Vatandaşlar! Aziz vatandaşlar! Muhterem vatandaşlar!
Bugün çok ilerlemiş bulunuyoruz. Bazıları bunu inkâr etmeye çalışıyor. Hiç güneş balçıkla sıvanır mı? Sıvanmaz. Mademki güneş balçıkla sıvanmaz, öyleyse güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlara, yani geri kaldığımızı söyleyenlere inanmayınız. Ben size bugün ne kadar, nerelere kadar ilerlediğimizi anlatacağım, o zaman sizler de geri kaldığımızı söyleyenlere güleceksiniz.
(...)
Gelelim yollara... Pek muhterem vatandaşlar! İşte gözünüzün önünde... Şu meydandaki asfalta bakın. Eskiden asfalt var mıydı? İçinizde ellisini geçkin olanlar hatırlarlar ki, eskiden asfalt masfalt yoktu. Daha eskiden kaldırım da yoktu. Çok daha eskiden toprak yol bile yokmuş. Ondan da önce, insanlar yol diye bi şey bilmiyorlarmış. Bir de ilerlemedik diyorlar. Daha nasıl ilerleyelim? Ya yol yapmasaydık, ne olacaktı? Dağdan, bayırdan dolaşmak zorunda kalacaktınız.
Şu elektrik ışıklarına bakın! Her yerde şıkır şıkır elektrikler yanıyor. Bundan yüz sene öncesine gelinceye kadar elektrik var mıydı? Yoktu. O zaman petrol lambaları vardı. Üçyüz sene önce, petrol lambası da yoktu, insanlar geceleri mum ışığında yaşarlardı. Ya yüzbin sene önce?.. Çıra bile yoktu.
Bir de ilerlemiyoruz diyorlar... Peki, ilerlemiyoruz da bu elektrikler ne? Bu yollar ne? Bu gemiler ne? Elektriği yaptırmasaydık da karanlıkta kalsaydınız. geceleyin birbirinize çarpıp kafanız gözünüz yarılsaydı, daha mı iyi idi? Bu gemileri almasaydık, yüze yüze mi gidecektiniz?
Memleketin neresine bakarsanız bakın, bir ilerleme görülüyor.