Ya sen hala burada mısın, hala ölmedin mi diye onu alaya aldı kabil, bu koyunlar yaşadığı sürece ölmeyeceğim, onlara bakmak için dünyaya gelmiş olmalıyım, onları bağlayan ipi yemelerine engel olmak için, daha kötüsü için dünyaya gelmiş olanlar var.
Paşa Mersin gezisinde
“ Siz bana önce yoksulları, yani işleyenleri, yani ekip biçenleri, yani çarıklıları gösterin! demiş.
Deha Paşa’m, onlar kıyılarda dikelir, zatınızı uzaktan seyrederler diye cevap vermişler.
Söyleyin yakına gelsinler!
Yol açmışlar. Kendi ekip biçenler… Buyur Paşa’m! demişler.
Sormuş: bu konak kimin?
Ali Bey’in demişler
Şu konaklar kimin?
Veli Bey’in demişler
Şu bahçe kimin?
Hasan Ağa’nın
Şu tarla kimin Hüseyin Ağa’nın
Peki sizinkiler hani?
…………..susmuşlar!
Susmayın nerde sizinkiler?
Bizimkiler yok Paşa’m! demişler
Onlar buraları kapışırken sizin elleriniz armut mu topluyordu? Siz ne yapıyordunuz?
Biz o zaman bu topraklar için savaşıyorduk Paşa’m! demişler”