PLATON: Zihnin tutkulara yol açtığını bilmiyorum, ama onun güzelliğin yardımı olmaksızın bedeni tutkuları doğuracak duruma getirdiğini ve bedene onda eksik olan tadı verdiğini iyi biliyorum. Bunun bir kanıtı da şudur: Bedenin bu işte bir rolü olmalı ve her zaman kendinden bir şey sağlamalıdır, yani en azından gençlikten yana bir şey; çünkü hiç yardıma gereksinimi yoktur, zihin onun için kesinlikle yararsızdır. MARGARET STUART: Aşkın içinde her zaman madde olacak ha! PLATON: Aşkın doğası böyledir. İsterseniz ona konu olarak yalnızca zihni verin, bundan karlı çıkmazsınız; aşkın hemen maddenin içine girdiğini görünce şaşırırsınız.
Sayfa 144
Felsefe
Başlarken
Bu kitap Platonik Âşıklar Krallığı'nın asil vatandaşlarına adanmıştır.
Doğan Kitap - Epub
Alıntı
Reklam
Çünkü erkekler için bir kadınla karşılaşmak ne anlama geliyorsa Mendel için de değerli bir kitabı eline almak aynı şeydi.
1000Kitap
Aşk hayat ve ölümün, neşe ve elemin, kabir ve dirilişin buluştuğu bir merkezdir. Platoniklerde bu anlam iyice belirginleşir. Onlara göre elemsiz ve ölümsüz aşk yoktur. Aşk ve ölüm birdir. Platonik şair, elemden ve ölümden kurtulmak için aşkından vazgeçmeyi reddeder. Platonik şairin varlığında her şey, aşkın gücüyle büyüye ve dönüştürmenin kimyasına dönüşür. Onun nazarında aşk, efsanevi bir etkililikte yürüyen bir güç ve bir tür sürüklenme ve teslimiyettir ki, ister kavuşsun ister kavuşmasın, şair bunlarda kendini, kendi varoluşunu ve kurtuluş yolunu görür.
Sayfa 13 - Adonis, Cahiliye Şiirini Okumak*
Alıntı
Aristotelesçi bilimin kısıtları ve Platonik Akademi
Aristotelesçi bilimin kısıtları Avrupa'da 15. yüzyıl sonlarına doğru gitgide daha fazla idrak edildi. Bu bilgiye ne kadar deney eklersen ekle bilgi büyümüyor, bir yere varmıyor, bunun farkına varıldı. 1400'lerin ortalarında Floransa'da Platonik Akademi kuruldu, yani Eflatun Akademisi. Fikir babası Bessarion isimli Trabzonlu bir vatandaştı, İstanbul'un Türklere düşmesinden sonra batıya iltica eden Bizans düşünüderinden biriydi. Akademinin kurulmasına önayak olan Marsilio Ficino'yu eğiten, onu Eflatun'a yönlendiren oydu. Akademi, üniversitelere rakip bir kurum olarak ortaya çıktı. Üniversitelerde yüzyıllardan beri hakim olan Aristocu birikimi reddettiler. Bambaşka bir noktadan hareket ettiler. Dediler ki, bilim için önce teori lazım. Mantık üzerinden bir teori kurulur, sonra doğaya bu teoriyi yanlışlayacak olan soruları sorarız. Yani Aristo'nun sıralamasını tersine çevirdiler. Önce oturup matematiksel zeminde hesap yaparız, şöyle olması gerekir, sonra gider bakarız doğada gerçekten öyle mi oluyor.
Adım Şizofrenik, Soyadım Platonik..
Konuşuyor, ama bir şey de demiyor; Ne çıkar, anlatıyor ya gözleriyle Karşılık vereceğim ben de! Amma da yüzsüzüm, konuştuğu ben değilim ki.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam