Küçük Ağaç’ın Eğitimi öncelikle, yazarın büyük bir duyarlılıkla bütünleştiği Kızılderili bir çocuğun ruhunu yansıtıyor. Olayları aktaran 1. tekil kişi, kahraman anlatıcı, metindeki adıyla Küçük Ağaç, başından geçenleri algıladığı ve hatırladığı kadarıyla okuyucuya aktarıyor. Yaşamayı öğrenmeye çalışan bir çocuğun gözleri ve duyguları bize okumamız boyunca yol gösteriyor, doğanın içindeki yaşamı hem mizah hem de hüzünle sunuyor. Hayatı, ölüm dahil, bütün katmanlarıyla sevdiren derinlikli bir metin var elimizde.
Beş yaşında öksüz kalan bir çocuğun her türlü yapaylıktan uzak, her şeyin güzel yanını görmeyi öğreten bir büyükbaba ve büyükannenin yanında aldığı kısa süreli alternatif eğitimi anlatıyor. Küçük Ağaç’ın öğretmeni “ Büyükbaba Wales” melez bir Çerokidir. İyi bir çiftçi, daha da önemlisi bir bilge kişidir. Çevresindeki bütün canlıları anlayabilir, hissedebilir. Doğanın dengesini yaşayarak öğrenme yoluyla çok iyi kavramıştır. Torununa bir şey anlatacağı zamanı çok iyi bilir. Emir vermez ama unutmayacak biçimde öğretir. Bir şeyi kesin olarak bilmediği durumlarda, kendisine öyle geldiğini, mümkün olduğunu söyleyerek karşılık verir. “ Büyükanne Bonnie Bee” ise filozof edasıyla bazen derin metafizik konulara el atar. Bunları metaforlarla, bir çocuğun anlayabileceği bir biçimde anlatır. Torununa resmi bir okula gitmeden önce kelimeleri, ardından okumayı öğretir. Tarih okur, kavramları tartışırlar; politikacıları, insanları değerlendirirler. Büyükbaba az ve öz konuşarak, torununa elinden geldiğince her konuda yardım eder. Küçük Ağaç’ın Şekspir’den tutun da tarıma kadar birçok konuda bilgisi vardır. Küçük yaşta olmasına rağmen dedesine viski yapımında yardım eder. Ürettiklerini büyükbabasıyla birlikte şehre götürüp Bay Jenkins’e satar, payına düşeni alır. Çalışarak para