Bir Gönüle Aşk Girince
Puan vermedi·272 syf.·
2026 23. kitabı
Son zamanlarda okuduğum kitapların içinde aşkı görüyorum. Bu ay içerisinde okuduğum kitaplardan biri de Mesihpaşa İmamı adlı eserdi. Son derece inançlı, disiplinli, işlerine haram bulaştırmayan bir imamın gönlüne aşk düşünce neler oldu, neler... Okurken hem ufak ufak tebessüm etmiş hem de şaşırmıştım. Şimdi ise İstanbul Galata'sının en meşhur orospusu Fosforlu Cevriye'nin gönlüne aşk düşünce ne oldu? Bir türkü geçiyor aklımdan Sevcan Orhan’nın TRT kaydındaki performansı harikadır: Bir gönüle aşk girince, hey can Ateşte yanmışa benzer, hey can Bir de hasretlik olunca Aşk umut etmektir. Aşk dönüşüm demektir. Aşk için ölmek varken de aşkın için yaşamaktır. Aşk her şeydir... Nazım Hikmet Ran 'in 1920 yılında yazdığı Gölgesi adlı şiiri Suat Derviş'e yazdığı iddia edilir; hatta ona platonik bir aşk beslediği de söylenir. "Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; Bir kere eğemedim bu kadının başını." Suat Derviş ise sol görüşlü, feminist bir yazardır. Dikkat edin; o dönemde bu iki kelimenin yan yana gelmesi büyük bir cesarettir. Hele ki bir kadınsanız... Toplumcu gerçekçi eserler kaleme alan hemen hemen her yazar soruşturmalardan geçmiş, tutuklanmış, dışlanmış ve sürgünü andıran bir hayat yaşamıştır. Fosforlu Cevriye ilk bakışta bir aşk romanı gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlasıdır. Roman, İstanbul'un arka sokaklarını, yoksulluğunu, dışlanmış insanlarını ve toplumun görmek istemediği yüzünü anlatır. Suat Derviş'in başarısı da burada ortaya çıkar. O, okuyucusunu sadece bir aşk hikayesine değil, aynı zamanda dönemin sosyal gerçeklerine de tanık eder. Fosforlu Cevriye, toplumun "düşmüş kadın" olarak damgaladığı bir karakterdir. Fakat roman ilerledikçe onun yalnızca bu sıfatla açıklanamayacağını görürüz. O, seven, özleyen, fedakarlık yapan, umut eden ve hayal kuran bir
Aşk
Fosforlu CevriyeSuat Derviş · İthaki Yayınları · 20212,640 okunma
9/10
·88 syf.··
2026 11. kitabı
Malum uygulamadan yolculık boyu dinlediğim ikinci kitap. Ama nedense somut şekilde elimde tutup okuyup Leporellanın psikolojik tahlillerini,hayvani yanının betimlenişini ve tesbitleri altını çizerek okusaydım dedirtti. Utanarak da söyluyorum Zweig`la tanışma kitabımdı. İyi ki de tanışmışım devam edeceğime eminim. Viyanaya sürüklenen içi çürümüş,duygusuz,hayvani yönleri ağır basan bir hizmetçinin platonik aşkı,hırsı ve diğer tüm psikolojik tahlillerini içeriyordu. Oldukça sürükleyici ve merak uyandırıcıydı. Mutlaka okunmalı.
LeporellaStefan Zweig · Puslu Yayıncılık · 20191,502 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2019 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2019 00:00
Bu gün uzun zamandır sık sık gördüğüm, @muhammethasankaya nın kaleminden #zeynep le geldim. Kendisi @okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten dördüncü kitabı olur ayrıca. Ben kitabı nasıl anlatacağımı bilemezken, o bize hüznünü dibe vurdurup, platonik bir aşkı anlatıyor. Yıllar sonra karşılaşıyor çocukluk aşkıyla. Geçen zamana rağmen unutmadığını, bırakın sesini, tenini, kokusunu, başlı başına var olmasını dahi nasıl sevdiğini anlatıyor. Kadın gelip "sen ölsen ben daha çok mutlu olurum" dese ölecek, o derece. Öyle bir yüceltiyor ki içinde, an geliyor kendini 'o' nu sevmeye dahi layık görmüyor. Bu halleri alıp karşıma konuşma isteği uyandırdı. "bak güzel kardeşim o işler öyle olmuyor, biz de geçtik o yollardan" demek istedim :) Bazen o kadar vazgeçti ki, daha yoğun hissedebilmek, o melankolik havaya girmek için satır aralarında ki şarkıları dinleyerek okudum. Belki biraz daha gerçekçi olmasaydım, ya da ne bilim o çoook eski ben olsaydı, duygu bakımından etkilenebilirdim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
ZeynepMuhammet Hasan Kaya · Karina Kitap · 201585 okunma
Puan vermedi·326 syf.··
2026 28. kitabı
Aşkın nasıl bir kimyası var henüz çözülememiş bir hastalıktır, hangi yaşta geleceği ya da kime karşı duyulacağı asla belli değildir, olmadık zamanda olmadık insanlara bile aşık olunabiliniyor. Fekat ne demişler davul bile dengi denginedir işte o denkliği bulmak için ortalama bir insan sayısız kez aşık olabiliyor ya da öyle olduğunu zanediyor, kimi zaman dış görünüş, kimi zaman para ya da cinselik bunlar tabi aşkın dışındaki şeyler ama aşkla çok karıştırılabiliniyor. Oysa aşk sebep aramaz. Romandaki Stephan da kendinden 90 yıl önce yaşayıp ölmüş birine aşıktır. Bu romanın en can alıcı kısmıdır bir ölüye aşık olmak belkide en az can acıtıcıdır. Seni yargılamaz seni aldatmaz üzmez sadece senin ona yüklediğin değer yargıları ile donanmıştır. Neden ölü birini seçti kendisi evli ve çocukları olan biridir eşi onu aldatmaktadır hemde bir kadınla. Bir erkeğin rakibi başka bir erkek değil tam tersi bir kadın oldukça değişik bir duygu durumu olmalı. Diğer yandan en samimi arkadaşı Sarah da atmışlara merdiven dayamış yaşlı bir kadındır, oda sürekli genç erkeklere aşık olur, platonik takılır. Kitaptaki herkes aşıktı ve bu aşklar çok değişkendi.
Gene AşkDoris Lessing · Can Yayınları · 199696 okunma
Hayaller Paris Gerçekler Bitlis
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 210. kitabı
André Gide tarafından yazılan Isabelle, gerçek ile hayal arasındaki farkı sorgulayan kısa bir romandır. Genç araştırmacı Gérard Lacase, akademik çalışmalar yapmak için eski ve gizemli bir yer olan Quartfourche Şatosu'na gider. Burada küçük bir çocuk olan Casimir ile tanışır ve Casimir'in annesi Isabelle'in portresini görür. Portredeki bu gizemli kadına hiç tanımadan âşık olur. Isabelle hakkında duyduğu hikâyeler ve kendi hayal gücüyle onu kusursuz bir kadın olarak idealize eder. Platonik bir aşk yaşar bu hayranlıkla. Ancak Isabelle'i gerçekten tanıdığında, zihninde yarattığı mükemmel kadın ile gerçek Isabelle arasında büyük bir fark olduğunu fark eder. İsabelle büyüleyici biri değil hatta sıradan ve çok bencil bir kadındır. Böylece Gérard, insanların çoğu zaman gerçek kişilere değil, kendi hayallerinde oluşturdukları imgelere âşık olduklarını anlar. Çoğunlukla bir şeyin hayali kendisinden daha güzeldir
Isabelle (Cep Boy)André Gide · Karbon Kitaplar · 20221,691 okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:10
Herkese selamlar Bugun size kalemini cok sevdigim sevgili @pinarsalmnn in yeni serisinin ilk kitabi olan #kızılgerdan yorumu ile geldim. Seri uzun zamandır radarimdaydi, ancak bagimsiz okunuyor da olsa devam kitabındaki karakterleri ilk kitapta merak edecegim korkusuna baslayamiyordum. Nihayet ikinci kitap çıkmışken baslamak lazim dedim ve iyi ki de oyle yapmisim. Cok severek okudum. Hic bir sey olmasa bile Ali Cihan icin okunur, erilir, bitirir yani Sakli serisinin bende yarattığı duygu yoğunluğunu elbette bu kitapta bulamadım. Cunku istemsizce Balca ile Erva kıyaslaması yaptim. Her ne kadar ikisinin farkli karakterlere ve farkli hikayelere sahip oldugunu bilsemde kafamdan bir turlu Erva'nin askinin büyüklüğünü gideremedim. Dolayisiyla pozitif ayrımcılık ile Erva'dan sebep Balca'ya oyle cok bağlanamadım. Bunda biraz da Balca'nin kafasına buyruk yani beni cekmedi. Tamam cok esaslı, hakikatli, inandıkları doğrultusunda hareket eden biriydi. Ama iste...! Fakat Ali Cihan oyle mıydı? Ayyy adama ba-yil-dimmmmm. Bu kitapta da favori karakterim Ali Cihan oldu Nasil guzel sevdi, korudu, sahiplendi. Adamin tipiyle tarzi cok uyumluydu bence, guzel yazilmisti. Gerçek hayatta boylesi olsa bir yere kapatilmali Balca ve Ali Cihan'in 7 yıllık görmeden platonik aşklarının uzerine bir karsilasma anlari var, Ali Cihan'in Balca'nin karsisina bir cikisi var, offff Kitabin iki yönlü anlatimi, yer yer betimlemelerinin bulunmasi, surekli bir aksiyon halinde olmasi kisimlarini sevdim. Biraz uzundu ama artik bu durum bence yerli yazarlarimizin drami bolca hissettirme aliskanligindan. Dizilerde de, sinemada da, kitaplarda da bu hep boyle, alistik yani Simdi sirada Gok Kuzgun var. Balca'nin abisi Yalvac ile hayatinin şokunu yasadigi arkadaşı Nazli'nin anlasmali evlendigi hikayeyi konu
Kızıl GerdanPınar Salman · Pukka Yayınları · 2025204 okunma