Kurtuluş gibi görünen her şey, bazen yeni bir esaretin başlangıcıydı. Ve belki de en büyük kapanlar en sessiz olanlardı.
Sayfa 77 - Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık
Alıntı
Bazıları ;))
“Kendi kendiyle çelişen bir durum değil mi bu? Bir tür paradoks?”
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir düşünsenize, bir katile karşı uyarmak için birinin peşinden koşuyorsunuz ve bu kişi sizin katil olabileceğinizi farz edip sizden ka-çıyor.
Sayfa 53·Kitabı okudu
1000Kitap
İnsan ölümle tamamlanır. Yaşarken hiçbirimiz henüz tamamlanmış sayılmayız... Böyle bir paradoks var işte.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Güzel paradoks…
Şu anda birden herhangi birini veya topluca on kişiyi öldürmek ya da dünyada en kötü sayılan son derece korkunç bir şey yapmak esse kafama, bana işkenceler etmeyi, acılar çektirmeyi düşünen mahkeme iki üç hafta sonra öleceğimi öğrenince acaba ne büyük bir çıkmaza düşerdi?
Sayfa 522·Kitabı okuyor
Alıntı
Friedrich Nietzsche
Bir Don Juan, cehenneme gönderilmişti; bu çok naiftir. Cennetin bütün ilginç insanlardan yoksun olduğuna dikkat ettiniz mi?— Sadece kurtuluşlarını en iyi nerede bulacaklarına dair, kadınlara yapılan imalı bir dokundurma— “Büyük insanın” ne olduğuna biraz tutarlılıkla, hatta derinleştirilmiş bir görüşle yansıttığımızda, kilisenin bütün “büyük insanları” cehenneme gönderdiğine dair hiçbir kuşku kalmaz— “İnsanlığın bütün büyüklüklerine” karşı savaşmaktadır. 872 (1884) Bir insanın haksız yere benimsediği haklar, kendi üzerine yüklediği görevler, kendini eşit hissettiği görevlere bağıntılıdır. İnsanların büyük birçoğunluğu varolma hakkına sahip değildirler; daha yüce insanlar için bir talihsizliktirler. 873 (1884) Egoizmin yanlış anlaşılması— Ne fethetme zevki ve büyük aşkın doymazlığı, ne alt edilmek isteyen, zorlanmak isteyen, kalbine girilmesini isteyen taşkın güç duygusu hakkında hiçbir şey bilmeyen olağan mizaçlar açısından— sanatçının malzemesiyle bağıntılı dürtüsüdür. Çoğu zaman hareket alanı arayan sadece harekete meraklı olmaktır. Olağan “egoizmde”, kendini korumak isteyen tam olarak “ego-suzluk”, derinden ortalama olan yaratık, insan türüdür; daha nadir, daha ince ve daha az sayıda olan ortalama insanlar bunu fark ettiklerinde, bu onları kızdırır. Çünkü onlar şöyle hüküm verirler: “Biz daha asiliz! Bizim korunmamız, şu sığırların korunmasından daha önemlidir!” 874 (1884) Hükümdarların ve hükmeden sınıfların dejenerasyonu, tarihteki en büyük talihsizliklerin nedeni olmuştur! Romalı Sezarlar ve Roma toplumu olmadan, Hıristiyanlığın deliliği hiçbir zaman güç kazanamazdı. Daha düşük seviyede insanlar, daha yüce insanların olup olmadığına dair kuşkuya düşmeye başladıklarında, tehlike büyük demektir! Ve sonunda daha düşük seviyede olanlar ve buyruk altındakiler,
Felsefe