Beni gerçek anlamda bir kez bile dövmediğin doğrudur. Ancak bağırman, yüzünün kızarması, pantolon askılarını telaşla çözüp sandalye arkalığında hazırda bekletmen benim açımdan neredeyse daha berbattı. Sanki ortada asılacak biri var gibiydi. Gerçekten asılırsa ölürdü ve her şey biterdi. Ancak kişi asılma hazırlıklarına tanıklık etmek zorunda bırakılırsa ve ilmik gözünün önünde sallanırken bağışlandığını öğrenirse, yaşam boyunca bunun acısını çekebilir.
Beden bakımından çocuk, düşünce bakımından yaşlıydım, o kadar okumuş, o kadar düşünmüştüm ki, bu geçitlerin dolambaçlı güçlüklerini, bu ovaların kumlu yollarını göreceğim sırada, yaşamı soyut bir biçimde, tepeleriyle tanıyordum
Kimi çanağın çatlamasında şaşılacak ne var ki? Kendinize gülmeyi öğrenin, gerektiği gibi gülmeyi! Siz daha yüce insanlar, ah daha ne çok şey mümkün!
Ve sahiden ne kadar çok şey başarılı şimdiden! Ne kadar zengindir bu dünya küçük iyi mükemmel şeylerden yana, iyi başarılmış şeylerden yana.
Küçük mükemmel şeyler yerleştirin etrafınıza, siz daha yüce insanlar! Onların altın olgunluğu şifadır yüreğe. Mükemmel olan umut etmeyi öğretir
Nabo adamı tanıyınca, "Sizi daha önce görmüştüm." dedi. Adamsa, "Beni her cumartesi köy meydanında görüyorsun." diye karşılık verdi. "Doğru; ama ben sadece benim sizi gördüğümü, sizinse beni görmediğinizi zannediyordum." dedi Nabo. Adamsa, "Seni hiç görmedim ama oraya gitmeyi bıraktığımda cumartesileri beni izleyen birinin eksikliğini hissettim." dedi.