Regina Phalange

Regina Phalange
@prinsessconsuela
Öğrenci, amigurumist, ukulelist
Spoiler*
Bu bölümde yazar artık ilçe hastanesinde asistanken, eski görev yerine atanmış fakülteden arkadaşından bir mektup alır. Mektupta çok hasta olduğunu söyleyerek yazarı yanına çağırır. Yazar gitmek için tren saatini beklerken mektubu yazan arkadaşını yaralı olarak getirirler. Kendini vurmuş... Açıkçası burada taşradaki şartlara dayanamayıp hasta oldu ve bu psikolojiyle kendini vurduğunu sanmıştım. Ama işin iç yüzü hiç de öyle değilmiş meğer doktorumuz bir gün karın ağrısı sebebiyle yakınırken hemşire ona morfin yapmış, morfinin etkisiyle doktor unutamadığı eski sevgilisini bir geceliğine unuttuğunu fark edince... Böyle böyle morfinman olmuş zavallı doktorumuz, tedavi olmayı deneyip yarıda bırakmış. Kendini vurmadan önce son bir ker aklı başına gelip yazarı problemine çare olması ümidiyle yanına çağırmış ama, sonradan bu umudunu da yitirmiş anlaşılan.

Regina Phalange

@prinsessconsuela
·
morfin
"Sevgili dostum, Gelmenizi beklemeyeceğim. Tedavi olmaktan vazgeçtim. Hiç ümit yok. Kendime daha fazla acı çektirmek istemiyorum. Yeteri kadar çaba harcadım. Başkalarını da uyarıyorum. 25 birim suda çözünen beyaz kristal parçacıklar konusunda dikkatli olun. O kristallere gereğinden fazla itimat ettim, onlar da beni mahvetti. Günlüğümü size miras bırakıyorum. Bana hep kişisel belgelere karşı meraklı ve onları okumayı seven biri gibi gelmişsinizdir. İlginizi çekerse hastalığımın öyküsünü okuyun. Elveda. Sevgilerimle, S. Polyakov" Kocaman harflerle yazılı bir not: "ÖLÜMÜMLE İLGİLİ OLARAK LÜTFEN KİMSEYİ SUÇLAMAYIN." Doktor Sergey Polyakov
Sayfa 116·Kitabı okudu
Anı /Biyografi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kitabın diğer alıntılarını okudum ve genel olarak beğenilmemiş. Yazarın diğer kitapları hakkında olumlu yorumlar mevcut. Yalnız olmadığıma sevindim açıkçası

Regina Phalange

@prinsessconsuela
·
İnce bir kitap olmasa yarıda bırakırdım herhalde. Araştırma tezi için kütüphanesindeki elyazması eserleri incelemek amacıyla misafirliğe giden karakterimizin, evin kızına sadece portresini görerek aşık oluşunu anlatıyor. Hikaye bana sıradan geldi. Herhangi bir merak unsuru yok. Anlatımı da çok boşlukluydu, bir anda farklı bir konuya geçiyor, öncesinde bahsi geçmeyen bir şeyi bilmemiz gerekirmiş gibi anlatıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. İlk izlenimim maalesef olumsuz yönde. Sırada aynı yazarın Dar Kapı isimli romanı var. Onu da okuduğumda daha çok fikrim olur sanıyorum. Umarım düşüncelerim olumlu yönde evrilir de Nobel ödüllü bir yazarı beğenememiş olma gafletine düşmem.
Ne diyelim anon olmak zorunda bırakanlar utansın
Eğer spoiler vermeden yorum yapmam gerekirse, Jules Verne her zamanki gibi zekasını ve ileri görüşlülüğünü kullanarak insanoğlunun ilk Ay yürüyüşünden 104 yıl önce yazıyor bu kitabı. O zamanın şartlarını düşünürsek neredeyse kusursuz bir yolculuk planlıyor, her şeyi düşünüyor ve akıcı bir dille okura aktarıyor. Bize de okumak kalıyor... Özellikle bilimkurgu sevenlerin çerez niyetine okuyacağı bir kitap 😋

Regina Phalange

@prinsessconsuela
·
*Spoiler İçerir*
Kitabın adı Ay'a Yolculuk olunca ben de aya yolculuğu anlatır sandım, yanılmışım. Kitabın neredeyse 3/4'ünde aya nasıl mermi gönderebileceğimiz anlatılıyor. Atışbilimine ilgi duyuyorsanız bu kısımdan keyif alabilirsiniz, açıkçası ben pek alamadım. Sonunda kitabı yarıladığımda hikaye istediğim yönde ilerledi ve üç babayiğit karakterimiz merminin içine binme cesaretini gösterdi. Merminin şekli ve içi buna uygun dizayn edildi, olabilecek tehlikeler giderildi, oksijen ve yiyecek sorununa çözüm bulundu hatta merminin içinde -artık ona vagon mermi diyorlar- bir hafta kalma denemesi bile yapıldı. Sonunda o gün geldi ve binlerce insanın şahitliğinde mermi ateşlendi... Jules Verne kitabın sonunu çok zekice bitiriyor. Başarısız olmuyorlar, ama istenilen başarıyı da elde edemiyorlar. Ay yüzeyinde onları neyin karşılayacağını bilemeyeceği için hiç o toplara da girmiyor. Dünyanın Merkezine Yolculuk'ta olduğu gibi bize, yapılan yolculuğu ve Ay'ı kurgulamıyor. Tam tersine anlattığı çoğu şey mantık çerçevesinde ve bilimsel. İnsanoğlunun Ay'a ayak basışından 104 yıl önce, neredeyse bütün detayları düşünüp bize aktarıyor. Çoğu bilgi tabi ki şu an geçerliliğini yitirmiş durumda bu yüzden bazı yerler ister istemez komik gelmesine rağmen ben bir sürü bilmediğim şey de öğrendim. Jules Verne'e beni üzmediği ve Ay'a sadece mermi göndermekle kalmadığı için teşekkürlerimi sunuyor ve kitaba 10 üzerinden 7 veriyorum.
Bilim-Kurgu
Herkese merhaba, 3 sene önce yakın arkadaşımın tavsiyesiyle burayı açtığımda kitap okurum sanıyordum. Okumadım :) 3 senede max 3 kitap bitirebildim ama bu sefer gitmeye niyetim yok, bir süre buradayım. Üç hafta önce kadar şehrimde TÜYAP kitap fuarı kuruldu. Ben de gezmek olsun diye oraya gittim. Kitap fuarlarının en iyi yanı piyasada ne kadar kitap olduğunu ve senin ne kadarcığını okuduğunu kıyaslama fırsatın olması. Ben çok azını okuduğumu, okyanusta bir damla bile olmadığımı fark etmem üzerine, tekrardan kitaplara dönmeye karar verdim. Kitap seçimlerim bir şurdan bir burdandı, belirli bir tarzı sevene kadar böyle gidecek sanırım. Çocukluğumda çok sevdiğim yazar Jules Verne'in Aya Yolculuk isimli kitabı da alışverişimin arasında, okumaya onunla başladım. Kitapla ilgili fikirlerimi burada paylaşmam doğru olmaz, sanırım bunun için yeni bir gönderi açmam gerek. O zaman orada görüşürüz. Not: Sıkı twitter kullanıcısıyım platformları karıştırıp buraya günlük hayatımdan yazılar yazabilirim, affedin.