Although their inaugural products now seem tame by comparison, through their battle to outdo one another, Hefner, Guccione, and Flynt groomed Americans into accepting today’s hard-core Internet porn.
Topun ayakla sürüldüğü oyunun hakim olması daha çok ofsayt kuralının öncüsü Altıncı Kural yüzündendi: “Bir oyuncu topa vurduğunda, kendisiyle aynı takımdan biri rakibin gol çizgisine daha yakınsa oyun dışıdır ve oyuna dahil oluncaya kadar ne kendisi topa dokunabilir ne de herhangi bir şekilde başkasının bunu yapmasını engelleyebilir.” Kısacası, paslar ya yanlara ya da geriye doğru olmak zorundaydı; bir İngiliz erkeği doğrudan hedefe hareket etmenin şüphe uyandırıcı biçimde kurnazca ve erkeklik dışı olduğuna inandığından aksi asla kabul edilemezdi.
Thomas Pynchon ülkemizde fazla bilinmese de Amerika’da ve dünyada oldukça fanatikleri olan bir yazar. Kült seviyesine uğraşmış neredeyse. Gerçi bunda münzevi hayatı yaşaması ve bilinen son fotoğrafının 1940’ların sonunda çekilmesi gibi magazinsel şeyler de var. (Geçen yıllarda yakalanmış galiba nihayet paparazzilere -80 yaşındaki adamı ne yapacaklarsa:) Ama esas özelliği yoğun ve karışık kitaplar yazması. Bu kitaplar genellikle –Rüstem Batum’un deyişiyle- beyin tokatlayan eserler oluyor. İnsanlar anlayabilmek için zaman harcıyor bolca, yazar da tüyo vermeyince efsane olarak kalıyor çoğu şey. Mesela yazarın ödüllü kitabı Gravity’s Rainbow üzerine bir çok kitap/çalışma/tez vb. yazılmış.
Hatırlarsanız zamanında Goodreads okuyucularının okurken en çok zorlandığı kitaplarının listesini vermiştim size (#39495551 ) İşte Pynchon ‘un hemen tüm kitapları bu listede mevcut. Daha sonra bu listenin gazıyla biz de bir liste yapmıştık 1000 Kitap okurları olarak . ( #40159486 ) O listede ama sadece bu kitap var. Çünkü bugüne kadar yazarın başka bir kitabı Türkçeye çevrilebilmiş değil. Neden 49 Numaralı Parçanın Nidası peki ilk çevrilen , çünkü en kısa ve nispeten en kolay kitabı. Yazarın kendisi bile bu kitabı fazla tutmuyor, Hikayelerini topladığı Slow Learner kitabının önsözünde; hikaye olarak yazmasına rağmen kitabın roman olarak pazarlandığını ve kitabın kendi öğrenme eğiminde olumlu ya da profesyonel bir yönde olduğunu düşünmediğini, sanki o zaman akadar öğrendiği şeyleri unutmuş olduğunu söylüyor.
Ama tıpkı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü en çok erişilebilen kitap 49 numaralı parça. Biz de sadece bunu okuyabildiğimiz için (Beni Türk çevirmenlere emanet ediniz:) biraz
Thomas Pynchon ülkemizde fazla bilinmese de Amerika’da ve dünyada oldukça fanatikleri olan bir yazar. Kült seviyesine uğraşmış neredeyse. Gerçi bunda münzevi hayatı yaşaması ve bilinen son fotoğrafının 1940’ların sonunda çekilmesi gibi magazinsel şeyler de var. (Geçen yıllarda yakalanmış galiba nihayet paparazzilere -80 yaşındaki adamı ne yapacaklarsa:) Ama esas özelliği yoğun ve karışık kitaplar yazması. Bu kitaplar genellikle –Rüstem Batum’un deyişiyle- beyin tokatlayan eserler oluyor. İnsanlar anlayabilmek için zaman harcıyor bolca, yazar da tüyo vermeyince efsane olarak kalıyor çoğu şey. Mesela yazarın ödüllü kitabı Gravity’s Rainbow üzerine bir çok kitap/çalışma/tez vb. yazılmış.
Hatırlarsanız zamanında Goodreads okuyucularının okurken en çok zorlandığı kitaplarının listesini vermiştim size (#39495551 ) İşte Pynchon ‘un hemen tüm kitapları bu listede mevcut. Daha sonra bu listenin gazıyla biz de bir liste yapmıştık 1000 Kitap okurları olarak . ( #40159486 ) O listede ama sadece bu kitap var. Çünkü bugüne kadar yazarın başka bir kitabı Türkçeye çevrilebilmiş değil. Neden 49 Numaralı Parçanın Nidası peki ilk çevrilen , çünkü en kısa ve nispeten en kolay kitabı. Yazarın kendisi bile bu kitabı fazla tutmuyor, Hikayelerini topladığı Slow Learner kitabının önsözünde; hikaye olarak yazmasına rağmen kitabın roman olarak pazarlandığını ve kitabın kendi öğrenme eğiminde olumlu ya da profesyonel bir yönde olduğunu düşünmediğini, sanki o zaman akadar öğrendiği şeyleri unutmuş olduğunu söylüyor.
Ama tıpkı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü en çok erişilebilen kitap 49 numaralı parça. Biz de sadece bunu okuyabildiğimiz için (Beni Türk çevirmenlere emanet ediniz:) biraz