Çocuğu sadece "Bir Allah var. Her şeyi O yarattı." şeklinde bir cevap tatmin edemez. O, rahmet sahibi, şefkatli, hayatı ve ölümü veren, rüzgâri harekete geçiren, ölen kuşu cennete yollayan, mükemmel yaratan, adaletli, anlamsız iş yapmayan, insanı çok seven ve ona değer veren, kocaman her şeyi de küçücük her şeyi de yaratan, koyunları, kedileri, kelebekleri, hamamböceklerini, yılanları, fareleri, domuzları onlara yüklediği görevlere en uygun biçimde yaratan, annenin kalbine kek yapma isteği koyan, ona güzel yemekler yapma ilhamı veren, insanların iyiğini isteyen bir Yaratıcı'dır. Yaratıcı'nın nasıl bir varlık olduğu her fırsat değerlendirilerek anlatılabilir: "Rabbimiz ağaçları ne güzel yaratmış, demek ki O çok güzel!" "Kediye süt verme isteği koyuyor içimize, O ne kadar şefkatli!" "Bulutları ne kadar düzenli yaratıyor. Ne kadar adaletli!" "İnsanların elinin değmediği her yer ne kadar temiz. O Kuddûs olmalı!"...