Bu kitapla ilgili kendimce konuşmak istiyorum. Bu yüzden yazacaklarıma inceleme denir mi emin değilim.
Kitabın adından da anlaşılacağı gibi Kafka'nın babasına yazdığı bir mektup. Kitap boyunca babasına olan hayranlığını, kıskançlığını, kızgınlığını ve kırgınlığını anlatıyordu Kafka. Bununla beraber bana çok tanıdık geldi. Bazı ailelerin tüm üyelerinin birbirlerine ve kendine karşı duvarları oluyor. Bu duvarların arkasında tahmin edilebilir ve bir o kadar şaşırtıcı duygular vardır. Bazen o duvarların arkasında başka duvarlar ve duygular da oluyor. İnsanın kendine açıklamada güçlük çektiği her duygu duvarlar çoğaldıkça daha da güçleşiyor. Bu kitapta yazar o duvarları tek tek yıkıp iç içe geçirmiş. Bütün duygular çıplak kalınca düşüncelerle açığa çıkmış. Bu düşünceler çocukluk anıları ve aile üyeleri arasındaki ilişkilerle anlatılınca Kafka'nın da duvarları olan bir ailede yaşadığını gördüm. Bu mektubu yazmak güç olmuş olabilir ama daha da güç olanı bu düşünceleri bir mektupla ulaştırmaya çalışması. Bunu da kitabın sonunda babasının vereceği muhtemel bir cevapla kendisinin açıklamasından anladım. Hayat sonu olan bir şey ve bizler sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi çarçur ediyoruz zamanı. Oturup konuşmaktan veya dinlenememekten korkuyor, düşüncelerimizi gizliyoruz. Hayatını sonunun olduğunu her aklıma getirdiğimde, başkalarına söyleyemediğim sözler beni korkutuyor.
İnsanın içinden geçenleri kağıda dökmesine güzel bir örnekti.