Neden Tanrı herhangi bir şeyin açıklaması olarak düşünülür? Değildir. O bir açıklama başarısızlığıdır, bir omuz silkmedir, "bilmiyorum" demenin ruhani ve dini kılığa bürünmüşüdür. Eğer birisi bir şeyi Tanrıya atfederse, genelde bunun anlamı bu kişinin elinde bir ipucu olmadığıdır ve bu yüzden bunu erişilmez ve bilinmez bir gök perisine atfediyordur. Bu herifin nereden geldiğinin açıklamasını talep ederseniz büyük ihtimalle her zaman var olduğunu veya hep doğanın ötesinde olduğunu söyleyen muğlak ve sahte felsefi bir yanıt alırsınız. Ki elbette bu yanıt hiçbir şeyi açıklamaz
Uzun zaman sonra tek oturuşta bitirebildiğim, okurken ağlamadan duramadığım, Firdevs’e sarılma isteğiyle dolup taştığım bir kitap oldu.
Her uzandığı dalın kırıldığı, ne zaman bir şeyler için umut beslese tekrardan sıfır noktasına dönen bir kadın düşünün. Tanıdık geldi aslında değil mi? Çünkü Firdevs’in yaşadığı şeyler ona özel değil, ortadoğudaki çoğu kadının yaşadığı hayatlardan birisine yakından tanıklık ediyoruz sadece.
Firdevs yaşadığı her olaydan kaçıp başka birinde umudu ararken ben de onunla birlikte umut ettim, sonra insanların onu kullandığını, kimsenin onun iyiliğini istemediğini onunla birlikte anladım, onunla birlikte ağladım. Yeri geldi elinden tutup her şeyin düzeleceğini fısıldamak istedim, sonra buna kendi kendime güldüm. Düzelecek bir şey yoktu çünkü, her şey böyle sürmeye, asıl suçlular yerine toplumun suçluya dönüştürdüğü insanlar hapislere atılmaya devam edecekti.
Dünyanın, kadın olmanın tüm gerçeklerini bir bir suratıma vurdu bu kitap. Boğazımda bir yumruyla bitirdim ve veda ettim Firdevs’e.
Daha güzel günler görmek umuduyla, bütün kadınlar özgür olana dek, Firdevs için, onun gibi niceleri için direnmeye devam etmemiz gerektiğini tekrar hatırladım. Asla unutmayız umarım.
İyi okumalar.