İçlerinden biri çalınmış olsa farkına varacak mıydı? Parasını hiç saymazdı. Kitabı yerine bıraktı. "Belki bütün sıkıntılarının sebebi bu. Belki paranın kendisi değil de sayısı önemlidir.
İnsanların yaşamasında önemli olan, ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkiler. Azotlu, sulu, klorofilli, güneş ışıklı bir yaşama. Biraz da hayvanlar. ...Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları var.Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamalarını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar! Paranın sayısı gibi. Güler'in mavi gözlü oluşu gibi."dır.
Niçin diretmişti, giderim, diye? Biliyorum şimdi tek sahici insan oydu, ki bunca yıl sonra pazar düşüncelerimde bir o var. Her cumartesi gecesi odamda incili, tafta yorganımı açıp masif ceviz karyolama girdiğimde, yarın pazar, gençliğimin günlerine, yitik sevdama dönüş saatleridir, diyemezdim.
Pazar günleri birlik ve beraberlik zamanı, aynı gemide olduğumuzu hissetme, batık gemileri düşünüp su almadığımıza şükretme zamanı. Pazar günleri kadın-erkek demeden, Kuzey-Güney Kanadı ayırmadan, Ev' in tüm fertlerinin yan yana gelme zamanı. Mutlu olduğuna inanmaya çalışan aileler hep böyle yapmaz mı?
Aşı kavramı 200 yıldır var olsa da son 20 yıla gelene kadar dünya genelinde aşılanan hastalıkların sayısı bir elin parmakları nı geçmiyordu. Son 20 yılda ise rutin olarak uygulanan çocukluk aşılarının kapsamı genişledikçe genişledi. Yeryüzünde yaşayan hayvanlardan bile her gün yeni keşfettiklerimiz olmasına rağ men, mikropların ne kadarı tespit edildi ne kadarı keşfedilmeyi bekliyor muamma iken bu aşı çılgınlığının nereye varacağı bi linmiyor. Yani ucu açık bir sektör. Her canları sıkıldığında yeni bir mikroba karşı kampanya yapıp, aşı üretip tüm dünyaya sata-bilirler. Ki 2007'de 10 milyar dolar olan aşı pazarı 2012'de 23,8 milyar dolara yükseldi. %100'den fazla artan bir pazar payı... Oyunu ustalıkla yürüten Dünya Sağlık Örgütü ve ilaç firmaları, domuz gribi sahtekârlığında çuvalladılar. Aşıların gerekliliği ve güvenilirliği ile alakalı tüm dünyada soru işaretlerini artırdılar. Bu domuz gribi tezgâhının insanlığa en faydalı tarafı oldu. Aynı olay, koronavirüste tekrarlandı.
"Eğer bebek , insan olmanın eksik biçimiyse ,kız bebek de bebeğin eksik olan biçimidir; haftanın altı günü kadar sıradan ve değersiz bir şey . Bir erkek çocuk doğduğunda sanki pazar günü gelmiştir . Erkek kardeşi doğan küçük kız çocukları ,kendilerinin sadece bir önsöz ,daha önemli bir varoluşun uvertürü oldukları düşüncesiyle büyürler .Çünkü erkek kardeşin gelişi onları hemen gölgede bırakır . Gurur duyulan odur .."