Resimli mahyaların ortaya çıkmasından sonra İstanbul, iki minareli camilerin birer çerçeve gibi kullanıldığı koca bir resim salonuna dönüşmeye başlar. Bu durum, hiç şüphesiz ki, ramazan ayının kültürel boyutuna apayrı bir zenginlik katmıştır. Batı'nın Noel ışıkları gibi, İstanbul'un da mahya ışıkları neşenin, güler yüzün, yaşama sevincinin kaynağıydılar.
Başka zaman dini bir unsur gördüklerinde " Bak nasıl dini suistimal ediyorlar ya, dini alet etmeyin kardeşim!" deyip kılıç kalkan girişenlerin fırıldaklıkları Ramazan oldu mu nedense sırıtmaz. Neredeyse minare süsü verilmiş iki kola şişesinin arasına mahya ile "Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan" yazmadıkları kalır. "Sofranıza düşen nur damlası coca cola" abartılığında yapılan bu reklamların tesiriyle bizleri aldırdıkları kolaların paralarıyla başkalarının iftar sofralarına bomba olarak düşerler. Düşünelim. Ve yine aynı pazarlama sendromuyla diğer reklamların da Ramazan versiyonları çıkar. Mesela, bu mübarek aydan önce sadece dişimize ve falımıza bakan sakızlar Ramazan'da oruçlu dişleri temizleyen iftar sonrası hazmı kolaylaştıran huzur verici bir özellikte çıkar karşımıza "Dişinize de bakar ruhunuza da . " şeklinde uhrevi bir vazife görmeye başlar. Sonra banka reklamları... "Ramazan alışverişlerinizi bu hokus pokus kartla yapın, world puan world sevap kazanın." şeklinde boy gösterip minik mor yaratıkları iftar saatinde suratımıza karşı " Vodaa" diye bağırtırlar . Akaryakıt reklamlarında Ramazan'dan önce sadece benzin oğlu benzin olan benzin, Ramazan ayında sizi iftara yetiştiren manevi bir enerji haline dönüşür...
Sayfa 135·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstanbul birçok şeyin olduğu gibi en zengin Ramazan kültürünün de merkezi idi. Burada yapılan belli camilerin avlularında sergiler ve Direklerarası gezintileri hala anlatılır. Sergilerde, çeşitli ülkelerden getirilmiş baharat, şeker, şekerleme, tesbih, ağızlık gibi şeyler sergilenir ve satılırdı. Şehzadebaşı'ndaki Direklerarası'nda, ikindi ile akşam arasında, çoğu yaya bazıları arabalı genç kadın ve erkekler bir aşağı bir yukarı gezinti yaparlardı. Akşam ezanından önce Ayasofya ve Eyüp camilerine gelenler burada türbedarların verdikleri su ile iftar ederler, akşam namazını kıldıktan sonra çevredeki aşçı dükkanlarından birine giderek yemek yerlerdi.
Sayfa 102·Kitabı okudu
İstanbul'da ne kadar cami ve mescit varsa hepsinin minareleri Birinci Ahmed zamanından beri (1603-1617) Ramazan gecelerinde kandillerle donatılmaktadır. Çift minareli büyük camilerde iç ve dış mahyaları kurulmasına da yine Birinci Ahmed devrinde başlanmıştır. Rivayete göre, Fatih Camii müezzinlerinden Kefeli Hafız Ahmed, 1614 tarihinde bir çevre işlemiş ve bu çevre Birinci Ahmed'e hediye edilmiştir. Birinci Ahmed, çevre üzerindeki yazı ve resimleri çok beğenmiş, Ramazan gecelerinde minareler arasının bu yazı ve resimler tarzında kandillerle süslenebileceğini düşünmüş ve bu yolda bir tecrübe yapılmasını emretmiştir. Bu emre uyularak İstanbul'da ilk defa Sultanahmet Camii'nde mahya kurulmuştur. Üçüncü Ahmed'in saltanatında (1703-1730) Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, çift minareli bütün büyük camilerde Ramazan gecelerinde mahya kurulmasına dair ferman çıkarmış, daha sonra İstanbul'dan başka Edirne ve Bursa camilerinde de mahya kurulmuştur.
Sayfa 97 - Mehmet Halit Bayrı·Kitabı okudu
Batı'nın Noel ışıkları gibi, İstanbul'un da mahya ışıkları neşenin, güler yüzün, yaşama sevincinin kaynağıydılar.
Sayfa 117·Kitabı okudu
26 AĞUSTOS 1922 Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın Galib et çünkü bu son ordusudur İslam'ın * Yahya Kemal'in, Başkumandanlık Meydan Muharebesi'nden biraz evvel kaleme aldığı bilinen bu kıtanın son iki mısraı -Şair'in dostlarından Prof. Dr. H. Vehbi Eralp'ın, Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan'dan (Nitekim bu kıtanın Şair'in el yazısıyla orijinal halini Yahya Kemal Müzesi'ne Ord. Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan hediye etmiştir.) öğrendiğine göre- 1922 Ağustos'una rastlayan Ramazan' da Sultanahmet Camii minareleri arasına mahya olarak asılmıştır.
Sayfa 459
Şiir