Öylesine anlatılmaz bir korkuya, suçluluk duygusuna ve utanca kapılmış, o anda kendimi öylesine savunmasız hissetmiştim ki bu sahneyi yaşamım boyunca bir daha aklımdan çıkaramadım. İşin can alıcı tarafı da bütün bu olumsuz hislerin, buz gibi suçlamalarla beni yatağımın içinde sus pus eden, yenilgiye uğratan babamın etrafında kümelenmiş olmasıydı..
Ne zordur etrafın kalabalıkken derdinle yalnız kalmak. Ne çiledir konuşacağın yerde sus pus durmak. Derdini paylaşanın yoksa derdini sevmekten başka bir yol kalmıyor.
Reklam
Elinin üstüne bir damla yaş düştü. Gözle görülemeyen kar­maşık kristalize tuz desenlerinden oluşan gözyaşı sıvısı. Kendi vücudundan gelen ve DNA'sının izini taşıyan bu damla, belki burada belki kilometrelerce uzakta bir kar tanesiydi bir zaman­ lar ya da bir buhar zerreciği; tekrar tekrar sıvıdan katıya, buhara ve yine sıvıya dönüşüyor ama moleküler özünü koruyordu. Fo­sil dolu toprağın altında onlarca hatta belki binlerce yıl boyunca saklı kalmış, göklere tirmanmış ve sis, pus, muson yağmuru veya dolu fırtınası olup yeryüzüne geri dönmüş, sürekli yerinden edil­ miş ve yeniden konumlanmıştı. En ala göçmendi su; yolda olma halinden bir türlü çıkamaz, asla bir yere yerleşemezdi.
Sayfa 99
Ne zordur etrafın kalabalıkken derdinle yalnız kalmak! Ne çiledir konuşacağın yerde sus pus durmak . Derdini paylaşanın yoksa derdini sevmekten başka bir yol kalmıyor. O yüzden mecnunlar gibi kendi kendime yazıyor, kendi kendime okuyorum. Ağlayışım da bile yalnızım. Yanımdakiler yıldızlardan da uzak. Uzağın uzağında ise sen. Ben geceye derdimi açarken sen hangi dağda bağdaş kurmuş yıldızları seyrediyorsun ?
Bazı yelkenini derin yürütür, Bazı âh vah ile ömrüm çürütür, Bazı lâle sümbül çiçek bürütür Bazı pus dumandır kıştır bu gönül
Şiir
Kalbimdeki alışılmadık durgunluk yüzünden belirsiz bir korku doğardı içimde. Sonra, sanki beni taşıyanlar (Korkunç bir katardı!) sonsuzluğun sınırlarını aşmış ve yorgunluktan duraklamış gibi, ani bir hareketsizlik hissi kaplardı her şeyi. Ardından dinginlik ve pus gelirdi zihnime; sonrası da cinnet, yasaklanmış şeylerle uğraşan bir hafızanın cinneti.
Sayfa 191 - can klasik 9. baskı, haziran 2019·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam