Kuran yönetimle ilgili genel prensipler vermiş, her dönem ve şartta geçerli bir yönetim sistemi emretmemiş ve önermemiştir.
Sayfa 476 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Dünya parçalarına ayrılmaktaydı ve eskisinden çok daha iyi prensipler çerçevesinde yeniden birleştirilecekti…
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İslam Dini
Allahü teâlânın, Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile sevgili peygamberi Muhammed (aleyhisselâm)a gönderdiği, insanların, dünyâda ve âhirette râhat ve mes’ûd olmalarını sağlıyan, usûl ve kâidelerdir. Bütün üstünlükler, faydalı şeyler, İslâmiyet’in içindedir. Eski dinlerin, görünür-görünmez bütün iyiliklerini, İslâmiyet kendinde toplamıştır. Bütün saâdetler, muvaffakiyetler ondadır. Yanılmayan, şaşırmayan akılların kabûl edeceği esâslardan ve ahlâktan ibarettir. Yaratılışında kusursuz olanlar, onu reddetmez ve nefret etmezler. İslâmiyet’in içinde hiçbir zarar, dışında da hiçbir menfâat yoktur ve olamaz. İslâmiyet’in hâricinde bir menfâat düşünmek, serâbdan içecek beklemek gibidir. İslâmiyet, memleketleri îmâr, insanları terfîh etmeyi, refâha kavuşturmayı emreylemekte, Allahü teâlânın emirlerine saygı göstermeyi ve mahlûklara merhameti istemektedir. Îslâmiyet; zirâati, ticâreti ve san’atı, kat’i olarak emreder. İlme, fenne, tekniğe, endüstriye, lâyık olduğu üzere ehemmiyet verir. İnsanların yardımlaşmasını, birbirlerine hizmet etmesini ehemmiyetle istemektedir. Kendi idaresi altında bulunan insanların, evlâdın, ailenin ve milletlerin haklarını ve idârelerini öğretmekte; dirilere, geçmişlere, geleceklere karşı bir hak ve mes’ûliyet gözetmektedir. Seâdet-i dâreyn yâni dünyâ ve âhiret saâdetini kendisinde toplamıştır. İslâmiyet, insanların rûhî ve maddî refahını en mükemmel şekilde te’min edecek prensipler getirmiştir. İnsan hak ve vazifelerini en geniş şekilde düzenlemiştir. Kısaca İslâm dîninin; îmân, ibâdet, münâkehât, muamelât, ukûbat esâsları vardır.
İhlas Gazetecilik A.Ş·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Diğer mesleklerde ve teknik alanlarda insanların nasıl çalışacaklarını belirleyen prensipler var ve dürtme bu prensiplerin ruhuna da saldırıyor. Tıpta Hipokrat yemini vardır, doktorlar belli etik standartlara göre hareket etmeye yemin ederler. Avukatlıkta müvekkil gizliliği vardır ve insanların onları temsil eden kişilerle yaptıkları konuşmaların gizliliğini korur. Gazeteciler birincil kaynak kullanmak ve kamu yararını gözeten haberler yayımlamak gibi çeşitli prensiplere göre hareket ederler. Șu anda kimsenin yapay zekâda belli kodlanmış prensiplerin yokluğunda optimizasyonun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini göz önünde bulundurması için teşvik edilmiyor. Yapılan işin insanlığın geleceğini nasıl etkileyeceğini ve potansiyel sonuçları analiz eden bir ekiptense belli ölçütleri karşılayan ekip tercih ediliyor. Sonuç olarak yapay zekâ kabileleri, Dokuz Dünya Devi ve onların çalıştığı ülkeler alınan kararları etkiliyor.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Din, insanoğlunun hayat biçimidir. İnsan doğduğu andan itibaren inandığı değerler çerçevesinde yaşam pratiği geliştirir. Din, bu yaşam pratiğinin ilke ve prensipler bütünüdür. İnsan bu ilkelere uyduğunda huzur bulur, uymadığında ise eksiklik hisseder.
II. Güçsüzlüğümüz
Ben güçsüz bir hayvanım; doğarken ne güce, ne bilgiye ne de içgüdüye sahibim; bütün dört ayaklıların aksine daha annemin memesine kadar sürünmekten bile âcizim. Ancak biraz güç kazandığımda, organlarım gelişmeye başladığında biraz düşünebilir hale geliyorum. İçimdeki bu güç, artık daha fazla gelişemeyip her gün azalacağı ana kadar artmaya devam ediyor. Düşünce üretme yetisi de aynı şekilde vadesi dolana kadar gelişiyor ve daha sonrasında farkına varmadan kademe kademe sönüp yok oluyor. Uzuvlarımın gücünü önceden belirlenmiş sınırlara ulaşana kadar anbean artıran bu mekanizma nedir? Bunu bilmiyorum. Bütün ömürlerini bu nedeni aramakla geçirmiş olanlar da benden daha fazlasını bilmiyor. Peki beynime birtakım imgeler sokan, bunları hafızamda muhafaza eden diğer güç nedir? Bunu öğrenmek için para alanlar boşuna araştırıp durmuştur. Birincil prensipler konusunda hepimiz, beşikteyken ne kadar cahil idiysek şimdi de o kadar cahiliz.
Sayfa 2 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı