8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Okurken arkada radiohead let down çalıyordu sürekli. Anneyi, Helena Bonham Carterın fight clubtaki performansıyla hayal edemeden duramadımbtw. Yazar jamais vu olayını nasıl en iyi şekilde anlatırım diye düşünmüş sonra bunları yazmış sanırım.
TıkanmaChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20033,318 okunma
Spoilerli
7/10
·368 syf.··
2024 31. kitabı
Nefret Oyunu pembe kapak special edition nefret oyununu cok hatirlamiyorum ama genel olarak asiri ayni sey farkli font hissi geldi. ama bunu nefret oyunundan daha cok begenmek uzereydim. ben bu kitabi ilk ciktiginda (2020 olabilir ama salliyor da olabilirim) yabanci yayinevi hikayesine on izlenim olarak ilk bolumu attiginda gormustum. ilk bolumu orada okudum ama gidip alacak kadar icine cekmedi. sonra o olayin uzerinden cok gecmemisken bi yerde pdfini gordum, indirdim ve bi daha hic acmadim. ta ki allah'in unuttugu bi yere tatil adi altinda tanimadigim insanlarin arasina gelene kadar. internete de erisemeyince dedim okumadigim pdfim var midir? baktim bu varmis. okuyayim bari dedim o gun tek attim. ama o an internetim yoktu bu yuzden simdi girdim. dun ya da onceki gun okudum. basta bana cok iyi gelecek yaralarimi saracak gibi hissetmistim cunku bu ay hic okumadim kitap. bir-bir bucuk haftadir elime almiyorum resmen icimden gelmiyor. basladigimda cok farkli geldi icine cekti gibi hissettim. sonra bazi seyler ufaktan soguttu. ben de cogu romcoma verdigim fix puani verdim. oncelikle smut cok gereksizdi ya. yani soyle soyleyeyim: asiri siritiyordu bence. olmamis abla. keske smuti olmasaydi. ama iliskileri de biraz oyle basladi gibi yani bi yeri var kitapta: "takilmak" ama bilmiyorum. keske olmasaydi diyeyim tekrar. sonralikla o sondaki olayin basiniza geldigini dusunun. korkunc abi. ben cocugu suclayamazdim dondu kaldi diye ama rezillik. travmam olurdu. geri sirkete donmesi de saka gibi. bence geri bir araya gelmeyeceklerdi. coook daha iyi olurdu. bi anlam da katardi hem: kitabin adi ESKİ SEVGİLİ mevzulari. eski sevgili olmus olurlardi. abi kelime oyununa bak muthis olurdu. gerci o zaman okuyan begenmeyebilirdi. romcomda kotu son beni de boguyor cunku. bilemedim. ay bi
Eski Sevgili MevzularıRachel Lynn Solomon · Yabancı Yayınları · 2022369 okunma
Reklam
SAHİLDE KAFKA, H.Murakami
10/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 02:35
BİR LANETLİ KEHANETTEN KAÇIŞIN ROMANI: Sahilde Kafka Yunan Miti Oidepus’tan hareketle çantasını sırtına vurarak yola koyulup evden kaçan ‘’Dünyanın En Sert 15’lik Delikanlısı’’ – Kafka Tamura’nın hikâyesi… Sophokles in Kral Oidipus tragedyasının Murakami kurgusuyla kaleme alınmış bir büyülü gerçeklik romanı versiyonunu okuyacaksınız. Hayatı daha yeni yeni anlamlandırmaya başladığı bir yaşta - 15.yaş gününde - evinden ayrılarak daha önce hiç adını duymadığı, uzaklardaki bir şehre kaçan ve orada küçük bir kütüphanenin köşesine sığınıp yaşamaya başlayan bir ergenin hikâyesidir. Romanın baş kahramanı 15’lik Kafka Tamura’ya bir kehanet sirayet etmiş ve bu lanet olasıca kehanetten kaçmak gerekmiştir. Çantasını apar topar hazırlar ve hiç bilmediği bir şehre doğru yola çıkar, 15’lik Kafka Tamura. Ailesine ait belleğinde herhangi bir iz ya da hatıra yoktur. Annesi, babası ve bir ablası vardır ancak bunlar silik bir iz olarak kalmıştır hafızasında. Sadece babasından kalan tek bir aile fotoğraf vardır; o da bir plajda ailecek çekilmiş mutlu bir yaz tatili fotoğrafıdır ve bu fotoğraf olmasa o kısmı da hatırlayacak durumda değildir. Çünkü o fotoğraf çekildiğinde kendisi henüz üç yaşındadır. Ailecek en azından bir kez de olsa deniz kıyısına birlikte gittiklerini ancak o fotoğrafla anlayabilmektedir. Ailesinden bir tek babasını bilir. Ancak ev ortamında kendisiyle yüzyüze gelmemeye gayret eder. Aynı evde yaşarlar ancak yaşam saatleri birbirlerinden farklıdır. Babası evden uzak bir atölyede vaktini geçirirken evde olduğu zamanlarda ise zaten pek de karşı karşıya gelmiyorlardır baba-oğul. Hissiz ve kopuk bir aile yaşamı . . . Var ama yok. . . Kafka Tamura’ya kalsa ailesinin her bir üyesini tek tek hayatından söküp atmak ister ancak içinden kendini söküp atmadan içindeki genleri söküp
Edebiyat
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
04:00
10/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2023 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 11:03
04:00 Bir Matrix filminde hissediyorum.Öngörüleri olan bir ana karakter bizi normal hayatımızın seyrinde iken olmadık bir ana taşıyan Giray ile bir bebek bakıcısının cinayeti ve sorumluluğu altındaki çocuğu eski eşi komiser Defne ve Komiser Cevat ile takibe alıyor.Bir fotoğraf ile Giray yada bir eşya ile Matrix gibi giderek boğazında siyah poşet ile veya ölümün soğuğunu içmek gibi o anı yaşayarak olanları anlatır. Radiohead güzel bir ayrıntı bir onun kadar birçok alternatif yabancı müzik eşliğinde Kiraz,Giray,Defne ve diğerleri ile bir ekmek fırınından bir kasap altı mafyaya yada eşi Defne ile flasbelleklere dönüş yolundayız.Giray zor bir karakter ve bir o kadar içten çok sevdim yazarımızın ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen.Baktığımız pencere çok tanıdık. 04:00 Hikmet Hükümenoğlu
Edebiyat-Düşünce
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Everest Yayınları · 2012661 okunma
müziğin peşine takılmış modern bir oedipus
Puan vermedi·651 syf.··
2022 4. kitabı
Sahilde Kafka, tüm özellikleriyle tam bir Murakami. Yazarın büyülü gerçekçiliğini, büyüme sanrıları çeken genç karakterlerini, paralel evrenlerini, her yere serpiştirdiği kedilerini, kitaplarının fon müziklerini, tanıştırdığı yeni yazarları ve eserleri, kapısı hiç kapanmayan sonlarını seviyorum. Bütün bunları okumak bana öyle tanıdık ve iyi hissettiriyor ki, bazen Murakami hakkında en sevdiğim şey kalemine duyduğum aşinalık mı, yoksa bizzat kitaplar mı kestiremiyorum. Sahilde Kafka'yı sevmemin en büyük sebeplerinden biri ise, Oedipus mitini modern bir hikayeyle, üstelik kendine ait olan kurgu dünyasıyla harmanlamış olması. Yalnızca Kafka Tamura ile değil, farklı karakterlerle Oedipus'un arasındaki paralellikleri okumak, bu mitolojik hikayenin Murakami'ye ne kadar yakın; onun anlatımına ve işlemeyi çok sevdiği bilinç-bilinç dışı temalarına ne kadar uygun olduğunu düşündürdü bana. Bu konuda gözüme batan tek şey, bu paralelliğin kitapta defalarca vurgulanmasıydı; bence Oedipus miti, çok ince göndermelerle hikayedeki yerine oturabilecek kadar kendine mahsus, bu yüzden altının bu kadar çok çizilişi bu bağlantının doğallığını yitirmesine neden olabiliyor. Murakami, okurunun zihninde entelektüel bir temel atmayı çok seviyor; bu kitapta da özellikle Kafka ile Oşima'nın diyalogları üzerinden sunuyor bunu. Kalemini Hegel'e, Sofokles'e, Arendt'e, Kafka'ya, Soseki'ye, Shakespeare'e, Nietzsche'ye, Aristofanes'e dokunduruyor. Murakami okumaktan çok keyif almamı sağlayan bir başka şey de, müzikle olan bağına her kitabında şahit olmamız. Yazar, sevdiği parçaları yine olay örgüsüne özenle yerleştirmiş; Radiohead'den Bob Dylan'a, Prince'ten Led Zeppelin'e onlarca şarkıcı ve grubu karakterlerle birlikte dinliyor, hissettirdiklerini birlikte yaşıyoruz. Bağımsız okuma serüvenlerini sevsem
1000Kitap
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Uyanın, Kahramanın Şimdiki Zamanı Bizim Geleceğimiz Olabilir!
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 129. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 15:47
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.’’ (s. 238) 1. Ütopya’dan Distopya’ya Geçiş Distopik bir eseri inceleyebilmek için öncelikle, hem distopyaların ortaya çıkmasında büyük payı olan ütopyayı hem de distopyayı tanımlamak gerekir. Ütopya kelimesi, Yunanca ‘’olmayan/yok/değil’’ anlamlarına gelen öneki ou (oú) ve ‘’yer/ülke’’ anlamındaki topos (τόπος) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Ütopya, kabaca herkesin mutlu mesut bir şekilde yaşadığı, kötü şeylerin gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığı, refah seviyesinin üst sınırlara dayandığı toplum düzenine denir. Tam kelime karşılığı ise ironik bir şekilde ‘’olmayan-yer’’ (outopos) anlamına gelir. Ütopya kelimesini 1516 yılında literatürde ilk kullanan kişi Thomas More olarak bilinmektedir (Bkz: Ütopya). Devlet, İdeal Devlet, Güneş Ülkesi, Yeni Atlantis bu türe verebileceğimiz örneklerin en başında geliyor. Distopya kelimesinin etimolojik kökeni ise Yunanca ‘’kötü/hastalıklı’’ anlamındaki dsy/dis (δυσ) öneki ile yine topos kelimesinin birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kelime ise ilk defa 1868 yılında John Stuart Mill tarafından ‘’kötü bir yer’’ anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. Distopya kelimesi, ütopyanın anti-tezi ve karşıtı olarak ele alınmasının yanında, karamsar duruşuyla toplumun gidişatına ve genellikle politik, ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve dini problemlerine dikkat çekerek ayna tutmaktadır. Distopik toplumlarda ekseriyetle, baskıcı ve totaliter bir devlet modeli vardır ve bu yönetim biçiminin altında ezilen insanların mutsuzluklarına, bireyselliklerinin yok oluşuna ve özgürlüklerinin kısıtlanışına şahit oluruz. Distopyaya örnek olarak ise türün dört öncüsünü, nam-ı diğer
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Reklam