Cansel K

Cansel K
Yarayla alay eder yaralanmamış olan
Türkçe Öğretmeni
131 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Bana anlamı geri verin!
Puan vermedi·144 syf.·
2022 54. kitabı
Hayatın herkes için genelgeçer bir anlamı yok varsa bile biz ararken o çoktan gizlenmiş olacak gibi geliyor. Eskiden insanlar için hayatlarına anlam katmak daha kolaydı . Din, aile, millet gibi pek çok kavram insanlara kendini bir yere adama fırsatı sunarak hayatlarına kendilerince değer katmalarını mümkün kılıyordu. Günümüzde ise bu kavramların giderek yozlaştığını görüyoruz. İnsan tarafından yaratılan tüm adanmışlık hikayelerinin postmodern çağ ile birlikte değersizleşmesi çoğumuzu daha öznel anlamlar yaratmaya itiyor. Evet, anlam bulunan değil yaratılan bir şey. Hatta yaratmak zorunda olduğumuz bir şey. Hayatımın anlamı yok derken bile anlamsızlığın anlam haline gelmesiyle yarattığımız bir şey. Artık işler bizim için daha zor. Çünkü bize verilenlerle yetinmeyip her düşünceyi büyük bir güvensizlikle oyarak ilerliyoruz. Her şey çok bireysel. Yanıtlar karmaşık, belirsiz, oynak. Buna rağmen hedefler koymamız, yanıtlar bulmamız, bir amaç için yeniyi üretmemiz dayatılıyor. Oysa kitabın sonundan da çıkardığım gibi hayat; anlam aramayı bıraktığımız noktada sadece iliklerimize kadar yaşayarak, severek anlamın kendiliğinden oluştuğu bir yol. Kimi zaman yolu beğenmeyiz, kimi zaman yürümeye mecalimiz olmaz, kimi zaman zorlu ya da kolay bir yoldur. Yaşamın herkes için tek anlamı sadece yaşamaktır. Kitapta da pek çok düşünürün görüşleriyle hayatın anlamına dair dil, Tanrı, toplumsallık bağlamında yorumlar getirilmiş. Okuması yer yer zor da olsa keyifli ve düşündürücü bir eserdi.
Felsefe-Düşünce
Hayatın AnlamıTerry Eagleton · Ayrıntı Yayınları · 2015583 okunma
Reklam
Spoiler
Puan vermedi·216 syf.·
2022 52. kitabı
Orta sınıf bir ailenin çocuğu olan Hans Gienbenrath'ın oldukça iyi giden akademik mücadelesinin giderek başarısızlığa uğramasını ve ardından Hans'ın hazin sonunu anlatan bir roman. Herman Hesse insana dair güçlü gözlemlerde bulunup karakterleri iyi betimlemiş. Kişilerin bulundukları sosyoekonomik şartlar içinde, eğitim sistemi içinde aldıkları şekilleri tutarlı bir şekilde ifade etmiş. Örneğin Hans'ın babası yalnızca çocuğunun başarısına odaklanan, kalın kafalı bir adam. Zaten roman da onun tasviri ile başlıyor. Öyle ki onu alsak ve komşu ailelerden biriyle değiştirsek fark edilmez. O kadar kendine has olmayan biri. Böyle bir babanın ve çevresindeki herkesin başarı beklediği büyük umutlarla bağlandığı Hans ne oldu da ustanın yanına çırak verildi? Aslında onun hayatındaki kırılma noktalarından ilki yıl boyu uğruna çalışıp didindiği ve sonunda kazandığı okula rağmen tatilinin zehir edilmesi. Emeklerinin karşılığı olarak tatilde sevdiği şeyleri yapacağını, balık tutup kırlarda koşacağını sanan Hans, gitti İbranice ve matematik çalıştı. Dur durak bilmeden çalışıp çalıştırılınca da haliyle tükendi. Okulda da hayatına giren çarkın dışında kalmak için uğraşan Heilner ile dostluğu bu tükenmişliği perçinledi. Belki aşina olduğu bir dünyanın dışından gelen ona cazip geldi. (Çünkü arkadaşı kesinlikle ona saygı duymayan biriydi bana kalırsa.) Heilner, Hans'ın çalışmalarına saygı duymayıp onu derslerinden alıkoyan, yalnızca kendini ifade etmek için Hans'ı kullanan narsist biri imajını oluşturdu kafamda. Bu nedenle ben ikisinin dostluğunda sıcak bir taraf bulamadım. Dostluklarının herhangi bir derinliği yoktu. Ancak Hans arkadaşının okuldan kovulmasıyla boşluğa düştü ve tepkisizleşti. Bu kısımlarda özellikle Hans'ın fikirlerini daha fazla iç monologla okumak isterdim. Sona doğru
1000k
Çarklar ArasındaHermann Hesse · Can Yayınları · 20202,042 okunma
Yalnızca, insanı hep Anlamların Anlamı'nı kovalamaya ayartan "derin" bir anlam anlayışıyla ilişiğimizi keserek özgür olabiliriz.
Sayfa 33
Felsefe-Düşünce
klinik kısmını okul olarak değiştirelim
...öğrencileri tembelleşip dikkatsizleştiğinde sertleşmeleri gerekse de bu sertlik asla soğukluğa dönüşmüyor. Çocuklara bakarken gözlerindeki ışık ne olursa olsun sönmüyor. Çünkü kliniğe girmek kalpten kalbe, gözden göze bir dalga gibi yayılan ruhun içine girmektir. Bu ruhta da acıma değil gurur gizlidir.
Sayfa 169
Eğitim
Reklam