özhan sercan

özhan sercan
@ozhansercan
Dindar geçinen kişi, dini faaliyetlerini -yani ibadetini, iyilik davranışlarını- bu dünyada veya öbür dünyada elde edeceği bazı kazançlar için yapıyorsa, bu kişi nesnel beni -egosu- ile hareket ediyor, diyemez miyiz?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin? M.K. ATATÜRK
İnsan
İçimizdeki Çocuk sağlıksız aile ve kültür ortamında normal psikolojik gelişimini gerçekleştiremez. Böyle sağlıksız ortamda yetişen kişiler, kendileri yetişkin olunca, kendi çocukları için sağlıksız bir ortam yaratmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Çocuklarının da kendileri gibi sağlıksız yetişmesi onlar için önemlidir; ancak bu şekilde kendi sağlıksız durumları onlara "normal" görükür. Bu durumu devam ettirebilmek için sağlıksız aile kendine özgü gelenekler, sağlıksız toplum da o topluma özgü kültür değerleri yaratır.
Aşk özler, korku kaçınır. Aynı kişiyi en azından aynı zaman dilimi içinde hem sevip hem sayamayışımızın nedeni budur. Çünkü saygı duyan, gücü tanır, yani ondan ürker: hürmettir içinde bulunduğu durum. Ama aşk gücü tanımaz, ayıran, farklılaştıran, yukarıya ya da aşağıya yerleştiren hiçbür şeyi tanımaz. Saygı duymadığı için, saygınlık düşkünü insanlar sevilmeye karşı gizliden gizliye ya da açıktan açığa hırçınlık ederler.
İnsanın hep canı sıkılır, her şey yutulamayan bir lokma gibi ağızda büyür ve sonsuza dek sürecekmiş gibi gelir; insan içsel bir boşluk içindedir ve kendini kullanılmış hissetmektedir, duyuları ve duyusal ihtiyaçları ölmüş gibidir, isteksiz ve yorgundur. Canlandırılmaya, bağımsızlaşmaya ve gerileme içeren tepkilere eğilim göstermektedir.