Plotinus'a göre ruh, üstün aklın düşüncelerini yansıtarak maddesel nesneleri yaratan bir aynadır.
Yapay ışık, doğal hayatın ritimlerine ve yükümlülüklerine etkin mekânlar sağlayarak, insanoğluna kültürünü geliştirme izni verdi; başlangıçtan beri içinde var olan, doymak bilmez o enerji, Plotinus'un dediği gibi insanoğluna hep daha ileri gitme, kendini aşma dürtüsü veriyordu. Yapay olarak üretilen ışık sayesinde, aralıklı ama daimi bir ilerlemeyle insan toplumu uygarlığa dönüştü ve uygarlıklar bize bellekleriyle, sanat heyecanı ve tekniği konusundaki gelişmeleri iletti. Resim ve heykelsiz Rönesans, müziksiz romantik dönem olur muydu? İlyada ve Odysseia olmasa Yunan kültürü neye benzerdi? Buharlı makine ve sonra patlamalı motor icat edilmeseydi sanayi toplumu mümkün olur muydu?
Sayfa 97·Kitabı okudu
Reklam
Bir bakıma dağa tırmanış, nihilizmi aşmanın yoludur. Metafizik anlamda yalnızlık tek başınalık değildir. Kendini tortulardan, harici olandan ayırmak, kötüden, geçici olandan tecrid etmektir. Dağ, yalnızlığı kutsar. Çünkü yalnızlıkta dünyayı hakikati ile anlama, Bir'e doğru bir gidiş söz konusudur. Kendini dünyevî her şeyden soyutlamak Bir'e doğru yönelmektir. Plotinus "Bir'e yükselişi bir dağa tırmanarak dağda yükselmeye benzetir.
I.6.9:
Kendine dön ve gör. Henüz kendini güzel görmüyorsan, heykelini yontanın yaptığını yap. Heykeltıraş güzel olması gereken taşın fazlalıklarını atar, heykele güzel bir yüz verene dek onun bir yanını kazır, bir yanını düzleyip parlatır. Aynı şekilde sen de fazlalıklarını at, eğrini doğrult, karanlığını arıtıp aydınlat ve heykelini yontmayı bırakma. Ta ki erdemin tanrısal parıltısı sende parlayana, ölçülülüğün kutsal kaidesinde yükseldiğini görene dek. Eğer bu olduysan ve bunu gördüysen, arınıp kendinle hemhal olduysan, bu şekilde bir olmana bir engel ve içinde seninle karışmış başka bir şey kalmamış demektir. Artık bütünüyle kendin, yalnızca hakiki ışıksındır. Büyüklükle ölçülmeyen, şekille daraltılmayan, büyüklüğü sonsuzca artmayan, ancak her yönde ölçüsüz olmakla birlikte her ölçüden büyük ve her nicelikten üstün olan. İşte böyle olduğunu görürsen artık görüş olmuşsundur. Kendine güvenebilirsin. Zaten oraya yükseldin, artık sana gösterecek birine ihtiyacın yok. Dikkatli bak ve gör. Zira büyük güzelliğe bakan tek göz budur.
çev. Y. Gurur Sev (İstanbul: Ketebe Yayınları, 2026), 79.·Kitabı okudu
Her varlık, çok ya da daha büyük olduğunda değil, kendine ait olduğunda ve kendine yöneldiğinde var olur.
Felsefe
Enneades, I.1.1, 7-11:
[Καί ούν και διάνοια και δόξα ζητητέαι, πότερα ών τά πάθη, ή αί μέν ούτως, αί δέ άλλως. Καί τάς νοήσεις δέ θεωρητέον, πώς και τίνος, καί δή καί αύτό τούτο τό έπισκοπούν καί περί τούτων τήν ζήτησιν και τήν κρίσιν ποιούμενον τί ποτ' άν είη.] /.../ düşünceyi ve görüşü de araştırmalı: Acaba hallerin ait olduğu şeye mi aitler, yoksa bazıları öyle bazıları değil mi? Akletmelerin de nasıl ve neye ait olduklarına bakmalı. Tabii bu incelemeyi yapıp bunları araştıran ve yargıda bulunan şeyin kendisinin ne olabileceğine de.
çev. Y. Gurur Sev (İstanbul: Ketebe Yayımları, 2026), 11.·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Reklam