Bakın, kaleciler öyle değil. Yirmi iki futbolcu içinde kadınların dikkatini en çok çeken onlar. Neden mi? Bir kere kılıklarının başkalığından. Her şeyi, önce, dış görünüşle değerlendiren kadın, dik yakalı fanila giyen, başına afili bir de kasket geçiren, çoğu zaman da uzun boylu olan bu adamı hemen öbür yirmi kişiden ayırıverir. Sonra kaleci kalesinde tek başına durur. Durmadan yer değiştiren, koşuşan çoluk çocuğa görecelikle daha ağır başlı, oturaklı ve bireysel bir makamı vardır. Ekip içinde kaybolmaz. Sonra topu en yüksek kaleciler vurur, çıkarırlar. Plonjon yapar, gol kurtarır, bu arada yaralanır, baygınlık geçirir, dikkati birkaç dakika üzerlerinde toplar, yürekleri hoplatır, sonra topallaya topallaya kalkar, kahramanca kalelerine geçer, başını yahut belini tuta tuta vazifesine fedakarca devam ederler. İstatistikler de gösteriyor ki, sahada en çok alkış alan oyuncu kalecilerdir. Öte yandan şunu da biliyoruz ki, alkış haklı veya haksız olsun, sebebini anlasın anlamasın, kadın milletinin başını döndüren şeylerin başında geliyor.
Bakın, kaleciler öyle değil. Yirmi iki futbolcu içinde kadınların dikkatini en çok çeken onlar. Neden mi? Bir kere kılıklarının başkalığından. Her şeyi, önce, dış görünüşle değerlendiren kadın, dik yakalı fanila giyen, başına afili bir de kasket geçiren, çoğu zaman da uzun boylu olan bu adamı hemen öbür yirmi kişiden ayırıverir. Sonra kaleci kalesinde tek başına durur. Durmadan yer değiştiren, koşuşan çoluk çocuğa görecelikle daha ağır başlı, oturaklı ve bireysel bir makamı vardır. Ekip içinde kaybolmaz. Sonra topu en yükseğe kaleciler vurur, çıkarırlar. Plonjon yapar, gol kurtarır, bu arada yaralanır, baygınlık geçirir, dikkati birkaç dakika üzerlerinde toplar, yürekleri hoplatır, sonra topallaya topallaya kalkar, kahramanca kalelerine geçer, başını yahut belini tuta tuta vazifesine fedakârca devam ederler. İstatistikler de gösteriyor ki, sahada en çok alkış alan oyuncu kalecilerdir. Öte yandan şunu da biliyoruz ki, alkış haklı veya haksız olsun, sebebini anlasın anlamasın, kadın milletinin başını döndüren şeylerin başında geliyor.
Edebiyat
Reklam
"... kaleci kalesinde tek başına durur. Durmadan yer değiştiren, koşuşturan çoluk çocuğa görecilikle daha ağır başlı, oturaklı ve bireysel bir makamı vardır. Ekip içinde kaybolmazlar. Sonra topu en yükseğe kaleciler vurur, çıkarırlar. Plonjon yapar, gol kurtarır, bu arada yaralanır, baygınlık geçirir, dikkati birkaç dakika üzerinde toplar, yürekleri hoplatır, sonra topallaya topallaya kalkar, kahramanca kalesine geçer, başını yahut belini tuta tuta vazifesine fedakarca devam ederler."
Kitap Alıntısı
Salih, kaleyi bana bırakırken plonjon bilip bilmediğimi sormadı. Soracak hali kalmamıştı. Ben de hiç plonjon yapmadım. Karşı tarafın savurduğu şutlar tesadüfen hep bana geliyor, seyredenler de beni yer tutmasını bilen mükemmel bir kaleci sanıyordu. Tıpkı bazılarının, İsmet Paşa'yı devlet kalesini başarı ile koruyan bir kaleci sanmaları gibi...
“Hiç plajda voleybol oynadınız mı? Top elden ele dolaşır,sıçrayıp vurulur,tekrar gönderilir,yakalamak için plonjon yapılır,gülüşülür,bağrışılır,herkes çırpınır durur.Ama ne yapılırsa yapılsın,er veya geç bir an gelir top yere düşer.Bum.”
Sayfa 22 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
"Hiç plajda voleybol oynadın mı? Top elden ele dolaşır, sıçrayıp vurulur, tekrar gönderilir, yakalamak için plonjon yapılır, gülüşülür, bağrışılır, herkes çırpınıp durur. Ama ne yapılırsa yapılsın, er veya geç bir an gelir top yere düşer. Bum."
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam