Puan vermedi·114 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 10:27
aidiyetsizliğin yarattığı felaketi hissettirdi. "elime bir tabanca aldığımı hayal ediyorum. dayıyorum şakağıma. tetiği çekiyorum," dedi kitabında. sonrasında ise sözlerini gerçeğe dönüştürdü. oysa kitapta gelecek için ev seçtiği kadınla birlikteyken sesler kesilmiş ve sadece sükuneti duyuyordu.
Edebiyat
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,419 okunma
Yağmur, Edebiyat ve Sessizlik
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 16:24
“Hiçbir şey söylemek zorunda değilsin,” diyor, “bunu sakın unutma! İnsan çoğu zaman bir şey söylememek için bulunmaz bir fırsatı kaçırır ve tam da bu yüzden mahvolur.” İrlanda Defteri, huzur veren, düşündüren bir kitap. Okuma süresini bilerek uzatırken, neredeyse her bölümün sonunda kitabın kapağını kapatıp bir şeyler düşünürken buldum kendimi. Kitapta otuzdan fazla yazar bize eşlik ediyor. Bazı yazarlar bölümlerin ana konusu olurken bazıları ise satır aralarında karşımıza çıkıyor. Çevirisi yapılmış olsun ya da olmasın, bu kitaplar hakkında hem bilgi ediniyoruz hem de Meltem Gürle’nin anlatımıyla mest oluyoruz. Bu kitabı okuyan biri, James Joyce okumak için sabırsızlanacaktır. Joyce’u daha önce okumuş olanlarsa bilmedikleri belki de çok fazla şeyle karşılaşacaktır. Elbette Ulysses ve Finnegan Uyanması kolay okunması beklenmeyen kitaplar, ancak yine de okurun içinde okuma hevesi oluşacaktır. Bu kitaplara Dublinliler'de ekleniyor ve kitabın herhangi bir sayfasında bu eserlere konuk oluyoruz. Bazen roman karakterlerinin izini sürerken buluyoruz kendimizi. Kitapta geçen yerlere konuk oluyoruz, bitmeyen bir seyahat gibi. İrlanda hakkında birçok şey öğreniyoruz; bu tarz kitapların etkisini seviyorum. Yaşanmışlıklar üzerinden konuk olduğumuz onlarca hikâye bize sunuluyor. Hep söylerim ama çoğu insan bunun farkında değildir: çoğu insan günlük yaşamında sadece koşmaya programlanmış gibi yaşıyor. Belki ülkenin üzerimize çöken havası, belki dertler, belki de başka şeyler buna neden oluyordur. Ama insanlar birbiriyle konuşurken bile koşuyor; birbirlerini dinlemiyorlar. Bu kitap onlara da iyi gelecektir. Koşturmayı bırakıp biraz yavaş yürüdüklerinde, hayattan bir şey kaçırmadıklarını, hatta koştukları için birçok detayı kaçırdıklarını fark edeceklerdir. İrlanda edebiyatı
Edebiyat
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025201 okunma
Reklam
10/10
·216 syf.··
2025 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 12:46
Dünyayı edebiyatın penceresinden bakarak algılayan bir edebiyat araştırmacısının İrlanda’da geçirdiği zamana ucundan kıyısından dahil edildiğimiz, tadı damakta kalan, yeni okumalara kapı açan şahane bir kitap. Beni İrlanda’da gezdirdi, başta James Joyce olmak üzere bir çok İrlandalı edebiyatçının William Butler Yeats, Anne Enright, Brian O’Nolan, John O’Donohoue, Molly Keane, Elizabeth Bowen, Jonathan Swift, Brendan Behan, Seamus Heaney, John McGahern, Edna O’Brien, Maeve Binchy, Sebastian Barry, Paul Murray, Alan McMonagle, Oscar Wilde, Claire Keegan , William Trevor, Bernhard O’Donoghue, Patrick Kavanagh satırlarında saklı ülkeyi, ülke tarihini, kültürünü gösterdi. Yazarların çoğunun ismini ilk defa duysam da, sözcüklerini büyüten toprağın kokusunu aldım. Burton’un ‘Kule Merdivenlerinde Buluşma’ resmine baktım hayranlıkla ben de, deniz kıyısındaki kütüphanede deniz kızlarını bekledim, The Cranberries şarkılarını dinledim yıllar sonra yeniden, Paskalya ayaklanması sırasında bir avuç yoksul insanın hayatını anlatan ‘Saban ve Yıldızlar’ oyununu izledim, Forty Foot kayalıklarından buz gibi okyanusa atladım, The Burren kayalıklarında kayaların arasından fışkıran rengarenk çiçeklerle şenlendim, patates kokularını duydum, Godot’u beklemenin bir umutsuzluk hikayesi değil, aksine insanlığın en umutsuz koşullarda bile umudu elden bırakmadan ‘burada’ olduğunu söyleme yolu olduğunu düşündüm, Joyce’un dediği gibi ‘Ölüler gerçekten de yaşayanları hiç rahat bırakmıyor’ . iyi ki… İrlanda Defteri’ni okurken bunun beni nasıl mutlu ettiğini gördüm. Öneririm.
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025201 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2024 710. kitabı
"Julian Patrick Barnes (d. 19 Ocak 1946), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu birçok ödül kazandı Barnes 'le beşinci buluşmamız yazım dilini samımı oluşu, okur olarak benı arada buraya çekiyor .. "Denemeciliği kurmaca yazarlığıyla her zaman kıyasıya bir yarış halinde olan Julian Barnes Julian Barnes, bu on yedi denemenin arasına "kurmaca" kavramını sorguladığı bir de kısa öykü sıkıştırmış "Julian Barnes'ın "Önsöz"de çarpıcı bir betimlemesini yaptığı Sempé karikatürü ve o karikatürde öne çıkan "pencere" metaforu Penceremden başlıklı bu denemeler toplamının da simgesi.. Kitapta yer alan denemelerin neredeyse tamamı "kurmaca" denilen türün öteki yazınsal türlere oranla başatlığı fikrinden yola çıkıyor: Julian Barnes'a göre, bizi hayata ilişkin hakikate en çok yaklaştıran, roman ve öykülerin ta kendisidir.. Bizler hayatı "nasıl yaşadığımızı, hayatın ne için yaşanabileceğini, ondan nasıl zevk alabileceğimizi, ona nasıl değer verebileceğimizi, onun nasıl aksayabildiğini ama aynı zamanda onu nasıl kaybedeceğimizi" kurmaca sayesinde keşfederiz.. Barnes, "kurmaca" kavramına odaklanırken, bu kavram sayesinde öne çıkan "deneme" türüne de hakkını fazlasıyla teslim etmiş oluyor. Kitaptaki denemelere konu olan yazar, şair ya da sanatçılar çok büyük bir çeşitlilik sunmakta: Değeri yeterince anlaşılmamış Penelope Fitzgerald'ın "aldatıcılığı"ndan erken modernizmin temsilcisii Keyıfli bır yolculuğun sonuna geldik Penceremden " #OKUYUN
Deneme inceleme edebiyat hikaye öykü
PenceremdenJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20166 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2024 606. kitabı
"Gözünü Açık Tutmak, Julian Barnes’ın resim sanatı ve genel olarak “sanat” kavramı üzerine kaleme aldığı denemelerden oluşan bir toplamdan oluşan bir kitap.. Yumuşak sakin bir dille ile karsılıyor okuru Barnes bizi, bu dördüncü bir araya gelişimiz kıtabın verdiği sakinliği seviyorum okurken dinleniyorum kendimce.. Gelelim kitaba bıze ne anlatıyor? Julian Barnes “Giriş” yazısında nüanslarıyla belirttiği üzere, resim sanatına kişisel yöneliminin izlediği seyri, bir yandan tek tek ressamların kendi vizyon gelişimine yaptıkları katkılar açısından ele alırken, bir yandan da “modernizm” ve “gerçekçilik” akımlarının bu gelişim içinde yıllar içinde değişen ağırlıklarını, çeşitli açılardan sorgulamaya girişiyor.. Sözgelimi, zamanla ısındığı, zamanla ilgisini kaybettiği, büyük birer usta olarak görmekle birlikte ihmal ettiğini düşündüğü yahut yeniden keşfettiği ressamlardan söz ediyor. Tabii ki, her zaman yeni açılımlar getiren o kılı kırk yaran görüş keskinliği ve eşsiz ironisiyle…" "Kitabında tablolarının ayrıntılı incelemelerine giriştiği ve hayatlarından ilginç anekdotlarla düstur niteliğinde sözler aktardığı sanatçılar arasında Géricault, Delacroix, Courbet, Manet, Redon gibi XIX. yüzyılın Fransız ressamları; Braque ve Magritte gibi modernizmin köşebaşlarını tutmuş olan ressamlar; Lucian Freud ve Howard Hodgkin gibi çağdaş ressamlar bulunuyor. ""Julian Barnes’ın yıllar içinde çeşitli vesilelerle kaleme aldığı öteki denemelerle birlikte romancının resim sanatına yaklaşımını, kişisel yaklaşımının zamanla değişen ölçütlerini, vizyonunun nasıl bir seyir izlediğini irdeliyor. Julian Patrick Barnes, Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan
Deneme-İnceleme Sanat
Gözünü Açık TutmakJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 201814 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2024 122. kitabı
"Julian Patrick Barnes Julian Barnes (d. 19 Ocak 1946), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu birçok ödül kazandı.... Tanrı'ya inanmıyorum ama O'nu özlüyorum" gibi son derece çarpıcı bir ifadeyle başlayan Korkulacak Bir Şey Yok, Julian Barnes'ın yadam ve ötesi Tanrı, sanatın haystun bitişi karşısındaki yeri gibi temalar üzerine kaleme almış olduğu, tümüyle otobiyografik olmasa bile içinde yer alan anıların kapsamı itibariyle bu yanı belirgin biçimde ağır basan bir deneme, daha doğrusu, "anı" türü çerçevesinde de değerlendirilebilecek bir deneme kitabı. Korkulacak Bir Şey Yok Dilinin sivri keskin oluşu, düşüncelerinin netliğiyle birleşince böylesi farklı kıtabı okura sunuyor.. Bir bskın detkm pişman olmazsınız Korkulacak Bir Şey Yok
Anı mektup günlük biyografi deneme inceleme
Korkulacak Bir Şey YokJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 201164 okunma
Reklam