Patrick Kavanagh “Hayal gücü, hafızanın gövdesinde açan bir çiçektir.” diye yazmıştır…
Sık sık okuduğum bir sayfadan çıkıp gelirsin -bezen de yazmaya çalıştığım bir sayfadan- ve başını geriye atarak gülümsersin (John Berger)
Sayfa 95·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Teşhisin Rahatlatıcı Şiddeti
“Bir teşhis, bürokratik bir ihtiyacı (kayıt tutmak, masrafları ödemek, profesyoneller ve kurumlar arasındaki işlemleri eşgüdümlemek) karşılamakla kalmaz; hastalara ve ailelerine başı sonu belli bir hikâyenin rahatlığını sunarak duygusal bir ihtiyacı da karşılar. Teşhisten önce belirsizlik ve kaygı hüküm sürerken, teşhis onlara dayanabilecekleri sağlam bir zemin olduğu hissini verir. Hastalar yaşadıkları şeyin ne olduğunu bilmek isterler… Ya da şizofreni teşhisi konan ve teşhis konmamasından hiç memnun olmayan başka bir hastanın yazdığı gibi: “Hastalığıma ad konması, sorunlarımı ‘yenme’ konusundaki başarısızlığım için daha az suçluluk duymama ve şartlarla başa çıkma konusunda yaşadığım zorluklar karşısında daha müsamahalı olmayı öğrenmeme yardımcı oldu.” Rosenberg, teşhisleri çağdaş tıbbı yöneten kurumsal yazılımlara erişim sağlayan parolalar olarak betimler. Bu şekilde bir teşhis, bireyi genele, geneli de bireye bağlar. Ancak asıl sorun, teşhislerin zamanla “tıkalı damarlarımız ya da çalışmayan böbreklerimiz kadar gerçekliğin bir parçası” hâline gelmesidir. Başka bir deyişle, sağlam bir zemine dayanmamasına rağmen klinik sınıflandırma yalnızca “gerçek” hâline gelmekle kalmaz; o andan itibaren zihinlerimiz üzerinde despotça bir güç kullanmaya da başlar. Hekimlerin ve psikiyatristlerin, temel geçerliliğini sorgulamak için çok sayıda klinik ve terapötik gerekçe bulunmasına rağmen sözde “nozolojilerin” sunduğu kategorileri kullanma konusundaki hayret verici istekliliği, bu durumu berrak biçimde ortaya koymaktadır.” — Şizofreni: Bitmemiş Bir Tarih, Orna Ophir, s. 38–39
Sayfa 38
Alıntı
Opal’s freckles were like dots of honey, but the rest of her mane and coat were white as silk. She gave off a little neigh when I reached out to touch her cheek. I fell in love with her immediately. “You like her more than me,” Edan pouted. “That’s not hard to do.” I petted her mane again; then I offered Edan a small smile. “But thank you.”
... dünyadaki hiçbir sesi onun kahkahası kadar sevmediğini düşündü.
Sayfa 229 - Thea·Kitabı okudu
Alıntı