Neden attın acılı ateşini,
birden, yolumun soğuk yaprakları arasına?
Kim öğretti seni bana getiren yürüyüşü
Hangi çiçek, hangi taş, hangi duman gösterdi meskenimi?
Toplayın topraklardan acıya bulanmış yürek atışını,
yalnızlıkları toplayın,
ekili topraklardan buğdayı:
Bayraklar altında filizleniyor her şey:
Bizi çağırmakta yeniden eski ses.
Maden köklerine inin,
ıssız madenin doruklarına,
toprak üstündeki insanın kavgasına dokunun
yazgısı ışık olan elleri hırpalayan acıyla.
Vazgeçmeyin savaşan ölülerin
size uzattıkları günden.
Her başak toprağa ekilen bir taneden doğan
ve buğday gibi, parmakla sayılmayan halk,
birleştirmekte köklerini, çoğaltmakta başakları
ve yükselmekte öfke fırtınasında
evrenin aydınlığına.