EY MONA LİSA’NIN KISKANDIĞI EL
Bu kaçıncı yalnızlık trenlerin ardında
Bin pare olduğum kaçıncı bozgun
Bir gün bu esrarlı hikâye biter
Erzurum garında, banklar üstünde
Kalem bana kızgın, kitaplar kızgın
Hasret katar katar uzayıp gider
İçimde bir figân her düdük sesi
Her vagon efkârlı bir uzun hava
Göçmen kuşlar hâlâ dönmedi geri
Kurumuş, evlerin karanfilleri
Ey Mona Lisa’nın kıskandığı el
Sihrine bir defa dokunmak için
Hep aynı şarkıyı söyleyip durdum
Başımı umutsuz taşlara vurdum
...
Nurullah Genç
Farz et ki, gece vakti büyük bir parktan geçiyorsun ve iki serseri sana sarkıntılığa kalkışıyor; onların bu kabalıklarından toplumun sorunlu olduğu iki acınmaya değer insan olduklarını mı düşünürdün?
Sayfa 419 - Yapı Kredi Yayınları, çev: Ahmet Cemal·Kitabı okudu