TANPINAR’A HUZUR YOK/ MURAT MENTEŞ
“Bu romanda anlatılanlar gerçek olabilirdi.
Hepimizi Allah korudu.”17
Merhaba,
Murat Menteş kalemiyle tanıştınız mı?
Benim tanışma kitabım oldu , nasıl derseniz; Murat Menteş okumak, bir lunaparkta hız trenine binmek gibi.Dilinin ritmi sayesinde sadece bir kitap değil, aynı zamanda görsel ve işitsel bir performans sanatı gibi kurgulanmış bir roman okudum dersem abartmış olmam.
Kitabın en çarpıcı yanı, Türk edebiyatının en estetik, huzursuz ve zaman odaklı yazarı olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ı alıp, onu bir kara film dedektifine veya bir macera kahramanına dönüştürmesi. Yazar, Tanpınar’ın o meşhur melankolisini bir kenara bırakmıyor, aksine bu melankoliyi bir yakıt olarak kullanıp onu İstanbul sokaklarında tehlikeli bir maceraya sürüklüyor. Cümleler sanki bir rap şarkısı ya da eski bir İstanbul beyefendisinin ağzından çıkan seri bir nutuk gibi akıyor. Her sayfada altı çizilecek en az üç-dört cümle bulmak mümkün. Bu arada ben belli bir sayfadan sonra alıntı yapmayı bıraktım. Sadece kendim için küçük noktalar işaretledim. Çizmeye kıyamıyorum. Dediğim gibi altını çizilecek çok fazla yer olunca hepsini buraya yansıtamıyorum.
Tanpınar’ın hayatı boyunca üzerinde durduğu Zaman ve Doğu-Batı sentezi/çatışması temaları, kitapta yer verilmiş başka bir detay. Tanpınar’ın o meşhur “Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında” dizesi, bu kitapta karakterin fiziksel olarak içinde bulunduğu çıkmazları temsil ediyor.
Sözün özü; Müthiş bir hayal gücü, eşsiz bir kelime dağarcığı ve edebiyat tarihimizle kurulan çok katmanlı bir bağ. Klasik edebiyatı "sıkıcı" bulan genç kuşak için Tanpınar’ı merak ettirecek bir kapı bu kitap. Anlayacağınız bu kitap edebiyatın sadece ciddi ve ağırbaşlı bir şey olmadığını, aynı zamanda oyunbaz, eğlenceli ve "tehlikeli"