DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İyi Bir Yönetişime Sahip Olmak
6/10
·592 syf.·
2026 21. kitabı
Kitabı irdelemeden önce yazarı hakkında biraz bilgi vermek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Ray Dalio, orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak büyümüş bir insan. Amerika başta olmak üzere Avrupa ve Asya’daki ekonomik durumu iyi tahlil edip, krizlerle başa çıkıp kendi kurmuş olduğu Bridgewater Associates firmasını Fortune dergisinin değerlendirmesine göre ABD’deki en önemli beşinci özel şirkete dönüştürmüş biri. Time’a göre dünyanın en etkili isimler listesinde, Forbes’e göre en zengin ilk yüzde. CIO dergisine göre ise yatırımın Steve Jobs’ı olarak anılmakta. Tabi bu kadar başarılı bir kariyerin iş ve hayatında uyguladığı ilkeler de başarılıdır diye düşünerekten kitabı okudum. “Çok para haramsız, çok laf yalansız” olmaz sözünü aklımın sürekli bir köşesinde tutarak okuduğum için ciddi eleştirilerim de mevcut ancak bu eleştiriler kitaba yönelik değil. Yazarın ve çevresindeki isimlerin araştırılarak okunmasını tavsiye ederim bu noktada. Açıkçası birkaç isim gördükten sonra bu kariyerin normal bir yükseliş olmadığı yönünde kanaat geliştirdim. Tabi bu durum için yorumu size bırakıyorum. Diğer kişisel gelişim kitaplarında yapmış olduğum bizim ülkemizde 100% uygulanamaz yorumunu bu kitap için de yapıyorum fakat bu demek değildir ki kitap fuzuli bilgiler ile dolu. Amacınız benim gibi bir cümle olsa dahi öğrenmek ise kitabı tavsiye ederim. Özellikle aşağıdaki gruplardan birinde yer alıyorsanız, kitaptan edindiğiniz bilgileri pratik edebilirsiniz: 1. Şirket yönetenler, ekip liderleri, proje/program/portföy yöneticileri 2. Finans, ekonomi alanında çalışanlar 3. Girişimciler 4. İnsan kaynakları Kitabı genel hatları ile yorumlayacak olursam, yazar kendince farklı açılardan değerlendirdiği konular benim için tekrar niteliğindeydi. Bu tekrara düşme sıklığı
Kişisel Gelişim
İlkeler: Hayat-İşRay Dalio · Pegasus Yayınları · 2021107 okunma
Yavuz Bülent BÂKİLER Sözün Doğrusu 1
10/10
·320 syf.··
2026 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 21:12
Yavuz Bülent BÂKİLER bizlere yine mükemmel bir eser bırakmış. Kitapta Türkçenin güzelliğini, doğru kullanılması gerektiğini ; bazen örneklerle, bazen başından geçen olaylarla anlatıyor Sayın Yavuz Bülent Bey. Türkçeye diğer dillerden geçip yerleşen kelimelerin çıkarılmamasını,dilde tasfiyecilik anlayışının güzel Türkçemize kat’iyyen faydası olmadığını ; Ziya Gökalp’ın deyimiyle “Türkçeleşmiş Türkçedir” anlayışını benimsememiz gerektiği anlatılıyor. Özetle kitap bu şekildedir. Ben Türkiye’de yetki sahibi birisi olsaydım veya Milli Eğitim Bakanlığında söz sahibi birisi olsaydım bu kitabı en azından ortaokul talebelerinden başlayarak bütün öğrencilere dağıtmayı zorunlu yapardım. Niçin olmasın ki? Milyonlarca liralar bir saatlik program ve konserler için şarkıcılara verilirken, eğitim ve irfan için de bu şekilde biraz para harcansa çok mudur? Ülkede okuma oranı zaten yeterince azdır. Ülkemizde bir yılda basılan kitap çeşidi 7000 adet , ders kitaplarımızda bulunan kelime sayısı 7000’dir. Ve bu 7000 kelimenin ancak %10’uyla düşünüp konuşuyoruz. Evlerimizin %95’i kitapsız ve kütüphanesiz. Dil olmadan, okuma olmadan kültür ve medeniyet olmaz. İnşAllah en yakın zamanda ülkemiz okuyarak,araştırarak eskisinden daha güçlü olacaktır. Yavuz Bülen BÂKİLER’ i Rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.
Sözün Doğrusu 1Yavuz Bülent Bâkiler · Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları · 2003836 okunma
Osmanlı'nın son dönemi
10/10
·354 syf.··
2025 82. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 12:14
Giriş: Değişim ve Kriz Yüzyılına Bakış Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi, büyük bir siyasi, ekonomik ve sosyal dönüşümün yaşandığı, krizlerle dolu bir çağdır. Bir zamanlar üç kıtaya yayılan imparatorluk, iç ve dış gelişmeler karşısında eski gücünü yitirmiş, toprak kayıpları ve ekonomik çöküşle yüzleşmiştir. Bu zorlu süreçte, devleti kurtarmak için köklü reform çabalarına girişilmiş, anayasal düzen denemeleri yapılmış, ancak girilen savaşlar ve artan dış müdahaleler imparatorluğun çöküşünü hızlandırmıştır. Bu çöküş, nihayetinde bir ulusal direnişin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Bu rehberin amacı, bu karmaşık dönemi anlamak için gereken altı temel kavramı (Tanzimat, Meşrutiyet, Kapitülasyonlar, Düyunu Umumiye, Mondros Mütarekesi ve Kuvayımilliye) basit ve anlaşılır bir dille açıklamaktır. -------------------------------------------------------------------------------- 1. Yenilenme Arayışları: Tanzimat Fermanı Tanzimat Nedir? Osmanlıca çoğul bir sözcük olan Tanzimat, "düzenlemeler" anlamındadır. Ancak düzenlemelerin ayrıntılarına inildiğinde, bu bir "yeniden yapılanma" olarak da değerlendirilebilir. Bu dönemde ya tümden yeni kurum, kuruluş ve yasalara yönelinmiş ya da eskilerinin yanına yenilerinin yerleştirilmesine çalışılmıştır. Tanzimat'ın Temel Özellikleri Tanzimat dönemindeki yenilikler, Osmanlı devlet yapısını ve toplumunu kökten değiştirmeyi amaçlayan beş ana alanda yoğunlaşmıştır: * Yeni Örgütlenmeler: İmparatorluk merkezinde Divan-ı Hümayun gibi geleneksel yönetim birimlerinden, modern Bakanlıklar düzenine geçilmiştir. İç yönetimde eyalet sisteminden vilayetlere geçiş yapılmış, ayrıca şer'i mahkemelerin dışında Danıştay (Şûray-ı Devlet) ve Yargıtay (Temyiz Mahkemesi) gibi modern yüksek yargı organları oluşturulmuştur. * Yeni Yasalar: Şeriat hükümleri
Tarih
Türk Devrim Tarihi (1. Kitap)Şerafettin Turan · Bilgi Yayınevi · 200490 okunma
10/10
·440 syf.··
2025 66. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:41
Soner Yalçın'ın "Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor" adlı eseri, Türkiye'deki İslamcı hareketin tarihsel evrimini, ideolojik dönüşümünü ve günümüzdeki siyasi-toplumsal konumunu eleştirel bir mercekle incelemektedir. Kitabın ana tezi, samimi ve ahlakı merkeze alan bir İslam anlayışı ile yazarın "dincilik" olarak tanımladığı, dini ticari ve siyasi çıkarlar için araçsallaştıran, şekilci ve yozlaşmış bir zihniyet arasındaki köklü ayrıma dayanmaktadır. Eser, Nurettin Topçu, Cemil Meriç ve Nezihe Araz gibi ahlakı ve entelektüel derinliği önceleyen Müslüman aydınların profillerini çizerek, günümüzdeki "sınıf atlayan mücahitlerin" bu idealden ne denli uzaklaştığını vurgulamaktadır. Kitap, Türkiye'deki sol-İslamcı çatışmasının kökenlerini, özellikle Soğuk Savaş döneminde İngiliz ve Amerikan istihbarat servislerinin (CIA/Gladio) manipülasyonlarına bağlamaktadır. Yazar, "Yeşil Kuşak Projesi" gibi stratejilerin, Türkiye'deki toplumsal fay hatlarını derinleştirdiğini ve solu kendi halkına ve kültürüne yabancılaştırdığını savunmaktadır. Güncel siyasete odaklanan bölümlerde ise Ergenekon soruşturması, Sırbistan, Gürcistan ve Ukrayna'daki "renkli devrimler" bağlamında bir "sivil darbe" olarak yorumlanmaktadır. Bu sürecin arkasında, ABD'nin "Büyük Ortadoğu Projesi"ne direnen Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) tasfiye etmeyi amaçlayan, Fethullah Gülen cemaati ile liberal aydınlardan oluşan bir ittifakın olduğu iddia edilmektedir. Bu bağlamda, cemaatin ABD'deki yapılanması, emniyet teşkilatındaki gücü ve Utah merkezli psikolojik harp faaliyetleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Eser, bu ana siyasi analizlerin yanı sıra kıyafet, sanat, tarih yazımı ve Kürt sorunu gibi çeşitli kültürel ve toplumsal meseleleri de
Siyaset
Bu Dinciler O Müslümanlara BenzemiyorSoner Yalçın · Doğan Kitap · 20151,360 okunma