Köy Enstitülerini merak edenlere
Puan vermedi·264 syf.··
2021 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2021 14:37
Yönetimi kendi eline almış, ülkenin bağımsızlığını sürdürecek tek gücün, ulusun egemenliği olduğunu anlamış ve bunu bizzat yaşamış bir halk var.Bunu devam ettirecek , bu ülkeyi yönetecek, ileriye götürecek nesiller yetiştirmek gerekiyordu. Cumhuriyeti, değerlerini halka benimsetmek gerekiyordu. Bunun en temel ve etkili yolu, toplumsal değişim ve dönüşümü başlatacak en önemli araç, eğitim idi. Ancak meslek bilgisi olmayan, ilköğrenimi görmeyen, din hocalarının öğretmenlik yaptığı yerdi okullar.10.102 öğretmenden sadece 2734 ü meslek öğrenimini görmüştü. Padişahlık sisteminin okullarından Cumhuriyet değerlerine sahip okullara evrilmesi bir gereklilikti. Bu yüzden eğitimde yeniliğe gidilmesi şarttı. Yeni nesli, Cumhuriyetin değerleriyle donatmak gerekiyordu, öğretmenleri de Cumhuriyetin değerlerini aktaracak şekilde yetiştirmek gerekiyordu.. Peki devrimler kentlerde hayat bulabilirken köye ulaşamıyordu, köye nasıl ulaşılacaktı? Köylerde Misak-ı Milli sınırlarımızdı, köylerde yönetime ortaktı .Bu devrimlerin köylerde benimsenmesi köylünün de ekonomik,kültürel,sosyal ,düşünce anlamında gelişmesi şarttı .Devrimleri köye yayacak nitelikli kişiler yetiştirilmeliydi bu yüzden. Köyde klasik eğitim, sadece okuma-yazma öğretimi gibi bir anlayışın etkili olması beklenemezdi. Köyün unsurları başkaydı.Köy enstütüleriyle köyü kendi unsurlarıyla( tarımıyla, hayvancılığıyla, teknik işlerle) içten canlandırmak, köye kök salmak, köylü elitler yetiştirmek hedefti. Köye özgü bir sistem oluşturulmalıydı. Öğrenilen bilginin köyde işlerlik kazanması gerekirdi .Öğrendiğini köy yaşamında kullanabilen, köye aktarabilen insanlar yetiştirilmeliydi. Kendi giysilerimizi kendimiz üreteceğimiz, kendi yiyeceğimizi tarımla kendimiz karşılayacağımız bir eğitim planlanıyordu. Üretime yönelik bir
Köy Enstitüleri DosyasıAhmet Özgür Türen · Destek Yayınları · 2018503 okunma
Ortaylı Ortalamada
6/10
·288 syf.·
2021 5. kitabı
Değerli arkadaşlar şu anda bu eseri okuyorum, ortasındayım. Hazırlayanın emeğine saygım sonsuzdur. En önemli eleştirim şu : İlber Ortaylı hocamız genelde hep tarihi yapılara, tarihi mekanlara, tarihi müzelere, ağırlıklı olarak tekbir noktaya odaklanmış. Nereleri gezmek gerek, en önemli tarihi birikimler hangi ülkede nerededir, yurtdışını gezerken nasıl program yapılmalı, nelere özen göstermeliyiz vb. sorulara cevap veemektedir hocamız. Mevzu genelde tarih olunca bence biraz sıkıcı eser. Mesela ard arda birkaç alıntı yaparak biraz yakından bakalım: 1) " Dil dünyanızı rahatlıkla değiştirir sizi farklı belki hayal bile edemediğiniz yerlere taşıyabilir. Demek ki içinde bulunduğunuz çevreyi öğrendiğiniz dil sayesinde yırtacaksınız ama unutmayın tek bir dili öğrenmek asla yetmez, en az üç dil bilmelisiniz. // 2) Türklerin önde gelen birçok önderi ve aydını asker saflarından çıkmıştır. Bu bir Rönesans entelektüeli olan Fatih Sultan Mehmet Han'dan beri böyledir. Atatürk de bir entellektüeldir ancak başta aldığı kurmay eğitimi buna göredir. // 3)Merakınız olacak, gidişata bakacaksınız. Olaylara müdahil olmaya çalışacaksınız. içine girmezseniz bile ne olup bittiğini bilmeniz gerekir. Dünyayı takip edeceksiniz. Ama öyle sadece 3-5 gazete kitap okuyarak değil :tutkuyla, hakkını vererek.. // 4) İyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir, maalesef Türklerin böyle bir kabiliyeti yoktur. Türkler yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikeden uzak yaşamanın konforuna güvenir, ama bu da yaratıcılığı öldürür.5) İspanya'yı görmelisiniz, ziyaretinize Barcelonadan başlayabilirsiniz. Böylece hem güzel karışımın unsurlarından birini görmüş olursunuz hem de dünyaya açık Medeni Akdenizi yaşamış olursunuz. Ayrıca Dubrovnik başta olmak üzere, yukarıda saraybosna'dan başlayan bir
1000Kitap
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Sadettin Ökten ve Kemâl Sayar hocanın Erkam Radyo'da "Gönül Sâdası" programında gerçekleştirdikleri konuşmaların derlemesinden oluşan bu kitap K.Sayar hocamın tabiriyle bir gönül ziyafeti.. Okudukça insanın halet-i ruhiyesindeki yılgınlık ve yeisler yok oluyor.. Kitap 1 den 31'e kadar sayılarla bölümlere ayrılmış, her biri birbirinden derin anlamlar içeren bölümlerden en beğendiklerimden biri 20. bölüm: "Her vakit, her ân insana bir emanet, hayat da bir emanet. Nasip var hiç şüphesiz, kısmet var, kader var, tecelliyat var. Bir program yapacağız ama bileceğiz ki o mutlak bir program değil, o her ân değişebilir. Değiştiği zaman da üzülmeyeceğiz.." Sadettin Ökten hocamın bu sözleri bana, Rabbin emanet ettiği her ânın programlanıp israf edilmeden değerlendirilmesi gerektiğini ve bunu yaparken de tecelliyatı görüp beklentimizden faklı olduğu taktirde yeise kapılmadan teslîm olabilmenin önemini bir kez daha anlattı.. Okuduğum satırlardan bana bir hâl* sirayet etti, dilerim sizler de okuyarak bu hâlden nasibinizi alırsınız.
Dünyaya Geldim GitmeyeM. Kemal Sayar · Turkuvaz Kitap · 20194,036 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2021 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 22:19
Yazar Carmine Gallo birebir tanımak için internet sitesine tık. Çok satan bir kitabın yazarı olmak benim için popüler kültürün, aynı fast food gibi tüketilen kitapların ve kitlelerin bilinçsiz hareketlerinin olduğu bir çağda bir eksidir. Hiç bir kitabı bu sebep ile almam. Aksi gibi bu sebeple bir kitabı almaktan vazgeçerim. Kişisel gelişim vari  bir kapak tasarımı ve adı olan kitabın Colgate reklamlarından çıkmış gibi gülümseyen yazarımız benim gibi okuyucuları aldatmasın. Carmine Gallo Harvard üniversitesinde  Graduate School of Design'da yönetici eğitimi ofisinde program lideri ve markalar için liderlik danışmanı. Fakat ben ona 21.yüzyıl hikaye anlatıcı yetiştirme gurusu adını verdim. kitap toplamda 3 ana başlıktan oluşuyor. her üç ana başlık yine 3 alt başlığı içeriyor. 1.bölüm   Duygusal  1. Içinizdeki Ustayı Çıkarın 2. Hikaye Anlatma Sanatında Ustalaşın 3. Sohbet Edin 2.bölüm :Yeni 4. Bana Yeni Bir Şey Öğretin 5. Ağızları Açık Bırakan Anlar Yaratın 6. Neşelenin 3. BÖLÜM: Akılda Kalıcı 7. 18 Dakika Kuralına Bağlı Kalın 8. Çoklu Duyusal Deneyimlerle Zihinsel Bir Resim Boyayın 9. Şeridinizde Kalın TED, dünyanın önde gelen düşünürlerinin, kendilerini en fazla heyecanlandıran fikirleri paylaşmak üzere katıldığı yıllık bir konferanstır. “TED” adını, geIeceğimizi şekillendiren üç ana konunun – Teknoloji, Eğlence ve Tasarım ‘ın (Technology, Entertainment, Design) ilk harflerinden alır. internet sitesi için tık Her konuda geçen teknik için bir ted konuşması örnek veriyor. farklı alanlardan yapılmış aslında ilgi alanıma girmeyen videoları ilgiyle  izlediğimde yazarın iyi bir gözlemci olduğuna hak verdim. Eğer Ted videoları izliyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Eğer bir öykünüz varsa ve bunu ister binlerce kişilik konferans salonlarında ister mahalle kahvelerinde ister
Ted Gibi KonuşCarmine Gallo · Aganta Kitap · 20153,321 okunma
Puan vermedi
GİRİŞ Kitap İstanbul AMATEM’de tedavi görmüş madde bağımlısı olanların başarı hikayelerini konu edinmektedir. Bu insanlar medyadan ve basından uzak durması sebebiyle sanki hiç bağımlı olup da sonra iyileşmiş hasta yokmuş gibi bir algı oluşmuştur. Madde hastalığına kapılmış ve tedavi sürecine girmeyi düşünenler için bir motivasyon eseri niteliğindedir. Kitap beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar; 1. Bölüm Nasıl Bağımlı Olunur?,2. Bölüm Tedavi Öncesi Kararsızlık (İkilem) Tedaviye Karar Verme AMATEME Başvurma, 3. Bölüm Tedavinin Sonuçları ve Yeni Hayata Uyum, 4. Bölüm Bağımlılık Hastalığının Yinelemesi (Nüks, Relaps, Depreşme), 5. Bölüm Aileler Eşler Çocuklardır. Her bölüm sonrasında uzman tarafından konuyla ilgili değerlendirme yapılarak bağımlıların kaleme aldıkları yazıları destekleyip akademik bir dille anlatı sunulmaktadır. DEĞERLENDİRME Kitabın birinci bölümünde bağımlıların maddeye başlama serüveninden bahsedilmiş, burada arkadaş çevresinin bireyin davranışlarının ve tutumlarının değiştirebileceğine şahitlik edilebiliyor. Kimisi etiketlenmekten, dışlanmaktan korktuğundan gizlice kimisi de iyi bir davranışta bulunduğunu düşünerek açıktan madde kullanmaktadır. Hikayelerde görülüyor ki bağımlıların bağımlı olduklarını kabullenmeleri biraz zaman almış. Bu zaman dilimi ne kadar kısa olursa bireyin o kadar menfaatine olmuştur. Her bağımlının madde kullanmaya başlamasının bir sebebi ve bahanesi var. Bazısı çektiği sıkıntılardan uzaklaşmak, acıyı bastırmak, rahatlamak için başlarken bazısı da heves ve büyüklere özendiği için başladığını gözlemlenebilmektedir. İkinci bölüm bağımlının tedaviye başlama süreci hakkındadır. Bireyin bağımlığını kabul edip pişmanlık hissi oluştuktan sonra eski yaşamına geri dönme hayalini kurduğu zaman bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Kişinin
Uçuyorum Sanmıştım DüşüyormuşumKolektif · Kaknüs Yayınları · 201732 okunma
Momo Kitap Özeti ve İncelemesi
9/10
·304 syf.··
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 15:00
Herkese merhaba! Bugün 9 yıl önce ortaokuldayken öğretmenimizin bize okuttuğu bir kitabı tekrar okumanın ve yorumlamanın sevinciyle geldim! Kitabımız Momo! Ortaokuldayken okuduktan sonra bir arkadaşıma vermiştim, sonra geri getirmemişti. Bu olaydan sonra, lisede de böyle bir hata yaptım ve kitabım kapağı yıpranmış, hasar görmüş bir şekilde geri geldi. Ben de bir daha kimseye kitaplarımı vermemeye gayret ediyorum artık. Neyse, Momo'nun o baskısından da bir daha bulamadım. Mecburen başka bir yayıncılıktan aldım. Şimdi geçelim özet ve yorumuma. BOLCA SPOİLER İÇERİR!!!! Momo, yaşını kendisinin bile tam olarak bilmediği -söylediğine göre 100 yaşında :)- bir kız çocuğu. Bir şehrin antik tiyatrosunda görülür bir gün. Herkes merak içinde bu kız çocuğunun kim olduğunu sormaktadır. Kimsesiz, yalnız olan bu çocuğa halk elini uzatır. Antik tiyatro harabesinin basamaklarının altında bir odacık yaparlar Momo'ya. Her gün yemek getirirler, saatlerce sohbet ederler. İnsanlar Momo'yla sohbet etmeye bayılır. Çünkü Momo'nun üstün bir yeteneği vardır: Çok iyi bir dinleyicidir. İnsanların anlattıkça anlatası gelir. Herhangi bir sorunu olan biri Momo'ya gelip sorununu anlatır, Momo hiçbir şey söylemeden dinlese bile sorununu anlatan kişi birden aydınlanır ve çözümünü kendi içinde bulur. Hatta insanlar arasında yeni bir deyim çıkmıştır "Git bi Momo'ya uğra". Hiçbir sorunu olmayan kişiler bile Momo'yla konuştuğunda eskisinden çok daha iyi hissediyordur. Şehirdeki 7'den 70'e herkes Momo'yu çok seviyordur artık. Onsuz yapamaz olmuşlardır. Bu şekilde aylar geçer. Günlerden bir gün Momo'nun berber arkadaşının -Fusi- ziyaretine bir adam gelir. Fusi'nin canı çok sıkılıyordur, yapacak hiçbir şeyi yoktur. Ziyaretine gelen kişi de bunu biliyordur. Fusi'nin gözü önünde çeşitli zaman hesaplamaları
Edebiyat
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Reklam
Reklam