Paragrafnbasi

Paragrafnbasi
@paragrafnbasi
Nosce te ipsum.
Herkesle fikir birliği içinde olması “kendi” düşüncesinin doğruluğunu kanıtlamasına yardım eder. Gene de içlerinde hâlâ az da olsa farklı olma gereksinimi duyarlar. Bu isteği, yarattıkları ufak tefek farklılıklarla açığa çıkarırlar. Çanta ya da kazağa taktıkları isimlerinin baş harfleri, banka veznesindeki isim plaketleri, Cumhuriyetçilere karşı çıkarken Demokratları tutma, Shriner’lar yerine Elk’lere yandaş olma, kişisel farklılıklarının göstergeleri haline gelir. Reklamlardaki “bu farklıdır” sloganı gerçekte tükenmiş olan bu acıklı farklı olma isteğinin göstergesidir.
Sayfa 35
Reklam
önceki gün at sırtında seyahat ederken, ve sevmediğim bu yolculuğu düşünürken, aşk’a tesadüf ettim yolun tam ortasında, üstünde bir seyyahın pek hırpani kılığıyla. yüzünde perişan, zavallı bir ifade vardı, görenler eski kudretini kaybetmiş sanırlardı; derken bana yaklaştı, keder ve efkâr ile, başını eğmişti öne, kimseler görmesin diye. gözü bana ilişince, ismimi zikretti bir kere, ve dedi ki: “çok uzak diyarlardan gelirim, yüreğin oralarda bekler, ben istedim diye, şimdi de giderim yüreğini başkasına vermeye.” derken bir bürün oldu benimle, birden yok oldu, anlamadım niye.
Sayfa 22
Aşk
... bense dokuzuncu yaşımı doldurmak üzereydim onu ilk gördüğümde. O gün üstünde sade, hoş bir kırmızı elbise vardı, genç yaşına uygun şekilde giyinmişti. Yemin ederim, işte o anda, kalbimin en saklı odasında varlığını sürdüren yaşam hissi öyle şiddetle titremeye başladı ki bedenimin her zerresi de onu la birlikte titredi... ve ağzımdan şu sözler döküldü: İşte benden kudretli bir ilah, gelecek ve bana hükmedecek. O anda, tüm hislerin algılarını ilettikleri, azametli odasında oturan o hayat dolu ruh merakla kavruldu ve özellikle görme hissine eğilip şunları söyledi: Sana saadet göründü. Ve o anda beslenme fiilini idare dden fıtrat hissi ağlamaya başladı ve gözyaşları içerisinde şunları söyledi: Eyvahlar olsun! Bu dan böyle pek çok kez rahatım bozulacak. O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hâkim oldu; öyle bir Aşk ki, muhayyilemin ona takdim ettiği kuvvet sayesinde tesis ettiği kesin ve etkin hâkimiyeti karşısında emirlerini yerine getirmekten başka çarem kalmadı.
Sayfa 12
"çok geçmez başlar soylu bir sürünün tayı ovada daha çalımlı, rahvan gitmeye, yumuşacık, büke büke bacaklarını. en önde giden tay tehdit saçan suları, çekinmez denemekten, hiç tanımadığı köprüye güvenir, olur olmaz gürültüden hiç ürküntü duymaz. ince uzundur başı, boynu yüksek, karnı kısa, dolgundur sırtı, birçok kas belirir soluğu güçlü göğsünde. (...) uzaklardan silah sesleri duyunca da, duramaz yerinde, diker kulaklarını bir titreme alır organlarını bütün. tutar içinde biriken ateşi, sonra fışkırır dışarı burun deliklerinden. vergilius, georgica, 3, 75-85.
“doğan güneşin gururlandırdığı insanlar, batan güneşle dermansız kalacaklar. kimse fazla güvenmemeli zaferlerine, ne de kimse kesmeli umudu iyileşme yolundan. clotho birini diğeriyle karıştırır ve durur, şans durmak nedir bilmez, herkesin kaderini döndürür. kime böyle yüce bir iyilik yapılmıştır ki yarın da var olabileceklerini garantilesinler. tanrı hayatlarımızı oradan oraya savurur, bir kasırganın içinde gibi döndürür durur.” seneca, thyestes, 613.
Reklam