9/10
·232 syf.··
2026 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:20
Merhabalar, öncelikle evet bazı kusurları var ama kitap bu düşük puanları haketmiyor bence. Empati duygusu gelişmemiş insanların bir sınavla damgalandığı ve suça yatlınlıklarının daha fazla olduğunun düşünüldüğü bir distopyadayız. Konu insanı içine çekiyor, o gerilim kendini merak ettiriyor. Ama yazar anlatımda bazı kuralları çiğniyor örneğin serim bölümünü atlıyor ve kim kim ? kaç yaşında ? kim kadın , kim erkek ? Açıklamıyor dolayısıyla bir süre zorlanıyorsunuz. Örneğin başlardan beri okuduğum bir kadın karakterin yaşlı olduğunu kitabın sonlarına doğru başka bir karakterin ağzından öğrendim. Karakterler hakkında az şey bilmek de kitabı içselleştirirken dezavantaj yaratıyor. Ama tüm bunlara rağmen konu güzeldi ve ben severek, merak ederek elimden düşürmeden okudum. Bu saydığım problemler başlarda zorluyor biraz ama sonra akıp gidiyor. Bence okunmalı.
İşaretFrida Isberg · Domingo Yayınevi · 2024238 okunma
İnatla devam ediyorum.
6/10
·500 syf.··
2026 144. kitabı
İlk kitaba kıyasla editöryal sorunlar azalmış olsa da tamamen düzelmiş değil. Hâlâ yazım, çeviri ve cümle hataları var ve bu hatalar okuma akışını bozuyor. İlk yaklaşık 200 sayfa boyunca dişe dokunur bir gelişme yok. Tempo sonlara doğru artıyor ama geç geliyor. Kitap beni çok sarmadı; yine de serinin potansiyeli nedeniyle devam ediyorum. En büyük sorun, vurucu olması gereken sahnelerin etkisiz kalması. Bazı önemli anlar sanki sadece bilgi verilmiş ve geçilmiş gibi. Duygusal yoğunluk oluşmuyor. Bunun büyük ölçüde çeviri kaynaklı olduğunu düşünüyorum; orijinal dilinde bu sahnelerin çok daha etkili olabileceği hissi var. Sonuç olarak: Karanlık Taç, hikâye açısından ilerleme sunsa da çeviri ve editöryal problemler nedeniyle duyguyu taşımakta vasat kalıyor. Potansiyel hâlâ orada, ama bu kitapta yeterince parlayamıyor.
Karanlık TaçSarah J. Maas · DEX · 20173,374 okunma
Reklam
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 12:13
İlkim Öz 'ün Erkekler Neden Evlenir? adlı kitabını okurken hem ilgi duydum hem de birçok konuda düşünme fırsatı buldum. Kitapta farklı erkeklerin evliliklerinde yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlarla baş etme süreçleri anlatılıyor. Bu hikâyeleri okurken erkeklerin olaylara nasıl baktıklarını ve ilişkilerde neler hissettiklerini daha iyi anlamaya başladım. Kitapta yer alan karakterlerin her biri farklı problemler yaşıyor. Bazıları kıskançlıkla mücadele ederken bazıları ailelerinden kaynaklanan sorunları evliliklerine taşıyor. Karakterlerin yaşadıkları olayları okurken, insanların davranışlarının altında yatan sebepleri görmenin ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Yazarın anlatımını oldukça sade ve anlaşılır buldum. Psikolojiyle ilgili konulara yer verilmesine rağmen kitap beni zorlamadı. Terapi görüşmeleri şeklinde ilerleyen bölümler, kitabın akıcı olmasını sağladı. Bu nedenle okurken sıkılmadım ve hikâyelerin devamını merak ettim. Kitapta en çok hoşuma giden şey, karakterlerin yargılanmadan anlatılması oldu. Her karakterin yaşadığı sorunları kendi açısından değerlendirme fırsatı buldum. Bu da olaylara daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmamı sağladı. Kitabın arka kapağında İlkim Öz'ün şu sözleri dikkatimi çekti: “Bu kitabı alanların ve okuyanların çoğunun kadınlar olacağından eminim. Erkekler yine kendilerinden kaçacak ama inanın yanılmak istiyorum.” Bu satırları okuduğumda gülümsedim. İlkim Hanım, bu konuda en azından benim için yanıldınız. Evet, kitabı satın alarak okumadım; ancak büyük bir keyifle okudum ve kendim için önemli dersler çıkardım. Erkeklerin ilişkilerde yaşadığı iç çatışmaları, korkuları ve hataları daha yakından görme fırsatı buldum. En kısa zamanda kitabı satın alıp kitaplığımda hak ettiği yere koyacağım. Genel olarak düşüncelerimi toplayacak olursam bu kitabı
İnceleme
Erkekler Neden Evlenir?İlkim Öz · Alfa Yayınları · 2004162 okunma
7/10
·112 syf.··
2026 47. kitabı
Kitapta yaşadığı özel hayatına ilişkin problemler nedeniyle tek başına gemiyle yolculuk eden adamın kazayla gemiden düşmesi sonucu, yaşamla ölümle ve geçmiş yaşamına ait hesaplaşması ile oluşan bir roman kurgulanmış. Yazarın tarzı, kibar anlaşılır ve çeviri de başarılı. Yazarın daha sonra yaşamına kendi son verdiği dikkate alınırsa romanda bu konudaki düşüncelerini romandaki karakterlerle yazıya dökmesi ilginç geldi.
Gemiden Düşen AdamHerbert Clyde Lewis · Holden Kitap · 2024711 okunma
9/10
·622 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 00:31
Yüzyıllar boyunca “tembelliği” ile bilinen Oblomov karakteri yalnızca uyuşuk bir insan tiplemesi değil, aynı zamanda toplumsal ataleti temsil eden bir semboldür. Yazar, dönemin kapitalist düzene uyum sağlayamayan, pasifleşmiş ve yabancılaşmış insanını eleştirmek için böyle bir karakter oluşturmuştur. Bu bağlamda Oblomov detaylı olarak incelendiğinde, onun eylemsizliği basit bir “tembellik” olmaktan ziyade bir düşünce yapısı ve yaşayış biçimi olarak nitelendirilebilir. Oblomov, daha eserin en başında okuyucuyu yatakta karşılar; başında iki önemli problem olmasına karşın bu problemleri çözmek için harekete geçemez. Eylemleri yalnızca zihninde kalır. Oblomov’un problemler karşısındaki bu pasifliği, onun çocukluk yıllarına dayanır. Oblomovka’da geçen çocukluk yılları; uşaklar ve bakıcılar arasında, “el bebek gül bebek” bir şekilde geçmiştir. En küçük sorumlulukları bile başkaları tarafından yerine getirilerek büyütülmüştür. Kendi ayakkabı bağcığını bile bağlamadan büyüyen bu çocuk, yetişkinlik yıllarında da karşısına çıkan her sorunda yalnızca düşünmekle kalmakta, harekete geçememektedir. Oblomov sıkıntıları üzerine düşünürken dairesine gidip gelen arkadaşları vardır. Bu arkadaşlarının kimi derdini, kimi ise sevincini ve heyecanını Oblomov’a aktarır; ancak sıra onun kendi sorunlarını paylaşmasına ve fikir almasına geldiğinde, dostlarının ilgisinin azaldığı, onu tam anlamıyla dinlemeden ortamdan ayrıldıkları görülür. Bu durum, yalnızca bireysel bir ilgisizlikten ziyade dönemin toplumsal yapısına dair önemli bir eleştiri sunar. Yazar burada ilişkilerin ne kadar yüzeyselleştiğini, empatiden yoksun olduğunu okuyucuya sunar. Herkes kendi derdinin peşindedir; ancak kimse diğer insanların duygularına kulak vermemektedir. Eserde toplumsal eleştiri, Oblomov ile Ştolts’un temsil
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
Reklam
Reklam