BİR KİTAP, BEŞ SORU, BEŞ CEVAP
Puan vermedi·186 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 00:00
Gertrud – Hermann Hesse 1. Bu kitabı neden okudun? Uzun süredir Hermann Hesse okumadığımı fark ettim. Aslında eşim benden daha fazla Hermann Hesse okudu; o yüzden onun beğenerek okuduğu kitaplardan birini seçtim. Bir nevi bana tavsiye ettiği bir kitap oldu. Ayrıca Hesse’nin insanın iç dünyasına, yalnızlığa ve sanata bakışını her zaman çok etkileyici bulurum. Gertrud, müzikle duygular arasındaki o ince bağı anlattığı için özellikle ilgimi çekti. 2. Yazarı tanıyor musun, daha önce kitaplarından okudun mu? Evet. Daha önce Siddhartha, Bozkırkurdu ve Narziss ve Goldmund kitaplarını okudum. Hermann Hesse, Nobel Edebiyat Ödülü almış önemli yazarlardan biri. Doğu edebiyatına ve mistisizme duyduğu ilgiyle de tanınıyor. Hesse’nin eserlerinde genellikle bir içsel yolculuk, kendini arayış ve ruhsal derinlik teması dikkat çeker. 3. Kitabın dili, akıcılığı nasıl? Dili derin ve yer yer şiirsel bir anlatıma sahip. Hesse’nin cümleleri kimi zaman felsefi, kimi zaman duygusal bir yoğunluk taşıyor. Bu nedenle Gertrud, yavaş yavaş, sindirerek okunması gereken bir kitap. Ancak müzikal anlatımı sayesinde duygusal akış hiç kopmuyor; adeta bir senfoninin içinde ilerliyormuşsun hissi veriyor. 4. Kitabın en hoşuna giden kısmı, unutamadığın kısmı neresi? Roman, varlıklı bir ailenin oğlu olan Kuhn’un yaşamını anlatıyor. Başlangıçta içinde saklı kalan müzik tutkusu, zamanla hayatının merkezine yerleşiyor. Kuhn’un yaşamındaki ilk kırılma noktası, Liddy ile yaptığı kızak kazası sonucu ayağından sakatlanması; bu olay onu daha içine kapanık, kendi dünyasına dönük bir insan hâline getiriyor. İkinci kırılma noktası ise çok sevdiği arkadaşı Heinrich Muoth’la tanışması. Muoth sayesinde müzikte büyük bir gelişim gösteriyor, önemli kişilerle tanışıyor ve mesleğinde ilerliyor. Gertrud ile tanışması ise
GertrudHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 2020924 okunma
Puan vermedi·490 syf.··
2025 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 15:25
Boza ve yoğurt satıcısı Mevlut Karataş'ın hayatı ve aşkı çevresinde 1950'lerden itibaren güçlü bir değişim ve dönüşüm sürecine giren İstanbul'u anlatmaktadır. Romanın asıl kahramanı boza satıcısı Mevlut'un özelinde Istanbul'dur. Orhan Pamuk İstanbul'u çok iyi tanıyan bir yazar. Kafamda Bir Tuhaflık'ta, İstanbul'un sadece zenginleri ve entelektüelleri değil yoksulları ve okuyamamışları, köylüleri, gecekonducuları, yoğurtçuları, bozacıları, ev hanımları, köşe dönücüleri, görmüşleri, görmemişleriyle bütün bir şehir halkı soluk alıp veriyor. Mevlut'un ettiği NİYETle bulduğu KISMET arasında bir ömür tüketen kararsız dünyasını aydınlatıyor. "Kafamda bir tuhaflık vardı İçimde de ne o zamana Ne de o mekana aitmişim duygusu." William Wordswort, Prelüd
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazar yönünü överek insan yönünü affettirmeyi umdular…
Puan vermedi·176 syf.··
2023 8. kitabı
Serzenişlerle ve hayal kırıklığı ile dolu satırlarla; uzunca düşünülmüş, çoğu cümleleriyle o büyük yıkımı hissettiren, derin hüzünle dolu bir mektup.. Ünlü İngiliz yazarı Oscar Wilde'ın ahlaki dışı ilişkilerde bulunması gerekçesiyle Mayıs, 1895'te hapsedildiği Reading Hapishane'sinde yazılmış bu mektupta; geç kalınmış sitemlere, hüzünlü sevginin sakinleştirdiği saf öfke ve kırgınlıkla dolu anılara yer verilmiş. “Neşenin anısıyla aramdaki uçurum, şu anda neşeyle aramdaki uçurum kadar derindir. Beraberken hayatımız dışarıdan sanıldığı gibi zevk, sefahat ve kahkahadan ibaret olsaydı, bir tek anını bile anımsayamazdım. Bu hayat, trajik, acılı, uyarılarıyla uğursuz; bıktırıcı olayları ve çirkin şiddetiyle sıkıcı ya da korkunç anlarla, günlerle dolu olduğu içindir ki, tek tek her olayı ayrıntılı biçimde görebiliyor, işitebiliyorum, daha doğrusu başka pek bir şey göremiyor, işitemiyorum. ” İki senelik karanlık, sadece 'grinin tonlarının barındığı' maphusanede Sevgili Bosie'ye yazdığı bu uzun mektubuna önce, “Mektupta haksız yere suçlandığını düşündüren bir şey olursa insanın haksız yere suçlanabileceği bir hatanın bulunmasına şükretmesi gerektiğini hatırla, ” diyerek başlıyor. Ardından kendisini sürüklediği iflasın nedenlerini, hem kendisinin hem de onu neden suçlu olduğunu, anıları tazeleyerek ve hapishaneye girmeden önce yapılan mali hesaplamaları dökerek anlatıyor. “Bir ara senden söz açıldı, annen bana senin gerçek kişiliğini anlatmaya başladı. Senin iki büyük kusurundan, gururundan ve onun deyişiyle ‘para konusunda çok yanlış’ düşündüğünden söz etti. Nasıl güldüğümü çok iyi hatırlıyorum. Birinci kusurunun beni hapse, ikincisinin de iflasa sürükleyeceği aklımın ucundan bile geçmemişti. ” Yaptıklarının yanlış olduğunu bile bile tekrardan ona dönmeyi kendince şu
Oscar Wilde
De ProfundisOscar Wilde · Can Yayınları · 20235bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2023 16:20
“İnsan bir cesaret edebilse hayat nasıl da şahane olabilir.” Diyor kitabında Katherine Mansfield Güneş ile Ay 4 kısa öyküden oluşmaktadır. Kısa sürede bitecek akıcı bir eser. Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için Nihal Yeğinobalı’ ya teşekkürler. Arka Kapaktan Alıntı: KATHERINE MANSFIELD, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla on dokuz yaşında İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (Bir Alman Pansiyonunda, 1911) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren öyküsü “Prelüd”, Virginia ve Leonard Woolf’un yayınevi Hogarth Press tarafından yayımlandı. 1922’de yayımlanan Bahtiyarlık adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde veremden öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (Kumru Yuvası, 1923) ve Some-thing Childish (Çocukça Bir Şey, 1924) adlı kitaplarda toplandı.
Edebiyat
Güneş ile AyKatherine Mansfield · Can Yayınları · 2021544 okunma
Prelüd: Bir mizahçının ortaya çıkışı
10/10
·290 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
1865 ile 1880 arasında kaleme alınmış toplam 28 kısa hikayeden meydana gelen bu kitap, Amerikalı mizahçı Mark Twain’in (Samuel Langhorne Clemens) edebiyat dünyasındaki konumunu gözden geçirmek için son derece mühimdir. Yazarın 1910 yılında öldüğünü düşünürsek, edebiyata giriş yaptığı yıl olarak kabul edilebilecek 1865 yılı ve onu takip eden on beş yıl boyunca, onun ilk ve orta dönem edebi kimliğini sanıyorum ki burada net bir şekilde teşrih edebiliriz. Edebiyatta çocuklar denilince akla ilk gelen yazarlardandır Twain. Tom Sawyer, Huckleberry Finn gibi çocuk karakterler vasıtasıyla ismini duyuran yazar, aynı zamanda bu tip muzır/haylaz karakterler ile edebiyat dünyasında uslu/mülayim çocuk mitini bertaraf etmiştir. Bu temayülün izlerine kitaptaki ikinci öyküde (Kötü Yürekli Küçük Çocuğun Öyküsü, 1865) rastlamak mümkündür. Bu ve benzeri örnekler yoluyla, yazarın edebi serüveni boyunca sık sık işlediği temaları içinde barındıran bir havuza benzetebiliriz bu kitabı. Kitapta karşımıza çıkan bir başka örnek tema ise insan doğasının gerçek yüzünün gösterilmesidir. Burada ayrıntıya girmeden sadece şu öykülerin muazzam derecede başarılı olduğunu belirtmem yeterli olur sanıyorum: Trende Yamyamlık (1868); Capitol Venüsü Efsanesi (1869); Edward Mills ile George Benton: Bir Kıssa (1880) Yer yer mizahi ve didaktik unsurlarla bezeli bu hikayelerin bir başka yönü, zaman zaman yazarın hayatına ışık tutması yani otobiyografik kırıntılar taşımasıdır. Zira, kitaba eklenen hikayelerin bir kısmı yazarın otobiyografik mahiyetteki şu gezi kitaplarından alınmıştır: Roughing It (1872) ve A Tramp Abroad (1880) *** Son olarak, baskısını ve Kemal D. Tarım tarafından yapılan çevirisini son derece tatmin edici bulduğumu ve her yaştan okura hitap eden bir kitap olduğunu belirtmem
Edebiyat
Tuhaf Bir RüyaMark Twain · Alfa Yayıncılık · 2017109 okunma
10/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 16:35
Bir vagondan bir dönemi dinlediniz mi? "11 numaralı vagonun ağzından iki gün boyunca tanık olduklarını ve 1900 başlarından itibaren Bağdat Demir yolunun inşasının,bir impararorluğun yıkılışı ve yeni bir devletin kurululunun 1943 yılına kadar gelen hikayesini dinleriz." Arka Kapak 25 Temmuz 1943, Pazar Sabah 26 Temmuz 1943, Pazartesi Gece Okuyun derim. Akıcı bir dil.Her bir yolcu dan bir konu ya da duruma tanıklık eden vagonun hislerini düşüncelerini de katarak anlatımı ... Trenin geçtiği yolların büyük bir bölümünü bildiğimden, aynı zaman diliminde olmasa da geçtiğim,bildiğim yollar olduğu için mi? anlatımın etkisi ile mi bilemedim, vagon nun anlattıkları bana bildiğim konuları anımsatan bir dost gibi geldi.Okurken vagonu dinliyor gibi,karşılıklı sohbet ediyor gibi okudum.Tarih bilgim yenilendi. Yenice istasyonu ve İnonü'nün Churchill ikinci Dünya Savaşına Türkiye'nin neden girmemesi gerektiğini ikna ettiği istasyon.Yenice İstasyonundan geçerken hep düşünürdüm bir romanda karşıma çıkar mı? diye.Kim nasıl anlatır merak ederdim.Ayrıntılar yer almasa da sözü geçmesi bile hoşuma gitti. Türkiye ye sığınarak üniversite öğretim üyesi yahudi profösör ve biiim adamları her zaman hüzünlendirir beni.Her can önemlidir ama gelişmiş beyinlerin insanlığa yapacağı hizmetlerin engellenişi ve o insanların ızdıraplarına üzülmemek elde değil... Ülkenin, yönetim şeklinin değişimi, insanların gelişimi, değişim sürecindeki sıkıntılar ve daha neler, tarafsız bir gözün anlattığı çek çok şey vardı Zaman Lekeler'inde. Bütün anılar ve yaşanan geçmiş ve bu düşünceler kimin ürünü ? Bütün bunlar nerede birikiyor ve ansızın fışkırıyor? Geçirdiğim onca bakım,onarım,yeniden yapılma sırasında tavanım,yolcuların oturduğu sıralar,pencereler,camlar defalarca değişti.Tekerleklerden üçü değişti ve demir
Zaman LekeleriÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 201861 okunma