Ursula K.Le Guin, neredeyse her bilim kurgu kitabının arkasında kitap hakkındaki yorumunu gördüğümüz yazar. Kim bu kadın ya sürekli eserler hakkında yorum yapmış diyordum.
Benim şöyle bir huyum var. Bir yazara başladığım zaman ince eserlerinden kalın eserlerine doğru giderim. Ursula ablamızın bu eseriyle başlamak istedim. İncecik bir eser Sürgün Gezegeni lakin sizi alıp götüren çok büyük bir hayal dünyasına sahip.
Yazar artık benim sevdiğim modern yazarlar arasında yerini büyük ölçüde garantiledi. Çünkü vermek istediği mesajları bambaşka bir sahneyle aktarmış. Sürükleyen ve bir klasik kadar faydalı eserler okumak mı istiyorsunuz? Buyurun Ursula teyzeniz sizin için yazmış. Kitapta bilmediğimiz bir yer bilmediğimiz bir halk ve bildiğimiz ötekileştirme yanılgısı var.
Şu an bulunduğumuz dünyanın her yeri tam bir sürgün yeri. Ötekileştiriyoruz birbirimizi resmen. Din, mezhep, millet, ırk, ten rengi ve cinsiyet. Bunlar bizi ötekileştiren kavramlar.
Ayrıca bir tabu var şu dünyada o da şudur ki; Bir insan bir yere mensupsa oranın kurallarına göre yaşamalı oranın adetlerini benimsemeli ve en kötüsü ise dış dünyaya kendini kapatıp sadece oraya bağlı kalmalı. Böyle saçma bir tabu yok.
Günümüzde yan ilçeye geçseniz dâhi bir ötekileştirme bir dışlanma söz konusu. Oysa insanlar birdir. Aldığımız hava bir üstümüzde doğan batan güneş hepimizin ve yağmur hepimizin üstüne yağıyor.
Zincirlerimizi kırdığımız zaman ve bir bütün olmayı öğrendiğimiz zaman ötekileştirme yapabiliriz. O ötekileştirme de iki unsur arasındadır... İyi ve kötü...
Ve kitap biterdi...
Yenisini kıskandıracak kadar biterdi...
Hemen başlatmazdı seni başka bir kitaba...
Sevilmek, sayılmak ve en önemlisi sindirilmeyi isterdi sizden...
Kim olacak... Oblomov...
Yazar İvan Aleksandroviç Gonçarov deyim yerindeyse yıldırım gibi düştü içime... Kitabını okurken Oblomov' un, Oblomovluğunu(tembellik, eylemsizlik, atalet hali) bırakması için saçlarınızı yolarsınız. Sinirlenirsiniz bazen, "pes doğrusu" dersiniz, hiddetlenirsiniz belki ama yine de diğer yarınız büsbütün yok edemez Oblomov' u. Çünkü o Nietzsche' nin Üst-insan' ıdır.
Bizler şimdiki dönemin, teknolojinin, kültürlerin eserleriyiz. Yüz yıl önce kadının tek başına sokakta yürümesi ayıpken bugün kadınlar CEO olabiliyor. Koskoca bir sirketi idare ediyor, hakkıyla. Fakat "gelişmişliğin" göstergesi bu değildir. Bu olması gereken bir durumdur. Oblomov' u soracak olursanız işte o burjuvazi toplumunda, doğuştan bir burjuvazi olarak dünyaya gelen proleterya ruhuna sahip biri. Bana göre Oblomov' un tanımı budur.
~~Onu seviyorum~~
Oblomov sıradan bir karakter değil. O, benim hayatımda bulunan ve bulunacak gerçek insanların ruhî bir simgesidir...
Okuyun,okutun arkadaşlar.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma