Yalnızlık, aynada yanında durup gözlerinin içine bakan, hayatını onsuz yaşayabilecek misin diye sana meydan okuyan eski bir dosttur. Kendinle mücadele edecek sözler, sana yeterli olmadığını, asla ama asla yeterli olmayacağını haykıran sözlerle mücadele edecek sözler bulamazsın.
Yalnızlık nahoş, lanet olası bir yoldaştır.
Bazen seni bırakıp gitmez.
Yalnızlığımın, hüznümün, bu uçurumun kapısı bana her daim açık, anımsadığım bir ritmi var. Sürekli ve aynı şekilde düşen yaşlar, inzivaya çekilmenin cazibesi, geçmişimin gölgesi, unutmayı seçtiğim hayat beni asla ama asla unutmayacak.
-Ve bana, bunları anlatacak kadar güveniyorsun? Neden benimle sırlarını paylaşıyorsun ki?
-Bunu yapma. Cevaplarını bildiğin soruları sorma bana. Sana iki kez kendimi tamamıyla açtım ve bir kurşun yarasıyla kalp kırıklığından başka kazancım olmadı. Bana işkence etme. Bu çok zalimce, benim için bile.