Paradoks hakikatin, muamma ise sanatın mahiyetidir. Martin Heidegger
Felsefe-Düşünce
Aşırı sağcı Ben-Gvir’in "Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail ABD’nin bir sömürgesi değil" cümlesi ile Netanyahu’nun "Güvenlik şeridinden çekilmeyeceğiz" inadı, sadece bir askeri strateji değil; İsrail sağının siyasal ve sınıfsal hayatta kalma refleksidir. Beka Stratejisi: Netanyahu ve onun radikal ortakları (Ben-Gvir, Smotrich), içerideki iktidarlarını ve yargı karşısındaki dokunulmazlıklarını ancak ve ancak kesintisiz bir savaş statüsüyle koruyabiliyorlar. Trump ve Pezeşkiyan’ın Lübnan dahil tüm cephelerde ateşi kalıcı olarak kesmesi, Netanyahu hükümetinin içerideki meşruiyet zeminini bir gecede havaya uçurur. Bu yüzden Trump’a telefonda "Saldırılara devam edeceğiz" diyerek, bizzat ABD başkanının "büyük zafer" imajını sahada sabote etme riskini bile göze alıyorlar. Bu durum, küresel sermaye ile bölgesel militarizm arasındaki o organik bağın nasıl çatırladığını gösteriyor. ABD'nin (Trump'ın) Derdi: Petrolün akması, borsanın rekor kırması ("Motorlarınızı çalıştırın" tweet'i) ve finans kapitalin küresel risk primini düşürmek. Trump için Ortadoğu dosyası kapandı, Versay'da imzalar atıldı, bilanço temizlendi. İsrail'in Derdi: Bölgesel bir devlet olarak, yanı başındaki Hizbullah ve İran gerçeğiyle Amerikan koruması olmadan baş başa kalmak. Netanyahu çok iyi biliyor ki, ABD bölgeden elini eteğini çektiği an, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde tek başına bir işgali sürdürmesinin askeri ve ekonomik maliyeti uzun vadede katlanılamaz olacaktır. Bu yüzden "Mücadele bitmedi" diyerek, Washington'ı yeniden sahaya çekmeye, o çözülen zinciri zorla geri bağlamaya çalışıyor. Normal şartlarda yarın (19 Haziran) İsviçre’de bir imza töreni daha bekleniyordu ancak bugünkü Versay ve Tahran imzalarından sonra o masanın akıbetinin belirsizleşmesi, İsrail'in yarattığı bu diplomatik
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
-"Böyle kabul olmalı" ifadesi neden bir zorunluluk ve anlatılma mecburiyetinde temeller, rastgele sonsuz bir yapı için anlamlı değil ki, çevredeki insanları cahil bilim bilmiyor ben biliyorum öğrenin demek, uydurma öğreti, diller ile zorlamak bu düşünceye göre saçma -Rastgelelik bir kural olamaz çünkü kural da sınır koyar bu iki ifade çelişik paradoks -Beynin yapısının çözülememesi evrenin çözülememesi gibidir, ikisi de başlangıç bitiş noktasında sınırları olan yapılardır, bizim algılayamamamız sınırı olmadığını göstermez -Evrenin açıklamasını özelliklerini ifade edebiliyorsak bu evrenin parçalanabilir başlangıç sonu olan bir yapı olduğunu gösterir derdim. Şu fizikte matta başlangıç bitiş sınırlarının problemlerde zorunlu olarak verilmesi argümanı iyi ama derine girilmeli işte.Bir de sonsuzluğu biz kağıda sığdıramazdık -Eğer evren gerçekten kelimenin tam anlamıyla "sonsuz ve kağıda sığmaz" olsaydı, insan zihni onun hakkında tek bir mantıklı cümle bile kuramazdı. Bir şeyi kağıda dökebiliyor, formüle edebiliyor ve üzerine düşünebiliyorsak; o şey zihnimizin (ve dolayısıyla evrenin fiziksel sınırlarının) içine sığıyor demektir.
1000Kitap
Neden dini kitaplara bu kadar uzağız?
Alıntının da çok güzel ifade ettiği gibi; çabucak kırılacak cam hükmünde olana kapılıp yüzlerce romanı, felsefi metni devirirken, ilk emri 'Oku' olan bir kelamı tamamen görmezden gelmek büyük paradoks. Onlarca kitap deviren entelektüel birikimin, kendi inancının kaynağına ya da onu anlatan bir kitaba geldiğinde neden bu kadar mesafeli kalır? Şişe elmastan daha çok göz alıyorsa bir yerde bir eksiğimiz var demektir.
1000Kitap

Rojda

@rojdayildirim
·
Onlar şişe, Kur'an elmas hükmünde...
...dünya maişeti, ya rütbeleri için fenleri ders okumak, bu kısacık dünyevî hayatta derecesi, faidesi bir ise; ebedî hayatta Kur'an ve Kur'anın kudsî kelimelerini ve nurlu ve imanî manalarını öğrenmek, binler derece daha kıymetlidir. Onlar şişe hükmünde, bunlar elmas hükmündedir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Alıntı
Malya'da Bir Paradoks: 1240 Babai İsyanı'nın Bastırılmasında Frank Paralı Askerleri ve Selçuklu Meşruiyet Krizinin Anatomisi Bir Devletin Kendi Eliyle Açtığı Yara Bir devletin, kendi tebaasına karşı yabancı bir kılıcı sahaya sürmesi, salt askeri bir tercih değildir; bu, devletin kendi toplumsal sözleşmesiyle arasındaki bağın ne ölçüde gerildiğinin de bir itirafıdır. 1240 yılında Kırşehir yakınlarındaki Malya Ovası'nda yaşanan çatışma, tam da bu türden bir itirafın sahnelendiği yerdir. Anadolu Selçuklu Devleti, Baba İlyas ve Baba İshak önderliğindeki büyük Türkmen-derviş hareketini bastırmak için, ordusunun en etkili vurucu gücü olarak zırhlı Frank paralı askerlerini öne çıkarmıştır. Bu makalenin amacı, sayısal olarak küçük bir askeri unsurun —birkaç yüz ya da bin kişilik bir Frank süvari gücünün— nasıl olup da 13. yüzyıl Anadolu'sunun toplumsal hafızasında bu denli ağır bir iz bıraktığını, dönemin kaynakları ve modern araştırmalar ışığında incelemektir. İddia şudur: Malya Ovası'ndaki bu askeri detay, Selçuklu'nun kendi toplumsal tabanıyla ilişkisinde yaşanan derin bir kopuşun en görünür semptomudur ve bu semptom, sonraki yüzyıllarda Anadolu'nun siyasi-dini hafızasını şekillendiren bir referans noktasına dönüşmüştür. Olayın Anatomisi: Kaynaklar Ne Diyor? Babai İsyanı'nı birinci elden anlatan dört temel kaynak bulunmaktadır: Selçuklu sarayına hizmet eden İbn Bîbî (el-Evâmirü'l-Alâiyye), Süryani tarihçi Bar Hebraeus (Ebü'l-Ferec), vak'anüvis Sibt İbnü'l-Cevzî ve isyanın bastırılmasına bizzat katılan Frank birlikleriyle Anadolu'ya gelen Dominiken misyoner Simon de Saint Quentin. Bu dördüncü kaynak özellikle dikkat çekicidir: Simon, olaydan altı yıl sonra Anadolu'ya geldiğinde, hem isyanı bastıran Frank askerleriyle hem de Türkmenler ve yerli Hristiyanlarla görüşerek
Tarih
Heyyooo bilim kurguya doymayan hazır mısınız
DARK Şuraya hemen ekleyeyim filmi Kaynak: Hdfilmcehennemi share.google/cE0LGVznQk6VYGQDV Karanlığın ne olduğunu bilen, ışığa hasrettir. ★★★★★★ Her şeyi affedilir ama asla unutulmaz. ★★★★★★ Eğer her sonda hep kendimizle yüzleşeceksek hangi yoldan gitmeyi seçtiğimizin bir önemi var mıdır? ★★★★★★ Hepimiz tek bir gerçeği paylaşıyoruz. Doğuyoruz ve ölüyoruz. Ölene kadar hangi yollardan geçtiğimizi fark etmiyoruz. ★★★★★★ Asıl ve gerçek soru, nerede değil ne zaman olduğudur. ★★★★★★ Uzun süre uçuruma bakarsan o da senin içine bakar. ★★★★★★ Offff siz deyin 10 numara ben diyim 5 yıldız🤌🏽. Zaten her izleyenin her çok uzun zamandır şöyle tadından geçilmeyecek biraz da sınırları zorlayacak beyin kıvrımlarını çıtırından bi yerinden oynayacak bilim kurgu izlemek isteyenler tam da yerinde şu an. Açıkçası şöyle ki öyle çok bi bilim kurgu izlemişliğim yok, başarılı ve sürükleyici tadında bulamadığım için. Lakin çok seviyorum bu zaman yolculuğu paralel evren bilinçaltı telkinleri zaman içinde mi dışında mı var olmak gibi konuları 🫠🫠 Benim elimde olsa hepinizi hipnotize eder hemen şu an su saniye izletirdim öyle diyim. 🫠 Lütfen bir şans verin çok isterim. Felsefeyi bile bu kadar seçmece dağıtımı yapıta çok değişik bir hava katmış. Zaten hangi yanı sönük ki. Determinizmin dik âlâsını yaşatan harika bir bilim kurgu dizisi. Ayrıca özel görelilik teorisi ve döngüsel zaman kavramları incelikle İşlemekte. Ortaya çıkan gizemli mektupların birbirine bir paradoks halinde zincirlendiği ve zaman döngüsünü kırması kıvanç duyulası. --- Bu kadar çeşitli felsefeyi bir arada yayımlamak çok güç isteyen bir beceri. Öyle ki senaristler bunu fevkalade birleştirmiş bir panoramada. Resmen zamana karşı bir döngü zaman felsefesi sergisi ya da akıl oyunları
Dizi