Puan vermedi·164 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 15:25
Çok beğendim. Üstüngel Ağabeyi tebrik ediyorum gerçekten harika yazmış. Kitabın sonundaki Baki’nin sözü o diyalogdan sonra neler olacağını aslında gösteriyor. Hadi yaaaaaa dedim resmen. Ancakkk Baki’nin bu kadar Allahsız kitapsız solcu olup kızı üzerinden namus kavramına düşkün olması biraz gerçek dışı. Solcularda bu tarz kavramlar olmamakla birlikte zaten sağcılar için bir değer olduğu için adamlar karşı buna. Baki Bey kıskanç, kıza karşı otoriter ama Hasret’in bir anda patlayıp malum trajediyi yaşatması da çok hızlıya gelmiş gibi. Ben de kaçırmış olabilirim gerçi bilmiyorum ama sanmıyorum zira bir anda öyle bir trajedi yaşatmaz kimse Harikaydı. İlk 60-70 sayfada politika sol sağ polise küfür falan olunca “sıçtık yine sol propoganda kitabı mı bu?” diye düşündüm ama çok güzel bağlamış. Kalemine sağlık.
Baki KalanÜstüngel Arı · The Kitap · 202542 okunma
Ütopya peşinde bir distopya
8/10
·200 syf.·
2025 24. kitabı
Biz ve Cesur Yeni Dünya'dan sonra 1984 ve Fahrenheit 451'den önce yazılmış bu eser muhteşem bir distopya kitabı. Bilim insanı Leo Kall'in ağzından okuyoruz. Kendisi alkolün beyinde yarattığı her şeyi ortaya dökme özelliğini baz alıp bir serum üretir. Kallokain adını verdiği bu serumla her bir insan gizli saklı ne düşünce varsa ortaya dökmektedir. Dünyadevlet'e karşı düzenlenebilecek her bir olumsuz fikir gün yüzüne çıkarılabilmekte. Böylelikle mükemmel bir güvenlik hissi bütün şehrin sakinlerini saracaktır(!). Bunun tam aksine herkeste bir paranoya türemektedir. 20 yıllık eşinden dahi bir güvensizlik bir jurnalcilik hisleri ortaya çıkarmıştır bu serum. Lakin bu durumu iyi bir şey olarak görmektedirler: "Şüpheci olmanın sizin göreviniz olduğunu bilmiyor musunuz? Devletin refahı bunu talep ediyor sizden." Leo Kall yarattığı serumla ilk başta oldukça memnundur. Kendisinin en büyük ütopyasi da her bir kişiye bu serumdan enjekte ederek bütün bilgilerinin ortaya dökülmesidir. Ama bu ütopyası yavaş yavaş distopyaya dönüşmektedir. Geceleri uyuyamaz hale gelir. Kendisine o serumdan yapılırsa diye paranoya başlar. Kendi karısından şüphe duyar. Yakın bir arkadaşını dahi ihbar eder. Ana tema kallokain olsa da dünyadevlet'in sistemleri de betimlenmekte. 7 yaşından itibaren çocuklar çocuk kampına yollanır ve aileleriyle bir daha görüşmeleri nadiren gerçekleşmektedir. Başka bir şehirde nüfus dengesizliği ve yetersiz iş gücü nedeniyle bir şehirden başka bir şehire genç kızlar gönderilir. Bu gönderilme de Gençlik Kampı Veda Eğlencesi ile kutlanır. Anne ve babalar çocuklarını anca bir dizi mucize ile görebilir. Polis Gözü ve Polis Kulağı denilen cihazlar ile 1984'teki tele-ekran gibi kişiler takip edilmektedir. Propoganda Bakanlığı'nda halkı nasıl daha iyi yönetileceği
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,487 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·184 syf.··
2025 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 18:12
Merhaba arkadaşlar temmuz ayı @nihllck.kitap ın #harfliyazarokuyoruz grubunda P harfindeyiz ben de @pdjeliclark dan #yakarışçemberi seçtim. Her ne kadar kitabın üzerinde fantastik olduğu yazıyorsa da bu kitap dünyada korku olarak kategorilenmiş. Yani aynı zamanda #korkuyoruzamaokuyoruz korku grubuma da uyuyor. Kitap klasik tarih anlatılarını ters yüz eden, korku ve fantastik ögelerle dolu alternatif bir gerçeklik sunuyor. 1920’lerin Amerika’sındayız. bir ulusun doğuşu filmi beyaz ekranda ve ırkçı propaganda bir büyüye dönüşmüş durumda. Ku Klux Klan artık sadece bir nefret örgütü değil—insan kılığına bürünmüş yaratıklardan oluşan bir ordu. Maryse ve ekibi bu yaratıkları hem silahlarla hem büyüyle durdurmaya çalışan bir direniş grubunun parçası. Ama savaş sadece fiziksel değil; geçmiş, kayıplar ve halkın belleğinde kalan travmalar da bu mücadelenin içinde. Direnişçilerin yakarıi çemberi dedikleri bir ayin var ve bu çemberde ku klux klana ve eziyetlere karşı bir korunma büyüsü üretiliyor. Maryse, hayaletlerle konuşabilen ve doğaüstü bir kılıca sahip olan bir savaşçı. Bir yandan klan yaratıklarını avlarken, diğer yandan çocukluk travmalarının ve kayıplarının izini taşıyor. Kılıcıyla geç ilte acı çekenleri duyabiliyor. Sadie, en küçükleri, patavatsız, sert ama içten biri. Mizah anlayışı karanlık. Cordelia, ya da şef, ekibin patlayıcı uzmanı. Sakin, stratejik, detaycı bir eski asker. Bu kitapta en dikkat çeken şey: Ku Klux Klan’ın sadece bir örgüt değil, iblis olarak temsil edilmesi. “Ku Klux” adı verilen yaratıklar, başka bir boyuttan geliyorlar ve beyaz Amerikalıların nefretine tutunarak varlık kazanıyorlar. Klanda henüz dönüşmemişler ve bir de dönüşmüşler var. Clark burada ırkçılığı yalnızca bir toplumsal sorun değil, metafizik bir musibet olarak gösteriyor. bahsettiğim
Yakarış ÇemberiP. Djèlí Clark · İthaki Yayınları · 202260 okunma
6/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 12:04
Çin’in hayali bir eyaleti olan İçki Cumhuriyeti’nde geçen çok katmanlı bir roman İçki Cumhuriyeti. Açgözlülüğün, yozlaşmanın ve gerçek üstü olayların yaşandığı bu eyaletten gelen isimsiz bir mektupla, İçki Cumhuriyetindeki üst düzey memurların yeme içme konusunda büyük suç sayılabilecek eylemlerde bulunduklarından şüphe edilir. Eyalet valisi konuyu araştırmak için başarılı dedektif Ding Gou’er’i İçki Cumhuriyetine gönderir. Şehrin Propoganda Bölümü başkan yardımcısı Jin Guangzuan baş şüphelidir. Ding Gouer şehre gelir gelmez, içkinin de etkisiyle gerçeklik duygusunu yitirmeye ve halüsinasyona varan gelişmeler yaşamaya başlar. Olay örgüsü içinde şehirdeki İçki Yapım Üniversitesinde doktora öğrencisi olan, edebiyata meraklı, Li Yidou tarafından Mo Yan’a yazılan mektuplar ve kısa öyküler var. Li Yidou’nun gerilim ve şiddet dolu öyküleri, Ding Gouer’in yaşadıkları ile benzerlik gösteriyor ve hikayeyi Ding Gouer’in kaybolan gerçekliğinden değil Li Yidou’dan öğrenmeye başlıyoruz bir yandan. Bu arada Mo Yan ve Li Yidou arasındaki mektuplarda edebiyat ve İçki ve İçki Tarihi konusunda sohbetler mevcut; Mo Yan, Kızıl Darı Tarlaları’na da gönderme yaparak İçki Yapımına duyduğu meraktan ve bu konuda yazmak istediği romandan bahsediyor. Hikaye Çin Edebiyatının yazılı olan ve olmayan eserleri, masallar, söylenceler ve tarihle zenginleştirilmiş. Çin mutfağındaki birbirinden pahalı, ilginç ve iğrenç yemekler eşliğinde sisteme, yozlaşmış yüksek rütbeli yöneticilere ve halkın yoksulluğuna gönderme yapılıyor. Yemekler anlatılırken ben de gerçekliği yitirdim ve hangisi gerçekte var hangisi hayal gücüne dayanıyor diye araştırma yaparken buldum kendimi. Kırlangıç Yuvası Çorbası ve Ayı Pençesi gibi yemekleri öğrendikten sonra Çin ve Uzak Doğu mutfağını sorgulamama kararı aldım. Çok severek
İçki CumhuriyetiMo Yan · Can Yayınları · 2020127 okunma
İran’ın Suriye’deki propoganda ordusu
Puan vermedi·224 syf.··
2025 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 09:17
Meddahlık geleneği,İran’daki kültürel ve siyasi hayattaki yerinin anlatıldığı ,meddahlık hakkında okuduğum ilk eser. Aslında meddahlık özelinde İran- Suriye siyasi ilişkilerinin temelini ve şu andaki durumlarını çok güzel anlatmış yazar. Bugün dönüp bakınca neden birbirleri ile içine geçmiş bir siyasi denge olduğunu çok net anlayabiliyoruz kitapta. Özellikle bir bölüm vardı ki içimi acıttı. Suriye ordusunun Hama katliamına İran’ın katliam diyememesi ve dahi hiç tepki vermemesi nasıl bir siyasi ortaklık olduğunu çok net gösteriyordu. Bazı yerlerde tekrar olsa da genel anlamda kitabı tavsiye edebilirim.
Alıntı
MeddahlarAdem Yılmaz · Ketebe Yayınları · 202338 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 213. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 14:40
Kitap İkinci Dünya Savaşı sırası 1940’larını anlatıyor. Temel olarak belirli diyaloglar çevresinde örülmüş bir roman havasında. Kemal Tahir romanı 1962 yılında yayınlıyor Remzi’den. Kitabın ana karakterleri epey renkli. Kelleci Memet, Cinci, Gavur Hatip, Terzi Bekir, Cingan Şeker Emin, Ümmühan, Tuz Gazisi, Cemile, Yusuf ve Selim Bey kitaptaki karakterler arasında. Dönemin olaylarına dair olarak Kelleci Memet’in ziyarete gelen babasının anlattığı uzun bir Kut’ul Amare Savaşı tasviri var. Savaş sürecini -İstanbul’a gitmesi vs.- bir köylünün gözünden çok güzel anlatıyor. İkinci olarak da Hitler ve Nazizm konusunda Cinci Nezir uzun bir propoganda yapıyor. Burada aktardığı ve Türk ırkçılığının kimi nüvelerini veren bilgileri Ankara’ya okumaya giden bir ağa çocuğundan bellemiş. Kitapta Gavur Hatip-Şeker Emin-Cinci arasındaki konuşmalar bana en keyifli gelen kısımlar oldu. Bunun sebebi de Kemal Tahir’in köylü konuşmasını yansıtmaktaki inanılmaz başarısı. Romanlarda hayat verilen köylüler genelde şehirliler tarafından yazılan bir metinde kendilerine yer bulduklarından şehirlinin kendilerine biçtiği rolü oynarlar. Ya da en azından yazarın köylü gerçekliğine dair çıkarımlarıdırlar. Bu halleriyle gerçeğin ta kendisi olmaktan ziyade bir kısmını temsil ederler. Muhtemelen Kemal Tahir’in Anadolu hapishanelerinde geçirdiği uzun yıllar ona kitabına aldığı köylüleri direk canlandırma imkanı vermiş. Köylü konuşması derken bir iki aksanlı kelime, bir iki köylü ağzından çıkmaya benzer söz kullanmayı kast etmiyorum. Kemal Tahir direk köylü mentalisesi ve dili içinde yaşayarak o dilde bir eser vermiş.
Hayata Dair
Kelleci MemetKemal Tahir · Adam Yayınları · 1998498 okunma