Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar hiçbir
kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün
istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum tanrıya, varımı
yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kılmış
olduğu için! Nasıl yalvarıyorum ona gece gündüz beni hiçbir zaman,
kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye! Ne mutlu bir
özgürlükle bunca zaman yaşadım: Onunla bitsin ömrüm!
Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak.
Sonu, beni ağlatan bir roman. Okumadan önce bu kadar etkilenebileceğimi düşünmemiştim nedense. İmzalı kitabım. Söyleşine katılmak da kitabını okumak da büyük zevkti, teşekkürler Sinan Yağmur.
...Siz gençliğin o pembe yıllarından çıkarak, olgunluk yaşının çetin yoluna düştüğünüzde, yolluk diye insancıl duygularınızı da alıp götürün yanınızda; yoksa bunları artık bir daha bulamazsınız. İhtiyarlık, insanın bir kere bıraktığını artık hiç elde edemeyen o ihtiyarlık, tehdit eder sizi. Mezar da merhametlidir, insanlıktan uzaklaşmış ihtiyarlığın o karanlık ve buz gibi çizgilerinden hiçbir şey okunamadığı halde, mezarda şunlar okunabilir: Burada bir insan gömülüdür!