Gerçekçide iman uyandıran mucize değildir. Gerçekçi, zındıklık yolunu tutmuşsa, bir mucize görse bile kendinde buna inanmamasını sağlayacak güç ve yeteneği bulur. Mucize yadsınamaz durumda bile olsa boyun eğmez; duygularına sırt çevirir. Kabule yanaştığında ise bunu mucize saymaz, şimdiye kadar bilmediği bir olay olarak görür. Gerçekçinin imanı mucizeden doğmaz; iman, mucizeleri doğurur. Böyle kimse bir kere iman edince artık kendi gerçekliğinin zorunluluğu olarak mucize olanağını da kabul etmek zorundadır.
Seyrinden sıkıldığım buralar bütün naylon
Bir tek sen fikrimde çiçeksin bozkırın bağrını delen
Organiksin sarıldıkça organları içime geçen
Ertelenmiş değil
Bağışlanmış bir hayalsin
Ben başıbozuk
Sen başı bağlı
Bu ara
Her şey
Çok
Sıkıcı
Tüm bu
Olamayanlar
Bitse mi
Artık?
Seyrinden sıkıldığım buralar bütün naylon
Bir tek sen fikrimde çiçeksin bozkırın bağrını delen
Organiksin sarıldıkça organları içime geçen
Ertelenmiş değil
Bağışlanmış bir hayalsin
Ben başıbozuk
Sen başı bağlı
Bu ara
Her şey
Çok
Sıkıcı
Tüm bu
Olamayanlar
Bitse mi
Artık?