Stefan Zweig’in Satranç adlı kısa romanı, sayfa sayısına aldanılmaması gereken eserlerden biri. Kitap ilk olarak satranç oynamayı sevdiğim için dikkatimi çekmişti. Ancak okudukça satrançtan çok insan psikolojisi, yalnızlık, baskı ve zihnin sınırları üzerine derin bir anlatı sunduğunu gördüm.
Kitabın merkezinde dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile Nazi baskısı altında uzun süre tecrit edilen Dr. B. bulunuyor. Zweig burada satrançtan çok insan zihnini anlatıyor.
Sonuç olarak Satranç, satranç sevenlerin değil, insan psikolojisini merak eden herkesin okuyabileceği bir eser. Kısa sürede biten ama bittikten sonra uzun süre düşündüren kitaplardan biri.