Saniye anlattı doktor dinledi, Saniye geçmişiyle yüzleşti doktor dinledi, Saniye yalnızlığına çare aradı doktor yine dinledi.. • İnsan çocukluğunda yaşadığı bir şeye takılıp kalabilir ömrü boyunca. Bazen bir tokatın acıttığı yanağında bazen de çocukluk edip yaptığı bir hatada.. Karşısına çıkan hiçbir şey ya da hiç kimse onu unutturamaz.. Kitaba dair her şeyi çok sevdim. Kısa ve öz oluşu, etkileyici anlatımı ve yoğun duygu geçişleri.. Okuyunuz mutlaka, kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim. Keyifli okumalar
Zaman Kaybından Ölen Kadının HikayesiAli İpek · İletişim Yayınları · 202656 okunma