10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2024 62. kitabı
·
269 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2024 00:00
Bu metin, Türkiye'de yasal komünist partilerin yasaklı olduğu 1954 gibi karanlık bir dönemde, Kıvılcımlı'nın işçi sınıfının devrimci enerjisini legal alanda örgütlemek için attığı en cüretkâr ve zeki siyasi adımdır. Program, kaba çeviri Marksist terminolojiyi kullanmadan, doğrudan ezilen kitlelerin ve Anadolu insanının kolayca kavrayacağı o yerel, "orijinal" dille (İkinci Kuvayimilliye şiarıyla) Türkiye sosyalizminin manifestosunu yazar. Tefeci-bezirgan sömürüsüne, toprak ağalığına ve Amerikan emperyalizminin tahakkümüne karşı, proletaryanın yoksul köylülükle nasıl bir stratejik ittifak kurması gerektiğini net, anlaşılır maddeler halinde formüle eder. Küçük burjuva lafazanlıklarının aksine, tam bağımsız ve demokratik bir ülkenin ancak üretim araçlarının toplumsallaşmasıyla mümkün olacağını sarsılmaz bir parti disiplinine ve tüzüğüne bağlar. Tarihsel maddeciliğin, memleketin somut şartlarında nasıl uygulanabilir bir iktidar programına dönüştürülebileceğinin en ihtişamlı, en kurmayca ve bedeli bizzat zindanlarda ödenmiş belgesidir.
1000Kitap
Vatan Partisi Tüzük ve ProgramıHikmet Kıvılcımlı · Sosyal İnsan Yayınları · 20116 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 04:54
Yavuz hoca kitabında sırayla kilonun, beslenmenin, egzersizin, uykunun ve bağlantılı alt konularının nasıl oluru ve olmazını akıcı ve yalın bir dille açıklamış. Kısa bir kitap olsa da etkisi büyük oldu benim için. Yalnızca öğrendiğim doğru bilinen yanlışlar bile yeterliydi. Kitap boyunca verilen bilgilerin de özeti tadında 30 günlük tavsiye bir program var sonunda. Uygulamaya kararlıyım. Kitabı sizlere de tavsiye ederim.
30 Günde 10 YılYavuz Yörükoğlu · Hayy Kitap · 20221,559 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·112 syf.··
2026 19. kitabı
Helen Garner’ın Misafir Odası kitabı, kanser tedavisi gören bir kadının üç haftalık alternatif bir iyileşme programı için arkadaşının evine yerleşmesiyle başlıyor. Bu program, tıbben kesin bir çözüm sunmuyor; daha çok umut vaat eden bir süreç. Hastanın da bunun gerçek bir çare olmadığını hissettiğini düşünüyorum. Yine de yaşama isteği o kadar güçlü ki, belki bir gün, belki bir an daha fazla yaşayabilmek için bu yolculuğa tutunuyor. Diğer tarafta ise ona destek olmaya çalışan arkadaşları ve akrabaları var. Sağlıklı birinin, ölümün gölgesinde yaşayan birinin umudunu tam anlamıyla kavraması çok zor. Onlar da bu süreçte yıpranıyor, sabırları tükeniyor ve zaman zaman kırıcı olabiliyorlar. Çünkü ölümün bu kadar yakın olduğu birine destek olmak, en az hasta olmak kadar zor. Garner, bu karmaşık duyguları sade ve gözlemci bir dille aktarıyor. Olayları dramatize etmeden, sanki bir anı defterinden okuyormuşuz gibi anlatıyor. Bu sadelik kitabı hem samimi hem de zaman zaman rahatsız edici derecede gerçek kılıyor. Kitabın sonu belirgin bir kapanış sunmuyor; hikâye sanki bir anda kesiliyor. İlk anda eksik bir final gibi hissettirse de belki de hayatın kendisi böyle. Bazı hikâyeler tamamlanmıyor; sadece bir noktada bırakılıyoruz. Genel olarak Misafir Odası, ölümle yüzleşen bir insanın umuda tutunma çabasını ve ona eşlik edenlerin yaşadığı duygusal karmaşayı çok gerçek, sade ama sarsıcı bir şekilde anlatıyor. Ne tamamen çok sevdim ne de sevmedim diyebileceğim bir kitap… Ama okurken düşündüren, insanın içine dokunan bir tarafı kesinlikle var. Misafir Odası
1000Kitap
Misafir OdasıHelen Garner · Yapı Kredi Yayınları · 2021582 okunma
Alchemised
9/10
·1040 syf.··
2026 16. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 00:07
Herkese merhaba, Geldik şu zamanlarda hem fiyatı ile hemde popülerliği ile konuşulan kitabımıza, biraz uzun bir yorum olacaktır. İlk önce şu konudan başlayalım; Yayınevinin bu kitabı bu kadar yüksek fiyatla piyasaya sürmesi ve sonrasında CEO’su mu artık kimse; okuyucularla dalga geçer gibi paylaşımlar yapması tam bir skandaldır. Gerçekten büyük bir fiyasko… Bu kitabın böyle bir yayınevinden çıkması yazık oldu. Üstelik verdiğimiz paranın karşılığı kesinlikle alınmadı.Ciltli kitaba 750 TL verdik ama kalite sıfır: yapraklar ince ve dayanıksız, kapak kenarları hemen soyulmaya başladı, birkaç okuma daha yapsak yırtılacak. Çeviri de tatmin edici değildi; bazı bölümler düz ders kitabı cümleleri gibi yazılmış, anlamı belirsiz kelimeler açıklanmamış. Buna rağmen yayınevi kendi kendini öve öve bitiremedi. Oysa övgüyü okuyucudan beklemeleri gerekirdi Okumak ısteyenlere fılan biraz yardımcı olur belki. Ben yazarı daha Manacled yazdığı zamandan biliyorum, o hikayesini internet üzerinden okumuştum(bende hermonie ve draco fanıydım) , baya oldu tabi, unutmuşum , bun hikaye ile pekiştirdik... merak edenlere burdan söylıyım, normalde yazarım Draco-hermoni fanı, bunun üzerine fan hıkayeleri olarak bu hikayeyi yazıyor ama cok sevilince kitap olarak çıkartmağa karar veriliyor ama öyle böyle sevilmedi baya baya yani... bunun üzerine karakterlerin isimlerini ve bazı terimleri değiştiriyor genel olarak, hikayenin gidişatı filan aynıydı. Sadece bu okuduğumuz cok fazla detaylıydı, evreni baya anlatmış,diğerinde bu kadar ayrıntı yoktur. Şimdi puanımdan belli olduğundan ben sevdim ve beğendim. Ben öyle kolay kolay 9 vermem beni bilenler bilir. Tabikide eksik yerleri vardı eleştirimizi yapacağız. Spoi vermeden anlatmaya çalışacağım. Kitabımıza gelirsek; kitabımız 3 kısımdan oluşuyor,
Fantastik
AlchemisedSenLinYu · Del Rey · 2025262 okunma
tatlı rüyalar
Puan vermedi·186 syf.·
2026 5. kitabı
Bir süredir kafamı kurcalayan boğucu kitapların ardından, Alper Canıgüz’ün Tatlı Rüyalar’ı beklenmedik bir rahatlama sundu. Bunu söylerken kitabı hafif ya da kolay okunacak bir yere yerleştirdiğim sanılmasın, aksine, hayli karmaşık yapısına rağmen -ya da belki tam da bu yüzden- son derece eğlenceliydi. İlk karşılaştığımız karakter Hector Berlioz. Şu 19. yüzyıl Fransız bestecisi değil, ama isim benzerliği rastlantıdan çok daha fazlasını çağrıştırıyor olabilir. Gerçek Berlioz’un Symphonie fantastique’inin program metni, hastalıklı hassasiyet ve ateşli hayal gücüyle dolu genç bir adamdan (Hector'un kendisi) söz eder, kitaptaki Hector da öyle bir figürdür ve aynı zamanda Şevket Hakan Tunçel’in bilinç akışındaki ve rüya dünyasındaki alter egosudur. Hector bir ilan görür: “25 yaşında, eğitimli, iki dil bilen, hayatının bir bölümünü satmaya hazır bir genç" hakkında. Bu genç, Hamit’tir. Hector ilana başvurur ve Hamit’e gizli bir iş teklif eder. Hamit kabul eder, birlikte yaşamaya başlarlar, oyunlar oynarlar, erotomanyak Nalan aralarına sızar. Sonra işler daha karmaşık bir hal alır: Hayri Kuru’yla, Muhittin’in Yeri’nde buluşup Panş'ın (Şeref Bey) üç milyon dolarını ele geçirme planları kurarlar. Karşılarına gangsterler ve poturlu gençler çıkar. Onlarla yalnızca rüyalarda buluşabilen Şevket ne yapacaktır? Profesör Olcayto Fişek’ten yardım ister, Şevket Hakan Tunçel, uykusundaki alfa, teta ve gama dalgalarını izlerken, 330 milisaniye sonra beliren küçük pozitif sıçramayı fark edip P 330 adını vermiştir. Bunu sürekli ve stabil hale getirmek, bilincin gizli ritmini açığa çıkaracak bir anahtar gibidir ve Profesör Fişek’ten P 330 için gereken uyarıcıyı bulmasını ister. Böylece kitap, rüya ile gerçek arasında sürekli bir salınım içinde sürer gider. Kapanış ise Türk Sanat
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık · 20138,1bin okunma
8/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Müslüman halkların ve Müslümanların İslamlaşmasına dair bir program... O kadar açık ve anlaşılır ki fazla söz etmeye gerek yok üzerine... Tek kurtuluşun İslam olduğunu ve bunu da Müslümanların İslam'ı tanıyarak ve İslami terbiyeyle birbirlerine bağlanarak yapacaklarını anlatan buna göre yol haritası çizen değerli bir eser. Aliya İzzetbegoviç in düşünceleri bugün bile önemli ve değerli anlayabilene...
İslam DeklarasyonuAliya İzzetbegoviç · Fide Yayınları · 20169,4bin okunma